Üye Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Haber Grubu
Mail adresiniz:
(Haftalık e-bülten aboneliği)


"İmam-ı Mübin" ile "Kitab-ı Mübin"i nasıl anlamalıyız?

Yazar: Sorularla Risale, 01-7-2017

İmam-ı Mübin ile Kitab-ı Mübin arasında fark vardır. Her ikisi de levh-i mahfuzu temsil ederler. Bu temsilde azami pay İmam-ı Mübin'indir. Yani İmam-ı Mübin aynı zaman da levh-i mahfuz-u azamdır.

İmam-ı Mübin ilim defteridir; tahdit ve hudut kabul etmez. Her şeyi muhit yani ihata eder ve şumulü içerisine alır bir keyfiyeti vardır. 

Kitab-ı Mübin ise; kudret defteridir. Mahdutludur. Tezahür ve tecellisi her şeyi muhtevi değildir. Tezahürat, o esnadaki varlıkla veya mahiyetle paraleldir.

İmam-ı Mübin her şeyin aslına, hakikatine, köküne ve mahiyetine bakar. Ve bu nokta-i nazardan değişmez sabit bir kaderdir. "Ecel mukadderdir, tegayyür etmez." hakikati, İmam-ı Mübin ile ilgili olup, İmam-ı Mübinin zikredilen hakikatlerine mebnidir.

Kitab-ı Mübin ise, her şeyin zahirine, müşahede olunanına ve görünüşüne bakar. Hakikatine, mahiyetine ve neticesine bakmaz. Bir nevi Levh-i Mahv ve İspat dediğimiz yazboz tahtası hükmündedir.

Ecel-i muallak mevzuu Kitab-ı Mübinin bu izah ve esaslarına mebnidir. Burada her şey değişir ve başkalaşabilir. Sadak ömrü uzatır veya bazı bela ve musibetleri defeder hakikati, mezkur özelliklerini ve hususiyetlerini sıraladığımız Kitab-ı Mübin ile ilgilidir.

İmam-ı Mübin, işin sonuna neticesine ve amacına bakar, hüküm orada ona göre verilir. Bu sebeple yani ilmi defter olması, her şeyin aslıyla alakadar olması ve hadisatın sonuna hükmetmesi açısından, değişmeyen, sabit ve ezelde takdir edilmiş bir ilmi defteridir.

Kitab-ı Mübin ise, sebeplere bakan, hikmetle hareket eden ve işin aslıyla ve esasıyla ilgisi olmayan ve neticesine hükmetmeyen bir defterdir.

Kitab-ı Mübin bir meselede binlerce değişkenlik arz eder, yazar ve bozar. Fakat son yazı mutlaka İmam-ı Mübini teyit eder ve ispat eder.

İşte bazı evliyaullah manevi makamı nokta-i nazarından levh-i mahfuza çıkamayıp Kitab-ı Mübinde şarta ve sebebe bağlı olan o anki değişken olan yazıyı veya mukadderatı bilip haber verebilir. Bu haber doğru çıkmayabilir. Zira sebep ve şarta bağlı mukadderatı görmüştür. Burada yazıyı doğru görmüştür, ancak hakikat zannetmiştir. İmam-ı Mübin veya levh-i mahfuz tarassut edebilen zevat-ı muhterem ise, verdiği haberde isabet kaydeder, doğru bilir ve zaman onun teyit eder. Kesinlikle tekzip etmez. Çünkü ilmi hüviyeti taşıyan, işin neticesini ve aslını tayin eden esas mukadderatı görmüş ve onu haber vermiş oluyor.

Netice olarak, mahlukatın maddi, kevni ve fiili meselelerini zamanın akışı içerisinde müşahede alemimize görünenin plan ve programı Kitab-ı Mübin ise; bu mahlukatın, maddi ve manevi keyfiyetlerinin hakikatleri ve neticeleri ve asılları İmam-ı Mübin'dir. Her ikisi de levh-i mahfuzu temsil ederler.

Okunma Sayısı : 350


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Sonuç

Yorum yok !