Asar-ı Bediiyye'de geçen, mart ve mayıs ayları müstebit aylardır, ifadesini nasıl anlamalıyız?

Yazar: Sorularla Risale, 25-4-2011

“...Ben geçen sene garîb‑üz‑zaman idim. Sonra Bediüzzaman oldum. şimdi de bid'at‑üz ‑zaman oldum. İstanbul’a da şeâmet oldum. O da bana şeâmetli oldu. Beni sathında kabul etmez, batnına geçirmek istiyor. Bahusus Mart ve Mayıs ayları müstebit aylardır. Martı kadro hâricine çıkarmalı. Mayısı da tekaût etmeli, ta muvazene‑i malî husule gelsin. Çıkılmıyacak yola sapılmış bir işarettir:"

"Elhasıl: Ya ben İstanbul'da kalacağım, yahut da bu iki ay gitmeyecek ise, ben veda' edeceğim.”

Evet, bu ibarenin ifade ettiği teşbihli beyanında; 31 Mart hadisesinin başlamasından on bir gün sonra, İstanbul’a gelen Hareket Ordusu’nun isyanı bastırmasını müteakib, Mayıs ayında yapılan zulümlu idamlara, tenkillere bir işarettir.

Bu, şunu ifade eder ki; bu iki ayda yapılan kargaşalıklar, isyanlar ve sonra da icra edilen zulümler, tenkiller ve tecziyeleri gayr‑i vakî' sayarak, umumî bir müsalâha cihetine gidilmeli. Millete karşı umumî bir af çıkarmalı, özür dilemeli. Ta, ki kalblerdeki kin ve adavetler izale olsun. Yoksa intikam hırsıyla zulümlere, tenkillere devam edilecek ise, ben artık İstanbul'dan veda' edeceğim demektedir.

Nitekim Bediüzzaman Hazretleri arzuladığı umumî müsalâha ve affı görmediği için, az müddet sonra İstanbul'dan veda' ederek şark'a dönmüştür.(1)

(1) bk.  Abdülkadir BADILLI, Mufassal Tarihçe-i Hayat, c.I

Okunma Sayısı : 4064


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Sonuç

Yorum yok !