Türkçe ibadet neden caiz değildir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Türkçe ibadetin batıl olduğuna dair çok şeyler söylenebilir. Biz bunlardan bazılarını birkaç madde şeklinde izah edelim:

Birincisi: Allah’ın inzal ettiği Kur’an-ı Kerim’in bir kelimesindeki haşmet ve müessiriyet, insanların bir kitabına bedeldir. Bu yüzden, zikir ve ubudiyet makamı olan ibadetlerde; Allah kelamını okumak daha tesirli ve kabule daha yakın bir makamdır.

İkincisi: İnsanların ibadet esnasında okunan ayet ve hadislerin mealini öğrenmesi zor değildir. Kısacık dünya hayatı için yüzlerce, binlerce şey öğrenen birisinin, ebedî hayatının lazımı olan ayet ve hadislerin mealini öğrenmemesi mazeret değildir. Bizim tembelliğimiz ve keyfimiz için, ibadetin şekli değiştirilmez, mânâsı bozulamaz. Zaten dua ve namaz gibi şeylerde okunan ayet ve hadisler ibadettir, vaaz ve talim makamı değil, Allah ile kul arasında bir tazim ve hürmet makamdır.

Üçüncüsü: Arap dilinin farkı; çok zengin ve câmi bir dil olmasıdır. Aynı zamanda beliğ ve fasih bir dildir. Dünya dilleri içinde hiçbir dil, zenginlik ve beyandaki keskinlik yönünden Arapça'ya yaklaşamıyor. Bunu dil ilimlerinde mütehassıs âlimler de kat’î delilleri ile ispat ediyorlar.

Mesela, Türkçe'de yüz bin kelime varsa, Arapça'da milyonu geçiyor. Gramer açısından da Arapça çok zengin bir dildir. En mühim husus ise; Arapça'nın Kur'an’ın asıl dili ve Allah’ın tercihi olmasıdır. Günümüzdeki Türkçe'nin böyle eşsiz bir belagate sahip Kur’an’a karşılık gelmesi, elbette imkânsızdır.

Dördüncüsü: İbadet dili tıpkı tıp ve ilaç dili gibi cihanşümul bir dildir. Bir gayesi de Müslümanlar arasında müşterek bir dil, ortak bir payda olmasıdır. Her millet, kendi lisanı ile ibadet etse, Müslümanlar arasındaki birlik ve beraberlik zedelenir.

Meselâ; ezan ve kamet dünyanın her yerinde aynıdır, değişmez. Malezyalı bir Müslüman İstanbul’a gelse ezan, kamet ve namaz gibi ibadetlerde aynı dili bulur ve zorlanmaz.

Beşincisi: İbadet mukaddes bir vazifedir. Muhtevası kutsî olduğu gibi, sureti olan lafzı da kutsîdir. Mukaddes bir mahiyete ve muhtevaya, dünyevî bir elbise giydirilmez. Kur’an’ın dili de muhtevası da mukaddestir. Öyle ise ibadet içinde Arapça da olsa beşerî kelam olmaz ve olmamalıdır.

Altıncısı: Ameller niyete göredir; lakin amelin şartını ve şeklini insan değil, Allah tayin eder. İnsan, Allah tarafından tayin ve tesbit edilen şartlara ve kaidelere uymak mecburiyetindedir. Şayet herkes; “Niyet amelden daha mühimdir” deyip, kafasına göre hareket ederse, ortada din diye bir şey kalmaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 9.134
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...