| Kayıtlı üye sayısı: | 21027 |
| Toplam soru sayısı: | 24252 |
| Bugün üye olanlar: | 0 |
| Bugün gelen sorular: | 14 |
Risale-i Nur derslerinde, başka kaynaklardan örnekler verilebilir mi?
Risale-i Nur'un meslek ve ruhuna uygun olarak verilen örneklerin, manayı takviye ve teyit edeceği aşikardır. Risale-i Nur'un esasında tefekkür ve zihnin hareket etmesi vardır. Bu yüzden Üstat, muhataplarını imamın önündeki bir mevta gibi değerlendirmez, sürekli onları düşünmeye ve fikir üretmeye teşvik ediyor.
Üstad'ın tarzı; akla kapı açmak, iradeyi bütünüyle elden almamaktır.
Onun için, Risale-i Nur’da yeknesaklık ve durağanlık yoktur. Ehil olan kişilerin ders esnasında ayet ve hadislerin manasını vermesi, dersin manasına kuvvet olacak temsiller getirmesi gayet güzel ve manidardır.
Sohbetlerin amacı, farklı istidatta ve deneyimde olan kardeşlerin bir birinden faydalanmaları ve bir birlerinin anlayışından ve ilminden istifade etmeleri içindir.
Üstad'ın çok yerlerde, “Mühimlerini ben söyleyeceğim, incelerini sen tahric et.” demesi, işaret eder ki Nurlar, muhatabını fikri eyleme ve tefekküre sevk eder, çıkarımlar yapmasını teşvik eder.
Risale-i Nur’u vird gibi okumak, tahric ve tefekküre meydan vermemek ve ayet ve hadislerin manasını ehil olanlara verdirmemek, taassup ve dar bakışın eseridir. Hiç bir dayanağı ve delili yoktur.
Ama bunun yanında, ders yapıyorum diye Nurları bir kenara atıp vaaz tarzı bir sohbet de Risale-i Nura ve tarzına uygun değildir.
Kısacası; Risalelerin verdiği mesajı destekleyen ve anlaşılmasına yardım eden her örneği vermek mümkündür. Üstad'ın “Fena ve fani bir adamın bakiyane şöyle bir sözü var.” demesi buna delildir.
Okunma Sayısı : 2081
Yorumlar / Yeni Yorum Ekle
Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Gelen Yorumlar
Aynen öyle de, mânevî bir elektrik olan Resâili’n-Nur dahi gayet yüksek ve derin bir ilim olduğu halde, külfet-i tahsile ve derse çalışmaya ve başka üstadlardan taallüm edilmeye ve müderrisînin ağzından iktibas olmaya muhtaç olmadan, herkes derecesine göre o ulûm-u âliyeyi, meşakkat ateşine lüzum kalmadan anlayabilir, kendi kendine istifade eder, muhakkik bir âlim olabilir.(1. şua)
Kur’ân âyine ister, vekil istemez
Ümmetteki cumhuru, hem avâmın umumu, burhandan ziyade mehazdaki kudsiyet şevk-i itaat verir, sevk eder imtisale. LEMEAT





