Üye iseniz giriş yapın, değilseniz üye olun.


Osmanlıca Nüshaların Yazılarının Altının Çizgili Olması Hakkında Bilgi Verir Misiniz?

Yazar: Sorularla Risale, 31-5-2010

Risale-i Nur eserlerinin büyük bir kısmı ilham mahsulü olduğu için, eserlerin ani olarak yazılması durumu çok defa vuku bulmuştur. Bu ani yazılmalar esnasında yazan katiplerin veya bu nüshaları çoğaltanların müdahalesi olmadığı halde, çok zaman sonra yazılan eserlerde bazı kelimelerin sanki bir kasd takip edilmiş gibi birbirlerine tevafuk ettikleri müşahade edilmiştir.

Örneğin "On Dokuzuncu Mektup" adı verilen ve Efendimizin (A.S.M.) mu'cizelerinden bahseden bir risale hakkında, Risalenin başında Bediüzzaman şu ifadeyi koymuştur. 

"Acemî ve tevafuktan haberi yok ve bize de daha tevafuk tezahür etmeden evvel onun ve başka sekiz müstensihin birbirini görmeden yazdıkları nüshalarda, lâfz-ı Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm kelimesi, bütün risalede ve lâfz-ı Kur'ân beşinci parçasında öyle bir tarzda tevafuk etmeleri göründü ki, zerre miktar insafı olan, tesadüfe vermez. Kim görmüşse kati hükmediyor ki, bu bir sırr-ı gaybîdir, mucize-i Ahmediyenin (a.s.m.) bir kerametidir." (1)

El yazması On Dokuzuncu Mektup nüshalarında ise bu tevafuk eden "Kur'an" kelimeleri ve "Resul-i Ekrem" kelimelerindeki tevafuk daha net anlaşılsın diye bu kelimelerin altları çizilmiştir. Bu konu hakkında Yirmi Sekizinci Mektup, Yedinci Mesele ve Yedinci Meselenin Hâtimesi'de bu tevafuklarla alakalı Bediüzzaman Hazretlerinin bazı açıklamaları mevcuttur.

Tevafuk meselesi haricinde her kitabın ve eserin okuyucusu tarafından, beğendiği ve sevdiği cümlelerin altına çizgi çizebilir. Gördüğünüz nüshalarda da, aynı durum söz konusu olabilir.

Yani o eserleri okuyan okuyucular, bazı beğendikleri cümlelerin altını çizmiş olabilirler. Nasıl ki, şimdi basılan Nur eserlerinde geçen bazı cümleler, kalın veya yatık olarak yazılabilmektedir. Ta ki nazarları daha çok celbetsin. Aynı şekilde cümle veya tabirlerin altını çizmek te bunun başka bir tarzı olarak okuyucuları tarafından çizilmiş olabilir

(1) bk. Mektubat, On Dokuzuncu Mektup.

Okunma Sayısı : 2086

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Gelen Yorumlar

emin_65 31-Mayıs-2010

Gördüğünüz nüshaların altı değil üzeri çizilmiştir. Nedense?

Editör 31-Mayıs-2010

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üzeri çizili olan yerler ise, etnik milliyetçiliğin tahrik edilmesine karşı bir tedbir olarak Üstadımızın bazı ibareleri kendi eliyle değiştirdiğini aşağıda verilen linkte de örnekleri ile ifade edilmiştir.
Hazret-i Üstad'ın tashih ve tasarrufları hakkında

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

cmrkltk 31-Mayıs-2010

Yani sitenize karşı gerçekten hayranlığım vardı, fakat bu sorudaki gibi bazı ciddi meselelerdeki yanlış cevaplarınız beni üzdü. Siteye karşıda mevcut muhabbetimi azallttı.. Lütfen daha hassas davranın. Ccevabın doğrusunu siz verin diyeceksiniz ama...

Editör 31-Mayıs-2010

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evet, doğru cevabı sizden bekliyoruz. Yazdığımız cevap, Said Özdemir Ağabey ve Hüsnü Bayram Ağabeye danışarak verdiğimiz cevaptır. Doğrusunu biliyorsanız, siz yazın. Böylece biz hatamızı düzeltmiş, başkaları da istifade etmiş olurlar.
Hem bir insanın yüz hasenesi ve bir tek seyyiesi varsa, ona düşman olmak ve muhabbetini kesmek bir zulüm olduğunu Üstadımız On Üçüncü Lem'ada ifade etmektedir. Bir kusur  görmekle hemen soğumanız Risale-i Nur'ların hangi prensibine uymaktadır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

himyata 31-Mayıs-2010

Aziz Sıddık ve Sadık Muhterem Editör Nur talebesi, mevzubahise mukabil izahat ve şerhiniz cidden bizleri surar gark etti. Cenabı Hakk razı olsun. Affınıza tahassün ederek bu mesele-i mühimme ile alakalı bir beyanda da ben fakir kardeşiniz bir izahatta bulunmak talep eder, müsaadenizle arz ediyorum; editör beyin ifade ve beyanı alisine iştirak ederek ve bütün ruhu canımla destekleyerek derim ki; Üstadımızın beyanı ile "EMRİ TEKVİNİDEN GELEN HURUFAT (HURUFU KUR'ANİYE" VUCUDU EŞYADA MADDİ KUVVET HÜKMÜNDE HÜKMEDER" mualla ve mücella bihemta cümleden ilhamen tevafuklu (vefk ilminin daha alası) te'lif edilen risaletünnur külliyatı mübarekesi asıl hattı olan HATTI KUR'ANİ ile tebyizinde tevafuk hakim olmakla birlikte MANEVİ FUTUHAT tabir edilen Manevi galebe ve cunudullah ordusunun teşekkülü mevcuttur. Mamafih bu Kur'an Harfleri hayattardır. Latin harfleri gibi ölü değillerdir. emri tekviniden gelen bu hurufatın vucudu eşyada hüküm etmesinde O ÇİZGİLER 1) O MANEVİ ORDUYU SEVK VAZİFESİNİ GÖRÜYORLAR ALLAHU A'LEM AYNEN OKLAR VEYA ŞİHAPLAR GİBİ 2) Üstadımızın beyanı ile yine bu hizmette sebat ve ayrılmamak senetleriniz olan yazılarınız ve üstündeki çizgiler....tabiri ile O ÇİZGİLERİN daha aklımıza ve kalbimize hutur etmeyen yüzlerce hikmetlerinden vazıhan lihikmetin bahis edilmektedir. velilmu indallah. allahu a'lem. fehminze havaleten kısa kesiyorum. umum kardeşlerimize birer birer selam ve dua ile Allaha emanet olunur.

hayırlısı 31-Mayıs-2010

El Hükm-ü Lillah , Risale-i Nur ilham alınan ve de Üstadı olan Kuran-ı Kerim misillü tahrifata uğramadan ve de sadeleştirmek nam takılan bir vahşet elinden geçmeden elimize ulaşmıştır , Eşşükr-ü Lillah bi aded-i Huruf-il Kur'an. Bunun yanında Üstad-ı muhterem Risalelerin latin harfleriyle basılmasına izin vermiştir amma Osmanlıcayı da yasaklamamıştır , çok önemli bir nokta . Risale-i Nurları latin harfleriyle basan yayınevlerimiz hamd olsun Osmanlıca Risaleleri de basmaktadırlar . Amma Osmanlıcadan başka okuyanları neredeyse tekfir eden birkaç kişi (cemaate külli gıybet edemem) latince risaleleri de basmış bulunmaktadırlar. Gelelim editör meselesine ;ne yapsın editör , sağa çekiyor sakız sola çekiyor sakız , umuma açık olarak neşredilemeyecek çokça gayr-i münteşir risaleler mevcut , sorularımızın çoğunun cevabını oralarda görürüz , ama editör bunu yayınlayamaz ki , üstü kapalı ifadelerle bazı şeyleri anlayana anlatmak istiyor olabilir , ilaahir . Hem cevapları biliyorsak niye soru soruyoruz , hem adamlar bedavaya bizim tembelliğimizin hizmetçiliğini yapsınlar hem de fırça yesinler , ne ala. Editör kardeşim siz devam ediniz , hizmete devam . Bal arısı bal yapmayı bıraksa da , İsrafil 5 dakika sonra suru üfleyecek olsa da , yine de hizmete devam . Selametle (Not : Editörü tanımam , meşrebimiz de bir değil)