Mehdi'nin irşadını vehbi olarak yapmasını nasıl anlayacağız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İ'lem eyyühe'l-aziz! Tevfik-i İlâhî refiki olan adam, tarikat berzahına girmeden zahirden hakikate geçebilir. Evet, Kur'ân'dan, hakikat-i tarikati, tarikatsiz feyiz suretiyle gördüm ve bir parça aldım. Ve keza, maksud-u bizzat olan ilimlere ulûm-u âliyeyi okumaksızın isâl edici bir yol buldum."

"Serîüsseyir olan bu zamanın evlâdına, kısa ve selâmet bir tarîki ihsan etmek rahmet-i hâkimenin şânındandır."
(1)

Vehbi: Çalışmakla kazanılmayıp, Allah'ın (C.C.) lütfü ile olan şey demektir.

Mehdi’nin (r.a) döneminde, vasıtalar tekemmül ettiği için, her şey çok kısa zamanda ve çok sürati olacaktır. Zamanın kısa ve manevî hastalıkların dehşetli olmasından dolayı, Mehdi (r.a) eski zamanlardaki gibi, uzun ve meşakkatli bir ilim ve nefis terbiyesine girmeden, hakikatler ona direk olarak (Vehbi) bir tarzda ihsan edilecek demektir. Aynı zamanda irşat ve tesirde, harika ve vehbi bir şekilde sürat peyda edecek. Risale-i Nurların; kabiliyetli olanları bir yılda alim, kırk dakika, kırk gün gibi kısa bir sürede velayet derecesine çıkarabilmesi; irşadın çok çabuk ve Vehbi olduğunu kati olarak gösterir. Üstad'ın üç ay gibi çok kısa bir zamanda, bütün İslam ilimlerini tahsil etmesi Vehbilik manasını kuvvetlendirir.

Bu manaya işaret eden hadisler de mevcuttur:

"El-Mehdi, bizden, Ehl-i Beyttendir. Allah onu bir gecede ıslah eder (yani tevbesini kabul eder veya feyizler ve hikmetlerle donatır)."(2)

İslam alimleri bu hadisi şu şekilde izah etmişlerdir:

Bir gecede Mehdi'nin ıslah edilmesi sözü ise; Cenab-ı Hakk'ın kendisine kutup mertebesinin verilmesine işarettir. Bu dereceyi çalışmakla, uğraşmakla kazanamaz. Yüce Mevla'nın, Kur'an-ı Kerim'de belirttiği gibi; Hz. Peygamber (sav)'e verilen bu lütuf, Hz. Mehdi'ye de verilmiştir. Yüce Mevla, Kur'an-ı Kerim'de Şura Suresi 52. ayette Peygamberimiz (sav)'e şöyle demiştir:

"Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat Biz onu (kitabı) kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle doğru yola eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz ki sen doğru yolu göstermektesin."

Hz. Mehdi, dini meselelerde zamanındaki müçtehitlerin en faziletlisi ve en mükemmelidir. Bu da onun büyüklüğünü, mertebesinin yüksekliğini, makamının yüceliğini gösterir.(3)

Üstat hazretleri bu ilimlerin de hepsinde söz sahibidir. Ancak küfür ve dalâletin imana ve İslâm’a şahs-ı manevîler halinde hücum ettikleri bu dehşetli zamanda Üstat hazretleri “Ben imanın cereyanındayım, karşımda imansızlık cereyanı var.” diyerek bütün kuvvetiyle insanların imanlarını kurtarmaya, onları şüphelerden azade kılmaya, isyandan ibadete çekmeye gayret göstermiştir. Ve bu ulvî görevi Kur’ânın feyziyle kaleme aldığı Nur Külliyatıyla en mükemmel bir şekilde ifa etmiştir.

Dipnotlar:
(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Onuncu Risale
(2) bk. Sünen-i İbni Mace Kitabü-l 'fiten Tercemesi ve Şerhi- Kahraman Neşriyat, cilt 10, Mütercim: Haydar Hatipoğlu, Bab: 34, s. 348
(3) bk. Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi, Risaletül Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 9.215
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...