Şuâât

İçerikler


  1. "Kâinatta bir hakikat varsa, nübüvvet vardır. Hilkatte nizam varsa, nübüvvet zaruridir." İzah eder misiniz?

  2. "Derece-i kemâlât gayr-i mütenahî, onun ruhundaki istidat ve kabiliyet nihayetsiz, muhit-i enfüsî olan zâtından başka, ümmetinin âfâkından gelen esbâb-ı inkişaf hadsiz olduğu..." İzah eder misiniz?

  3. "Ve cevv-i feza, kendi cin ve bulutun işaretiyle nübüvvetine beşaret verir ve sâyebanlık ediyor." Bu cümleden hareketle, cinler hava atmosferinde mi yaşıyorlar, burada anlatılmak istenen nedir?

  4. "Evet her bir hareketinde adem-i tereddüd ve muterizlere adem-i iltifat ve muarızlara adem-i mübalat ve muhalif olanlardan adem-i tahavvufu 'sıdkını' ve ciddiyetini gösteriyor." İzah eder misiniz?

  5. "Bir adam yalnız şecaatla meşhur olursa, o şöhret, ona verdiği haysiyeti ihlâl etmemek için kolaylıkla yalana tenezzül etmez. Nerede kaldı ki, cemi-i ahlâk-ı âliye birden tecemmu ede." Ne demektir?

  6. "Bedevilere nisbeten çok ulûm-u nazariye vardır; medenilere nisbeten lisân-ı âdât ve ef’âlin telkinâtıyla ulûm-u mütearife hükmüne geçmişlerdir." cümlesini izah eder misiniz?

  7. "Bir ümmî, ulema meyanında mütedavil bir fende beyan-ı fikir ederse... Sözü, onun tefevvuku kesbî olmadığını ispat eder." Ne demektir?

  8. "Efkâra galebe etmek, hem de ervâha tahabbüb ve tebayia tasallut, hem de hakimiyetini vicdanlar üzerine daima muhafaza etmek, hakikatin hassa-i fârikasıdır." İzah eder misiniz?

  9. "Dâhî odur: Umumda bir veya iki hissin ve seciyenin ve istidadın inkişafına ve îkazına ve feverana getirmesine muvaffak olsun..." İzah eder misiniz?

  10. "Kim tevfik isterse, kâinatta cârî olan âdetullaha âşinalık etmek ve nevâmis-i fıtrata dostluk etmek gerektir. Yoksa fıtrat tevfiksizlikle bir cevab-ı red verecektir." İzah eder misiniz?

  11. "Hatta medeniyet nazarında, şeriatın en ziyade tenkide maruz olan mesâili, keşşaf zaman gösterdi ki; hayat-ı içtimaiyeye en ziyade lâzım o esaslardır..." Devamıyla izah eder misiniz?

  12. "Fenn-i tehzib-i ruh ve riyazetü’l-kalb ve terbiyetü’l-vicdan ve tedbirü’l-cesed ve tedvirü’l-menzil ve siyasetü’l-medine ve nizâmâtü’l-âlem..." İzah eder misiniz?

  13. "İradenin ibadetullahtır. Zihnin, mârifetullahtır. Hissin, muhabbetullahtır. Lâtifenin, müşahadetullahtır. Takva denilen ibadet-i kâmile, dördünü tazammun eder." Ne demektir?

  14. "Bu sözler garip bir rüyada, acib bir hitabenin parçasıdır. Tahayyül ediyorum, halkın ilmi dimağındadır. Musluğu açılsa rahatla akıyor. Hafızam sönüyor, yardım etmiyor..." Haşiyeyi izah eder misiniz?

  15. "Bir bedevi yalnız dört şeye muhtaç iken; medeniyet yüz şeye muhtaç ve fakir etmiştir. Sa’y masrafa kâfi gelmediğinden hileye harama sevketmekle ahlâkın..." İzah eder misiniz?

  16. "Ahkâm cihetiyle hakaik-i ahval, desatir-i saadet-i dareyn, vesail-i terbiye, revabıt-ı hayat-ı içtimaiyenin istiabından..." Devamıyla izah eder misiniz?

  17. "İptal-i dava-yı Nebide, büleğa-yı muanidîn, hasidin için iki yol vardı..." Birinci yolda başarılı olamayan yani fikren galip olamayan niye kaba kuvvete başvuruyor?

  18. "Nâsın ekseri, cumhur-u avamdır. Nazar-ı Şâri’de ekall, eksere tâbidir. Zira avama müvecceh olan bir hitabı, havas fehmeder ve istifade eder. Bilâkis olursa olamaz..." İzah eder misiniz?

  19. "Âlemde mündemiç olan; meylü’l-istikmâlin dalı olan insandaki meylü’t-terakkinin semeratı, fünun-u müterettibedir ki, pek çok tecârüb ile telâhuk-u efkârın..." İzah eder misiniz?

  20. "Onun hakk-ı sarîhi tasrihdir. Lâkin hîna ki, hissin galatı bizim mâ nahnü fîhimizi imkân derecesinden bedahete, yani cehl-i mürekkebe çıkardı..." Devamıyla izah eder misiniz?

  21. "Şâriin irşâd-ı cumhurdan maksud-u aslîsi; isbat-ı Sâni-i Vahid ve nübüvvet ve haşir ve adalete münhasırdır. Öyle ise Kur’ân’daki zikr-i ekvân, istidrâdî ve istidlâl içindir." İzah eder misiniz?

  22. "Bazı zevahiri efkâra göre imale olunmuştur. İmale delalet için değil, belki vuzuh-u delil içindir." İzah eder misiniz?

  23. "Mu’cize-i Muhammedî, ayn-ı Muhammed'dir (a.s.m.)." cümlesini izah eder misiniz?

  24. "Ahlâk-ı hasene çendan birbirine mübâyin değil, fakat derece-i kemâlde birbirine müzahamet eder. Biri galebe çalsa öteki zaifleşir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  25. "Kemal-i hilm ile kemal-i şecaat. Hem kemal-i tevazu ile kemal-i şehamet. Hem kemal-i adalet ile kemal-i merhamet ve mürüvvet..." Buradaki vasıflara hadislerden misaller verir misiniz?

  26. "Hem gayet tevekkül ile nihayet ictihad gibi mecâmi-i ahlâk-ı mütezahime birden derece-i âliyede bir zâtta içti­maı..." İçtihad ile tevekkül nasıl zıt olabilir?

  27. "Nebiyy-i Hâşimînin sımâ-yı mânevîsinin cemâl ve ulviyetine dair Kemâl hoş demiştir: Sen ol mahbub-u âlemsin / Ki zülf ü ebrûvanındır,.." Devamıyla izah eder misiniz?

Yükleniyor...