Âyetü'l-Kübra
İçerikler
-
Ayetü'l-Kübra Ne Demektir?
-
"Kâinattan Hâlık'ını soran bir seyyah" Üstad Hazretleri olabilir mi?
-
Yedinci Şua'da, ilk mertebelerde gözü ile müşahede ederken, sonra sırayla aklı, kalbi, nefsi ve ruhu ile müşahede ediyor. Acaba bu sıralamanın hikmeti nedir?
-
"Ayetü’l-Kübra" ile "Otuz Üçüncü Söz" arasında nasıl bir fark vardır? İkisi de kâinatı tanımaya çalışıyor.
-
"Gayet keremkârâne bir ziyafetgâh ve gayet san’atkârane bir teşhirgâh ve gayet haşmetkârâne bir ordugâh ve talimgâh..." İzah eder misiniz?
-
"Bir kısmı arzımızdan bin defa büyük ve o büyüklerden bir kısmı top güllesinden yetmiş derece sür’atli yüz binler ecram-ı semâviyeyi..." İzah eder misiniz?
-
"Ecram-ı semâviyeyi direksiz, düşürmeden durduran ve birbirine çarpmadan fevkalhad çabuk ve beraber gezdiren;.." İzah eder misiniz?
-
"Hiçbir gürültü ve ihtilâl çıkartmadan o nihayetsiz büyük kütleleri idare eden..." ifadesinde kastedilen mâna ne olabilir?
-
"Güneş ve kamerin vazifeleri gibi, hiç isyan ettirmeden o pek büyük mahlûkları vazifelerle çalıştıran..." Gezegenler madem şuursuz, nasıl isyan edebilirler ki?
-
"İki kutbun dairesindeki hesap rakamlarına sıkışmayan bir nihayetsiz uzaklık içinde..." Kainatın büyüklüğünden bahseden bu ifadeyi açar mısınız?
-
Dünyanın haşmetli manevra ve hareketinin "Hakikî ve hayalî" surette olmasını nasıl anlayabiliriz?
-
"O misafir, onun ekşi, fakat merhametli yüzüne bakar; müthiş, fakat müjdeli gürültüsünü dinler." Buradaki "ekşi"den maksat nedir?
-
Yağmurun "Harareti, yani yaşamak ateşinin şiddetini tâdil etmesi” ne demektir? “Yaşamak ateşinin şiddeti” ne mânaya geliyor?
-
"Zeminin bütün nüfuslarına nefes vermek ve zîhayata lüzumu bulunan hararet ve ziya ve elektrik gibi maddeleri ve sesleri nakletmek..." İzah eder misiniz?
-
"Katreler sûretinde hazine-i Rabbâniyeden akıyor mânâsında olduğundan, yağmura 'rahmet' namı verilmiştir." Yağmur bazen rahmetten ziyade zahmet olabiliyor? Ormanlar rahmete daha fazla mı muhtaç?
-
"Sonra şimşeğe bakar ve ra'dı dinler, görür ki; pek acib ve garib hizmetlerde çalıştırılıyorlar." Şimşek ve gök gürültüsünün hizmeti, faydası nedir?
-
Bulutların acıyıp su göndermesini izah eder misiniz? Ayetlerin, yağmurun indirilmesindeki azim tahdişatı neden? Buradaki harika hâdise nedir?
-
"Ve gayet faal ve müteâl ve gayet cilveli ve haşmetli bir Sultanın fermanıyla,.." Buradaki "cilveli" tabirini nasıl anlamalıyız, Allah için böyle bir tabir kullanmak doğru olabilir mi?
-
"Haşmetli bir Sultanın fermanıyla ve kuvvetiyle vakit be vakit cevv âlemini doldurup boşaltır ve mütemadiyen hikmetle yazar ve paydosla bozar tahtasına..." İzah eder misiniz?
-
"Bu çalışkan rüzgârın ve bu cevval hizmetkârın kendi başına hiçbir hareketi yok." Rüzgârı Allah'ın sevk ve idare ettiğini nasıl anlarız?
-
"Güya her bir zerresi, her bir işi bilir ve o Âmirin her bir emrini anlar ve dinler bir nefer gibi, hava içinde cereyan eden her bir emr-i Rabbânîyi dinler, itaat eder..." İzah eder misiniz?
-
"Bilhâssa telsiz telefon ve telgraf ve radyo ile konuşmaların îsaline,.." Telsiz, telefon ve radyodaki seslerin iletilmesi hava vasıtası ile nasıl temin ediliyor?
-
"Havanın zerreleri birbirinin misli iken zemin yüzünde yüz binler tarzda bulunan Rabbânî san’atlarda kemâl-i intizam ile bir dest-i hikmet tarafından çalıştırılıyor." İzah eder misiniz?
-
"Yağmurun taneleri sayısınca menfaatler ve katreleri adedince Rahmânî cilveler ve reşhaları miktarınca hikmetler içinde bulunuyor." İzah eder misiniz?
-
"Bu cevvde, bulutu teshirden, rüzgârı tasriften, yağmuru tenzilden ve hâdisât-ı cevviyeyi tedbirden terekküb eden bir hakikatın yüksek ve âşikâr şehadetini işitir." İzah eder misiniz?
-
Âyetü'l-Kübra'nın otuz üç mertebesinin şematik olarak gösterimi ve izahını yapar mısınız?
-
"Arz, meczub bir Mevlevî gibi iki hareketiyle günlerin, senelerin, mevsimlerin husulüne medar olan bir daireyi, haşr-i âzamın meydanı etrafında çiziyor." Haşir meydanı baki mi olacak?
-
"Yüz bin envaın hadsiz efradlarının suretleri basit bir maddeden gayet muntazam açılıyor ve gayet rahîmâne terbiye ediliyor..." İzah eder misiniz?
-
"O erzak paketleri içinde yavrulara gönderilen süt konserveleri..." Burada ne kastedilmiş olabilir?
-
"Küre-i arzın yirmiden ziyade büyük sahifelerinden birtek sahifenin yirmi vechinden birtek vechi..." Diğer vecihleri nelerdir?
-
"Denizlerin ve büyük nehirlerin cezbekarane cuşu huruşla zikirlerini ve hazin ve leziz seslerini işitir." cümlesinde "hazin" kelimesinin kullanılmasının hikmeti ne olabilir?
-
"Basit bir kum ve acı bir sudan verilen erzakları ve tayinatları o kadar mükemmeldir." İzah eder misiniz?
-
"Bütün ırmaklar, pınarlar, çaylar, büyük nehirler, bir Rahmân-ı Zülcelâli ve’l-İkramın hazine-i rahmetinden çıkıyorlar ve akıyorlar." Rahmet hazinesinden maksat; sadece cennet midir?
-
"Hattâ o kadar fevkalâde iddihar ve sarf ediliyorlar ki, 'Dört nehir cennetten geliyorlar.' diye rivâyet edilmiş." Burada bahsedilen dört nehir hangileridir?
-
"Zâhirî esbabın pek fevkinde olduklarından, mânevî bir cennetin hazinesinden ve yalnız gaybî ve tükenmez bir menbaın feyzinden akıyorlar." Nehirlerin kaynağı yer altı suları değil mi?
-
"Nil-i mübarek âdet-i arziye fevkinde bir gaybî cennetten çıkıyor diye rivayeti..." Nil nehrinden "âdet-i arziye fevkinde" diye bahsedilmesini izah eder misiniz?
-
"Dağların ve sahraların umum hikmetleriyle, hususan ihtiyatî iddiharlar cihetiyle getirdikleri şehadeti ve söyledikleri Lâ ilâhe illâ Hû tevhidini,.." Cansızların Allah'ı tanımaları nasıl olur?
-
Nebatat için "Bir meclis-i tehlil ve tevhid ve bir halka-i zikir ve şükür teşkil etmişler." deniyor. Başka yerlerde "kör, sağır, camid" ifadeleri kullanılmasını nasıl anlayabiliriz?
-
"Zâhir bir surette kastî bir in’âm ve ikram ve ihtiyarî bir ihsan ve imtinan mânâsı ve hakikati herbirisinde hissedildiği gibi, mecmuunda ise, güneşin zuhurundaki ziyası..." İzah eder misiniz?
-
"Tesadüfe havalesi hiçbir cihet-i imkânı olmayan kastî ve hakîmâne bir temyiz ve tefrik, ihtiyarî ve rahîmâne bir tezyin ve tasvir mânâsı ve hakikati,.." İzah eder misiniz?
-
"Eşcar ve nebatat âleminin kapısı" kısmındaki ikinci ve üçüncü işaretlerin farkını izah eder misiniz?
-
Ayetü'l-Kübra'da "eşcar ve nebatat" ile "hayvanat ve tuyur" âlemlerinde neden ağaç ve kuşlar ayrıca zikredilmiş olabilir?
-
"Bütün hayvanat ve kuşların bütün nevileri ve taifeleri ve milletleri, bil’ittifak, lisan-ı kàl ve lisan-ı halleriyle Lâ ilâhe illâ Hû deyip, zemin yüzünü bir zikirhane..." İzah eder misiniz?
-
"Birincisi: Hiçbir cihetle serseri tesadüfe ve kör kuvvete ve şuursuz tabiata havalesi mümkün olmayan, hiçten hakîmâne icad ve san’atperverâne ibdâ..." İzah eder misiniz?
-
"İkincisi: O hadsiz masnularda birbirinden simaca farikalı ve şekilce ziynetli ve miktarca mizanlı ve suretçe intizamlı bir tarzdaki temyizden, tezyinden, tasvirden..." İzah eder misiniz?
-
"Üçüncüsü: Birbirinin misli... Gayet muntazam ve muvazeneli ve hatasız bir hey’ette açmak ve fethetmek!.." Burayı izah eder misiniz?
-
"Beşeri hayvaniyet mertebesinden melekiyet derecesine çıkarmak..." İnsanın melekiyet ve hayvaniyet mertebeleri nelerdir, izah eder misiniz?
-
"Münkirler, yalnız cehalet ve echeliyet ve inkâr ve ispat olunmayan menfi meselelerde inat ve göz kapamak suretiyle karşılarına çıkabilirler." Menfi meseleler ne olabilir, izah eder misiniz?
-
"Hadsiz küçük tekkelerin ve zaviyelerin telâhukuyla tevessü eden gayet feyizli ve nurlu ve sahra genişliğinde bir tekke, bir hangâh, bir zikirhane, bir irşadgâhda..." İzah eder misiniz?
-
"Madem kâinatta en kıymettar şey hayattır. Ve kâinatın mevcudâtı hayata musahhardır. Ve madem zîhayatın en kıymettarı zîruhtur..." İzah eder misiniz?
-
"Zîhayatın en kıymettarı zîruhtur." En kıymettar nasıl ruh sahipleri oluyor; ruhsuz hayat mümkün mü?
-
"Keşke ben semâvât ehliyle dahi görüşseydim, onlar ne fikirde olduklarını bilseydim. Çünkü, Hâlık-ı Kâinat hakkında en mühim söz onlarındır." Seyyah neden böyle demiş, niçin en mühim söz onların?
-
"Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm ve Kur'an-ı Mu'ciz-ül-Beyan olarak bütün peygamberlere vasıtamızla gelen mesail-i imaniyeye en evvel biz iman etmişiz." Melekler de gayb olduğu için delil olur mu?
-
Ayetü’l-Kübra risalesinde neden On İkinci Mertebe yoktur?
-
Üstad Hazretleri, insanî Berzahlar (münevver akıllar, selim ve nuranî kalbler) için neden ayrıca bir bab açmış? Hikmeti ne olabilir acaba, izah eder misiniz?
-
"Onlar, âlem-i gayb ve âlem-i şehadet ortasında insanî berzahlardır ve iki âlemin birbiriyle temasları ve muameleleri, insana nisbeten o noktalarda oluyor." İzah eder misiniz?
-
"Meslekleri birbirinden uzak ve meşrepleri birbirine mübayin olan o umum selim ve nuranî kalblerin erkân-ı imaniyedeki..." İzah eder misiniz?
-
"Demek, hakikate mukàbil ve vâsıl ve mütemessil bu küçücük birer arş-ı marifet-i Rabbâniye ve bu câmi’ birer âyine-i Samedâniye olan nuranî kalbler,.." Devamıyla izah eder misiniz?
-
Ayetü'l-Kübra'nın İkinci Makamı'nda bahsi geçen ulemalar, kudsî mürşidler, münevver akıllar kimlerdir?
-
Yedinci Şua'nın Birinci Makamının On Üçüncü Mertebesini izah eder misiniz?
-
Yedinci Şua, On Bir ve On İkinci Mertebelerde melekler işleniyor. On Dörde gelince “âlem-i gayba geçelim” deniyor. Melekler âlem-i şehadetten mi oluyor?
-
"Elbette ve her halde, fiilen ve halen olduğu gibi, kavlen ve tekellümen dahi konuşur, kendini tanıttırır." İzah eder misiniz?
-
"Gayet kuvvetli bir tezahüratla, vahiylerin hakikati, âlem-i gaybın her tarafında, her zamanda hükmediyor." İzah eder misiniz?
-
"Evet, yüz bin peygamberlerin (aleyhimüsselâm) tevatürleriyle ve ihbaratlarının vahy-i ilahiye mazhariyet noktasında ittifaklarıyla..." İzah eder misiniz?
-
"Evet, bütün zîruh mahlukatını konuşturan ve konuşmalarını bilen, elbette kendisi dahi o konuşmalara konuşmasıyla müdahale etmesi, rububiyetin muktezasıdır." İzah eder misiniz?
-
"Hakikî insanların münâcâtlarına ve şükürlerine fiilen mukabele ettiği gibi, kelâmıyla da mukabele etmek, hâlıkıyetin şe’nidir." İzah eder misiniz?
-
"En sevimli ve muhabbetli ve endişeli ve nokta-i istinada en muhtaç ve sahibini ve malikini bulmaya en müştak, hem fakir ve âciz bulunan mahlûkatlarına,.." İzah eder misiniz?
-
Tenezzül-ü İlâhî'nin "Taarrüf-ü Rabbânî ve mukabele-i Rahmânî ve mükâleme-i Sübhânî ve iş’âr-ı Samedânî hakikatlerini tazammun" etmesi ile "rububiyet ve ulûhiyetin muktezası"nı izah eder misiniz?
-
"Sadık ilhamlar, gerçi bir cihette vahye benzerler ve bir nevi mükâleme-i Rabbaniyedir." Kalbe gelen ilhamlar nasıldır?
-
Vasıtalı ilham ile vasıtasız ilham nedir, aralarındaki farkı izah eder misiniz?
-
"O hâkimiyetin ihtişamını ve emrin ehemmiyetini göstermek için, bazan, vasıta ile beraber bir içtima yapar, sonra ferman tebliğ edilir." Buradaki “içtima”dan maksat nedir?
-
"Vahiy gölgesizdir, sâfidir, havassa hastır. İlham ise gölgelidir, renkler karışır, umumîdir." Ne demektir, izah eder misiniz?
-
Vahiy için "havassa hastır" deniyor. Peygamberlere has, denmesi gerekmiyor mu? Buradaki "havas" ne mânada kullanılmıştır?
-
"İlham ise gölgelidir, renkler karışır, umumîdir." Risaleler ilhamen yazdırıldı, bu karışıklık ve gölgelikten azade midir?
-
"İlhamın mahiyetine ve hikmetine ve şehadetine baktı, gördü ki: Mahiyeti ile hikmeti ve neticesi dört nurdan terekküb ediyor." İzah eder misiniz?
-
"İbâdının dualarına fiilen cevap verdiği gibi, kavlen dahi perdeler arkasında icabet etmesi, rahîmiyetin şe’nidir." İzah eder misiniz?
-
"Ağır beliyyelere ve şiddetli hallere düşen mahlûkatlarının istimdatlarına ve feryatlarına ve tazarruatlarına fiilen imdat ettiği gibi, bir nevi..." İzah eder misiniz?
-
İlham vasıtalı mı vasıtasız mı? Melekler ilham getirir mi? Hücreleri ruhun idare ettiğini söylemek doğru olur mu?
-
"Şems-i Sermedî’nin mükâlemesi dahi, onun ilmi ve kudreti gibi küllî ve muhit olarak her şeyin kabiliyetine göre tecelli etmesi..." İzah eder misiniz?
-
"Bu fevkalâde zâtın (a.s.m.) bir derece kıymetini ve sözlerinin hakkaniyetini ve ihbârâtının doğruluğunu bilmeliyiz." Yüzlerce doğru insan peygamberlik iddia edip din üretmiş olamaz mı?
-
Kur'ân-ı Azîmüşşan’ın, yedi vecihle harika olması ve Kur'ân'ın kırk vecihle mucize olmasını nasıl anlamalıyız?
-
"Kur’ân-ı Azîmüşşanın, yedi vech ile harika... Kırk vech ile mu’cize olduğu..." deniyor. “Harika” ile “mucize” farkını izah eder misiniz?
-
"Ümmî bir zâtın (a.s.m.) ef’âl ve akvâl ve ahvâlinden çıkan İslâmiyet, her asırda, üç yüz milyon insanın rehberi..." İzahı ve "üç yüz milyon" ifadesindeki maksat nedir?
-
"Hem dininde bulunan bütün ibadatın bütün envaında en ileri ... hem ibtida ve intihayı birleştirerek yapması; elbette misli görülmez ve görülmemiş." İzah eder misiniz?
-
"Tam tamına ubudiyetin en ince esrarına kadar müraat etmesi..." Buradaki, ubudiyetin en ince esrarından maksad ne olabilir?
-
"Cevşenü’l-Kebîr ile ... Mertebe-i marifete ve ne de o derece-i tavsife yetişememeleri gösteriyor ki, duada dahi onun misli yoktur." Marifet-i İlahiye ile dua münasebetinin izahını yapar mısınız?
-
"Risale-i Münacat'ın başında, Cevşen-ül Kebir'in doksan dokuz fıkrasından bir fıkrasının kısacık bir mealinin beyan edildiği yere bakan adam, Cevşen'in dahi misli yoktur diyecek..." Mezkûr yer neresidir? Bir de neden doksan dokuz deniliyor?
-
"Tebliğ-i risalette ve nâsı hakka davette o derece metanet ve sebat ve cesaret göstermiş ki..." Bu deliller diğer dinlere de uymuyor mu?
-
"İslâmiyeti dünyanın başına geçirmesi ispat eder ki; tebliğ ve davette dahi misli olmamış ve olamaz." Kemiyeten Müslümanlar daha az iken, “İslamiyet'in dünyanın başına geçmesini” nasıl anlayabiliriz?
-
"Hükemanın hikmetleri ve ruhanî reislerin ilimleri ona muarız ve muhalif ve münkir oldukları..." Devamıyla izah eder misiniz; neden Peygamber Efendimizin davasını inkâr ediyorlar?
-
Ayetü'l-Kübra'da Peygamber Efendimizin duada, cesarette, tebliğde, ubudiyette vb. hiçbir haslette mislinin olmadığı anlatılıyor. Bu sıfatlara Asr-ı saadet'ten birkaç tablo gösterir misiniz?
-
"Lisan-ı halleriyle, yani nübüvvetleriyle ve mucizeleriyle..." Buradaki “lisan-ı hal ile nübüvvet ve mu’cize” irtibatını izah eder misiniz?
-
"Kerâmâta, keşfiyata, müşahedata yetişen binlerce evliya, vahdâniyete delâlet ettikleri gibi,.." Hristiyan azizlerinin gösterdikleri hârikulâde hâllerini izah eder misiniz?
-
Ayetü'l-Kübra, On Altıncı Mertebe'deki, Sekizinci ve Dokuzuncu maddeler arasında fark var mı?
-
"Eğer perde-i gayb açılsa yakinim ziyadeleşmeyecek, diyen İmam-ı Ali ve yerde iken Arş-ı Âzamı ve İsrafil'in azamet-i heykelini temaşa eden Gavs-ı Azam gibi..." İzah eder misiniz?
-
"Perde-i gayb açılsa, yakînim ziyadeleşmiyecek" sözü, imanın artıp eksilmeyeceğine delil olabilir mi? İmandaki derecât ve mertebeler, sadece tasavvufî midir?
-
"Perde-i gayb açılsa yakînim ziyadeleşmiyecek." ifadesi ile Efendimizin (asm) "Seni hakkıyla tanıyıp ibadet edemedim." sözünü nasıl te’lif edebiliriz?
-
"Yerde iken Arş-ı Âzamı ve İsrafil’in azamet-i heykelini temâşâ eden Gavs-ı Âzam..." cümlesini açıp "azamet-i heykel" hakkında bilgi verir misiniz?
-
Yedinci Şuâ’nın Birinci Makamı'nın On Yedinci Mertebesi neden bahsediyor?
-
"Kur’ân-ı Mucizü’l-Beyan namındaki kitaba müracaat edip, o ne diyor bilelim. Fakat en evvel, bu kitab bizim Hâlıkımızın kitabı olduğunu ispat etmek lazımdır." İzah eder misiniz?