Konu Kategorileri
Site İstatistikleri
| Kayıtlı üye sayısı: | 20992 |
| Toplam soru sayısı: | 24189 |
| Bugün üye olanlar: | 0 |
| Bugün gelen sorular: | 3 |
Zeylü'l-Habbe
İçerikler
- herbir insanın şu hakikî âlemden kendisine mahsus hayalî bir âlemi olduğu gibi, herkes kendi meşrebine göre Kur’ân’dan fehim ve iktibas ettiği, (hâfızasında) kendisine has bir Kur’ân vardır ki, onun ruhunu terbiye, kalbini tedavi eder...
- Rububiyet ve ulûhiyete âit şuûnatı kemâl-i muvazene ile cem etmesidir. Burayı izah eder misiniz?
- Misafir olan bir kimse, seferinde çok yerlere, menzillere uğrar. Uğradığı her yerin âdetleri ve şartları ayrı ayrı olur... Cümlesini devamıyla açar mısınız?
- "İnsanın vehim, farz, hayal duygularına varıncaya kadar bütün hassaları bilâhare rücû edip bilittifak Hakka iltica ettiklerini ve bâtıla hiçbir ihtimal ve imkânın kalmadığını,. Kur'ân'ın izah ettiği şekilde bulunduğunu gördüm." izah eder misiniz?
- Dünya hayatını güzelleştiren esbabdan biri, dünya aynasında temessülle parlayan hidayet nurları ve büyük insanların sevgili ve sevimli timsalleridir... Cümlesini devamıyla açar mısınız?
- Tefekkür nedir, nasıl yapılır? Afaki tefekkürün az, enfüsi tefekkürün çok yapılması gerekiyormuş, nasıl anlamalıyız?
- Kur’ân-ı Mucizü’l-Beyân’ın hak ve hakikat olduğuna en sâdık delillerin: 1. Tevhidin bütün iktizâlarını ve lâzımlarını mertebeleriyle muhafaza etmesidir... Devam eden yeri açıklar mısınız?
- "İ’lem eyyühe’l-aziz! Senin şuur ve ilminin sana taallûku, ahval ve levâzımât-ı ihtiyâcâtın nisbetindedir. Çünkü, sebeple müsebbep, kuvvetle amel arasında münasebet lâzım
- Kezalik, bu kesif âlemde ruhânîleri deverandan, cinnîleri cevelandan, şeytanları cereyandan, melekleri seyerandan men edecek bir mâni yoktur... Cümlesini nasıl anlamalıyız?
- Eğer o terennümle atın kişnemesini fark etmeyip andelibden kişnemeyi talep ederse, kendi nefsiyle mugalâta etmiş olur. Burayı nasıl anlamalıyız?
- Eğer o terennümle atın kişnemesini fark etmeyip andelibden kişnemeyi talep ederse, kendi nefsiyle mugalâta etmiş olur. Burayı nasıl anlamalıyız? (2)
- "Çünkü mümkinatın vücudu, vâcibin nurundan bir gölge olduğu cihetle, vehmî bir mertebededir. Vâcibin emriyle vücud-u hariciyeye girer. Sâbit ve müstakar kalır." ve "Odadaki elektrik, elektrik misallerinin en uzağına en yakındır." Açıklar mısınız?
- "Misafir olan bir kimse seferinde çok yerlere, menzillere uğrar. Uğradığı her yerin âdetleri ve şartları ayrı ayrı olur." cümlesinin geçtiği yeri izah eder misiniz?
- "Geçirmiş olduğun vücudun her menzilinde ve vaziyetinde, etvarında, ahvâlinde, 'Nasıl bu nimete vâsıl oldun? Neyle müstahak oldun? Ve şükründe bulundun mu?" cümlesinde 'Nimete neyle müstehak oldun' ifadesini nasıl anlamalıyız?
- "Andelibin terennümünü, güzel sadâsını işitir. Eğer o terennümle atın kişnemesini fark etmeyip andelibden kişnemeyi talep ederse, kendi nefsiyle mugalâta etmiş olur..." buradan alacağımız dersler nelerdir?
- "Çünkü mümkinatın vücudu, vâcibin nurundan bir gölge olduğu cihetle, vehmî bir mertebededir. Vâcibin emriyle vücud-u hariciyeye girer. Sâbit ve müstakar kalır. Demek mümkinatın vücudu,.." ifadelerini, devamıyla izah eder misiniz?
- "Dünya hayatını güzelleştiren esbabdan biri, dünya aynasında temessülle parlayan hidayet nurları ve büyük insanların sevgili ve sevimli timsalleridir. Evet, müstakbel, mâzinin aynasıdır. Mâzi berzaha,.." Devamıyla izah eder misiniz?
- "Âlem-i ziya, âlem-i hararet, âlem-i hava, âlem-i kehrüba, âlem-i elektrik, âlem-i cezb, âlem-i esir, âlem-i misal, âlem-i berzah gibi âlemler arasında müzahame ve yer darlığı yoktur. Bu âlemler,.." ifadelerini, devamıyla açıklar mısınız?
- "İnsanın, zerre vaziyetinden, insan-ı mü’min suretine gelinceye kadar camidiyet, nebatiyet, hayvaniyet, insaniyet gibi geçirdiği etvar ve ahval..." deniliyor. Buradaki evreler nelerdir? İnsanın geçirdiği bu aşamaların evrimle bir ilgisi var mıdır?
- "Semerelerden bir hisse kendisine aittir. Bâki kalan kısm-ı âzamı Hâlıka râcidir. Zîhayata âit, uzun bir zaman sonra husule gelir. Hâlıka râci kısım ise, bir anda husule gelir." izah?
- 3. "Mazarratı def, menfaati celp." 4."Musibetten uzak olup, matluba nâil olmak." iki madde arasındaki farklar nelerdir, bir de 7. "Zulmete düşmemek, nurla tenevvür etmek." ile ne denilmek isteniyor?
- Bu dört hüküm, Vâcib ile âlem-i mümkinat arasında da câridir. Çünkü mümkinatın vücudu, vâcibin nurundan bir gölge olduğu cihetle, vehmî bir mertebededir, cümlesini devamı ile birlikte açıklar mısınız?
- "İ'lem eyyühe'l-aziz! İnsanın vehim, farz, hayal duygularına varıncaya kadar bütün hassaları bilâhare rücû edip bilittifak Hakka iltica ettiklerini..." Vehim, farz, hayalin bütün hassalarının, rücu edip bilittifak Hakk'a iltica etmeleri ne demektir?
- Müslim ve mümin sıfatlarının farkı nedir, neye göre fark var diyebiliriz?
- "La havle vela kuvvete illa billah; insanın, zerre vaziyetinden, insan-ı mü'min suretine gelinceye kadar camidiyet, nebatiyet, hayvaniyet, insaniyet gibi geçirdiği etvar ve ahvaline nâzırdır..." izah eder misiniz?
- "İnsanın bir ferdi, ihata-i fikriyesiyle, aklıyla, kalbinin vüs’atiyle bir nevi külliyet kesb eder. Ve keza, insanın bir ferdi, hilâfet hususunda âlemin eczâsıyla şuurca alâkadar olduğundan, nebatî olsun, hayvanî olsun,.." izahı?
- "Cenâb-ı Hakk'ın ef’âli birbirine münasip, âsârı birbirine müşâbih, esmâsı birbirine ayine ve mâkes, sıfâtı birbirine mütedahil, şuûnatı memzuc ise de, herbirisi için hususî bir tavır, bir hal vardır ki, maksud-u bizzat o hususî tavırdır..." izah?
- "Ve keza, Kur’ân-ı Kerim'in bir meziyeti şudur ki: Bütün ulemâ ve ehl-i meşrep gibi herkes hidayeti için, şifası için müteaddit sûrelerden ayrı ayrı âyetleri ahz edebilir." Burayı bir kaç cümle ile biraz açar mısınız?
- "Öyle ise, mâzide şükrünü edâ etmediğin nimetlerin şükrünü kaza etmek lâzımdır." Üstad'ın burada kastettiği sadece namaz, oruç gibi fiili ibadetler midir? Şükrü kaza etmek konusunu biraz açar mısınız?
- "Gece zamanı duvarları camdan olan ve elektrik yanan bir odaya girdiğin vakit, alem-i misale bir pencere hükmünde olan camlarda pek çok menzilleri, odaları göreceksin..." Devamındaki "salisen" maddesinin sonuna kadar açıklar mısınız?






