Konu Kategorileri
Site İstatistikleri
| Kayıtlı üye sayısı: | 20992 |
| Toplam soru sayısı: | 24189 |
| Bugün üye olanlar: | 0 |
| Bugün gelen sorular: | 3 |
Katrenin Zeyli
İçerikler
- "Melikin atiyyelerini ancak matiyyeleri taşıyabilir."
- Mânevî asansör hükmünde olan murakabeler ile mâ-i hayatı bulmak pek müşküldür. Cümlesini açar mısınız?
- Melikin atiyyelerini ancak matiyyeleri taşıyabilir.. Cümlesini açıklar mısınız?
- O yollarda, insan zerre miskal o sünnetlerden inhiraf ve udûl ederse, şeytanlara mel’ab, evhama merkeb, ehval ve korkulara ma’rez ve dağlar kadar ağır yüklere matiye olacaktır.. Cümlesini biraz açar mısınız?
- Binaenaleyh, kendi kuvvetine göre yük al. Yoksa altında ezilirsin. Kıl kadar bir şuur ile büyük taşları kaldırmak teşebbüsünde bulunma... Cümlesini açıklar mısınız?
- Kudretin levazımıyla hikmetin levazımı bir değildir. Birisine ait levazımı ötekinden talep etmek hatadır. Ve keza daire-i esbabın iktizasıyla daire-i itikad ve tevhidin iktizası bir değildir. Onu bundan istememeli...
- İnsanı dalâletlere sürükleyen cihetlerden biri de şudur ki: İsm-i Zahir ile ism-i Bâtın'ın hükümleri ayrı ayrı oluyor; bunları birbirine karıştırıp mercilerini kaybetmek mahzurludur.. Cümlesini devamıyla açıklar mısınız?
- Herbir insanın bir nokta-i istinadı bulunduğuna nazaran, istinad noktalarının tefâvütüne göre insanların yapabileceği işler de tefâvüt eder. Bu cümlenin açıklamasını yapar mısınız?
- "Ve keza, kudretin taallûkatı ayrı, vücudun cilveleri veya sair sıfatın tecelliyâtı ayrıdır; birbirine iltibas edilmemeli. Meselâ, dünyada vücudun tedricîdir; berzahî aynalarda âni ve def'îdir. Çünkü, icadla tecellî arasında fark vardır." İzahı nasıl?
- İnsanı dalâletlere sürükleyen cihetlerden biri de şudur ki: İsm-i Zahir ile ism-i Bâtın'ın hükümleri ayrı ayrı oluyor; bunları birbirine karıştırıp mercilerini kaybetmek mahzurludur... Devamıyla beraber izah eder misiniz?
- Afetler, genetik hastalıklar hep imtihan mıdır?
- "Melikin atiyyelerini ancak matiyyeleri taşıyabilir..." cümlesini açıklar mısınız?
- "Vaktin evvelinde, Kâbe'yi hayalen nazara almakla namaz kılmak mendubdur ki... Yalnız musallînin Kâbe'ye olan şu hayalî nazarı, kasdî değil, tebeî bir şuurdan ibaret bulunmalıdır." cümlesini açıklar mısınız? Talimle bu sırra mazhar olunabilinir mi?
- "Kasten ve bizzat kimse küfrü kabul etmez. Yalnız şirk hevâ-i nefislerine yapışır. Onlar da içine düşer; mülevves, pis olurlar. Ondan çıkması müşkülleşir. İman ise, kasten ve bizzat takip ve kabul edilmekle kalbin içine bırakılır." İzah eder misiniz?
- "Nefsin en mühim bir hastalığı da şudur ki, küllü cüz'îde, büyüğü küçükte görmek istiyor. Göremediği takdirde red ve inkâr eder." cümlesini izah eder misiniz?
- "Şöhret ayn-ı riyâdır ve kalbi öldüren zehirli bir baldır. Ve insanı insanlara abd ve köle yapar. O belâ ve musibete düşersen, İnna Lillah ve İnna İleyhi Raciun de, o belâdan kurtul." izah eder misiniz?
- "Sath-ı Arz mescidini mütehalif ve muntazam harekâtıyla tezyin eden o cemaat-ı uzmanın, satırları andıran saflarının o güzel manzarası muhafaza edilmek üzere, âlem-i misal sahifesinde kalem-i kader ile, İlahî bir fotoğrafla tersim ve terkim,.." izah?
- Arkadaş! Küfür yolunda yürümek buzlar üzerinde yürümekten daha zahmetli ve daha tehlikelidir. İman yolu ise suda, havada, ziyada yürümek ve yüzmek gibi pek kolay ve zahmetsizdir. Üstad bu cümlede ne demek istyor?
- "Arkadaş! Nefiste öyle dehşetli bir nokta ve açılmaz bir ukde var ki, zıtları birbirinden tevlid eder." cümlesi ile başlayan pasajı açıklar mısınız?
- "Arkadaş, vaktin evvelinde kabeyi hayalen nazara alarak namaz kılmak..." ile başlayan cümlede, neden vaktin evveli denilmiştir. Yoksa bu ifadeyi, namaza iftiftah tekbiri ile başlarken, diye mi anlamalıyız?
- Üstad'ın, Mesnevi-i Nuriye'de nefsin vücüdunda bulunan ve hakikatı görmeye mani olduğunu söylediği "körlük" nedir? Enaniyet olabilir mi, yoksa küfürle mi ilgilidir?
- "Evet, kırık bir tahta parçası üzerindeki fakir ve kalbi kırık bir mâsumun duası hürmetine, denizin fırtınası, şiddeti, hiddeti inmeye başlar..." Bu paragrafı nasıl anlamalıyız ve sözü edilen kalbi kırık kimdir?
- "Kezalik Hâlık ile nefis arasında da bir kurb ve bu´d vardır. Kurb Hâlıkındır, bu´d nefsindir. Eğer nefis uzaklığı cihetiyle enaniyet ile Hâlıka bakıp, 'Bana tesir edemez' diye bir ahmaklıkta bulunursa dalalete düşer. Ve keza nefis mükâfatı gördüğü zaman 'Keşke ben de öyle yapaydım, böyle olaydım.' der. Mücazatın şiddetini de gördüğü vakit, teâmî ve inkâr ile kendisini teselli eder." Bir misalle açıklar mısınız?
- “Melikin atiyelerini, ancak matiyyeleri taşıyabilir.” cümlesinin konuyla irtibatı nedir, açıklar mısınız?
- "Bilhassa muztar olanların dualarının büyük bir tesiri vardır. Bazan o gibi duaların hürmetine, en büyük bir şey en küçük bir şeye musahhar ve muti olur..." İnsandaki hangi latife hürmetine duası kabul edilir?






