Konu Kategorileri
Site İstatistikleri
| Kayıtlı üye sayısı: | 20992 |
| Toplam soru sayısı: | 24189 |
| Bugün üye olanlar: | 0 |
| Bugün gelen sorular: | 3 |
Şu'le
İçerikler
- "Madem ki her şeyin Allah'tan olduğunu bilirsin ve ona iz'anın vardır; zararlı, menfaatli her şeyi tahsin ve hüsn-ü rıza ile kabul etmek lazımdır." Zararlı şeylere razı olma konusunu açıklar mısınız?
- Mânâ-yı harfî, kastî hükümlere mahkûm-u aleyh olamaz. Ve o mânâ-yı harfînin inceliklerine tetkikat yapılamaz. Fakat mânâ-yı ismi, sâdık, kâzip her hükme mahal olur.. Cümlesini açar mısınız?
- Bütün Esmâ-i Hüsnânın ifâde ettiği mânâlar ile bütün sıfât-ı kemâliyeye, Lâfza-i Celâl olan Allah bil’iltizam delâlet eder. Sair ism-i haslar yalnız müsemmâlarına delâlet eder, sıfatlara delâletleri yoktur..
- “Nisyanın en de kötüsü nefsin unutulmasıdır.” buyrulur. İnsan kendi nefsini nasıl unutur?
- "Mademki her şeyin Allah'tan olduğunu bilirsin ve ona iz'anın vardır; zararlı, menfaatli her şeyi tahsin ve hüsn-ü rıza ile kabul etmek lazımdır." Biraz açar mısınız?
- Zira, bir harf kendi zâtına bir harf miktarı—o da bir vecihle—delâlet eder. Kâtibine çok vecihlerle delâlet eder. Ve kâtibini, bakanlara tarif ve tavsif eder. Bu cümlenin izahını yapar mısınız?
- Fakat insanda öyle bir latife, öyle bir halet vardır ki, o latife lisanıyla her ne sual edilirse -velev ki fasık da olsun- Cenab-ı Hak o latifeye hürmeten o matlubu yerine getirir. Cümlesini açar mısınız?
- Hizmet, sa'y, tefekkür zamanlarında nefsin unutulması, yani nefse bir iş verilmemesi dalalettir. Cümlesini biraz açar mısınız?
- Bütün Esmâ-i Hüsnânın ifâde ettiği mânâlarla, bütün sıfât-ı kemaliyeye, Lâfza-i Celâl olan Allah, bil'iltizam delâlet eder. Bu cümleyi açıklar mısınız?
- Hattâ ehl-i kelâmın reyleri, hiss-i umumîye ve tearüf-ü âmme mutabık olduktan sonra,.. diye devam eden paragrafı açıklar mısınız?
- Bu sır, daire-i vücub, tecerrüd ve ıtlak hasâisindendir. Ve fâil-i aslînin mâhiyetiyle, zıllî olan münfail arasındaki mübâyenet-i lâzimesidir... Diye devam eden kısmı açıklar mısınız?
- İnsan Nisyandan Alındığı İçin Nisyana Müpteladır.. Cümlesini açıklar mısınız?
- "Mânâ-yı harfî, kasdî hükümlere mahkûm-u aleyh olamaz. Ve o mânâ-yı harfînin inceliklerine tedkikat yapılamaz. Fakat mânâ-yı ismî, sadık, kâzib her hükme mahal olur..." cümlelerini izah eder misiniz?
- "Ve keza, ulûhiyet ünvanı sıfât-ı kemâliyeyi istilzam etmesi, ism-i has olan Allah’ın da o sıfâtı istilzam ettiğini istilzam ediyor. Ve keza, Allah kelimesi de, nefiyden sonra sıfatlarla beraber düşünülür." cümlelerini açıklar mısınız?
- "Mana-yı harfi, kasti hükümlere mahküm-u aleyh olamaz. Ve o mana-yı harfinin inceliklerine tetkikat yapılamaz. Fakat mana-yı ismi, sadık, kazip her hükme mahal olur." cümlesinin geçtiği yeri izah eder misiniz?
- "Mana-yı ismiyle kainata bakan felasifenin kitaplarında kainata ait hükümler, nefsülemirde örümceğin nescinden zayıf ise de, zahire göre daha muhkem görünüyor." cümlesini örneklerle açıklar mısınız?
- "Nasıl ki arş-ı rahmet su üzerindedir; arş-ı hayat ve ihya da toprak üstündedir." cümlesinde dört unsurdan; hava ve ateş için arş kavramından bahsedilmemiş, konuyu açıklar mısınız?
- "Cenab-ı Hak o latifeye hürmeten o matlubu yerine getirir. O latife pek uzaktan bana göründü ise de, teşhis edemedim." Latife nedir, Üstadımız teşhis edemedim demesine rağman o latifenin ehemmiyetini nasıl biliyor?
- "Kâfir ise, mana-yı ismiyle, yani müstakil bir "Ağa" nazarıyla âleme bakıyor,.." cümlesindeki “Ağa” ne anlama gelmektedir?
- "Çünkü sıfatlar müsemmâlarına cüz olmadığı gibi, aralarında lüzum-u beyyin de yoktur." cümlesini izah eder misiniz?
- "İnsanda öyle bir latife, öyle bir halet vardır ki, o latife lisanıyla her ne sual edilirse -velev ki fasık da olsun- Cenab-ı Hak o latifeye hürmeten o matlubu yerine getirir. O latife pek uzaktan bana göründü ise de, teşhis edemedim." bu hangi latifedir?
- "İnsanda öyle bir lâtife, öyle bir hâlet vardır ki, o lâtife lisanıyla her ne sual edilirse—velev ki fâsık da olsun—Cenâb-ı Hak o lâtifeye hürmeten o matlubu yerine getirir. O lâtife pek uzaktan bana göründü ise de, teşhis edemedim.'' izah?
- "İnsanda öyle bir latife, öyle bir halet vardır ki, o latife lisanıyla her ne sual edilirse -velev ki fasık da olsun- Cenab-ı Hak o latifeye hürmeten o matlubu yerine getirir. O latife pek uzaktan bana göründü ise de, teşhis edemedim." izah?
- "Evet dâll olan kimse, bir iş ve bir ibadet teklifinde başını havaya kaldırarak firavunlaşır." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?
- "Eğer heva sahibi, bu esbab-ı zahiriyeyi görüp, Müsebbibü´l-Esbabdan gaflet etmese, itirazlarını tamamen Allah´a tevcih eder." cümlesiniz izah eder misiniz?
- "Bütün Esmâ-i Hüsnânın ifâde ettiği mânâlar ile bütün sıfât-ı kemâliyeye, Lâfza-i Celâl olan Allah bil’iltizam delâlet eder. Sair ism-i haslar yalnız müsemmâlarına delâlet eder, sıfatlara delâletleri yoktur. Çünkü sıfatlar müsemmâlarına cüz olmadığı gibi, aralarında lüzum-u beyyin de yoktur. Bu itibarla..." Açıklar mısınız?






