Katre
İçerikler
-
"İnsan, hasbelkader çok yollara süluk eder. Ve o yolda çok musibet ve düşmanlara rast gelir. Bazen kurtulursa da bazen da boğulur." Kader-i İlahinin sevki kısmını açar mısınız?
-
"Bu kelimelerin kalelerinde tahassun ederek o düşmanlarla münakaşalara giriştim. Her bir kelimede otuz defa meydan muharebesi vukua geldi." İzah eder misiniz?
-
"Mânâ-yı harfî, mânâ-yı ismî, niyet, nazar’dır." Üstadımızın kırk sene ömründe, otuz sene tahsilinde öğrendim dediği dört kelime hakkında geniş mâlumat verir misiniz?
-
"Nimete bakıldığı zaman Mün’im, san’ata bakıldığı zaman Sâni, esbaba nazar edildiği vakit Müessir-i Hakikî zihne ve fikre gelmelidir." Bunu vazife olarak mı düşünmeliyiz?
-
"Niyet adi bir hareketi ibadete çevirir. Ve gösteriş için yapılan bir ibadeti günaha kalb eder..." İzah eder misiniz?
-
"Ben kendime malik değilim, Ölüm haktır, Rabbim birdir, Ene." Üstadımızın kırk sene ömründe, otuz sene tahsilinde öğrendim dediği dört kelâm hakkında geniş mâlumat verir misiniz?
-
"Ve her şeye karşı, hissederek veya etmeyerek, teessürü, elemleri vardır." deniyor. İnsanın bu vecizede bahsedilen hissetmediği teessürlerine misal verir misiniz?
-
Ruh-Ene ilişkisi hakkında kısa bir bilgi verir misiniz?
-
"Kitab-ı kebir denilen âlem" ile "İnsan-ı kebir denilen kâinat" ne demektir?
-
"Şu insan-ı kebir denilen kâinat da bütün âzâsıyla, cevahiriyle, hüceyratıyla, zerratıyla, evsafıyla, ahvaliyle delâlet eder." Ne demektir?
-
"Elli beş lisanla vücub-u vücud ve vahdetine şehadet ve delalet eder." ifadesi çokluk manasına mı, değilse 55 lisan nedir?
-
"Eşyadaki muhalefet ve mümaselet, câmidattaki muavenet, birbirinden uzak olan şeylerdeki tesanüd..." İzah eder misiniz?
-
"Tesanüd, hikmet-i âmme, inayet-i tâmme, rahmet-i vâsia, rızk-ı âmm, hayatlar, tasarruf, tahvil, tağyir, tanzim, imkân, hudus, ihtiyaç, zaaf, mevt, cehil..." İzah eder misiniz?
-
Katre Risalesi'nde elli beş lisandan ilk dördü olarak verilen "muvazenet, tanzimat, intizam, ittirad" delillerinin farkları nelerdir, biraz açıklar mısınız?
-
"Ve keza, her bir zîhayat, çok isim ve sıfatların tecellîsine mazhardır... Ve hâkezâ, tesirde mütesanit, âsârda mütehalif, çok sıfat ve isimlere mazhardır..." İzah eder misiniz?
-
"Manzume-i şemsiyeyle balarısının gözleri arasındaki irtibat ve keyfiyetçe birbiriyle münasebetleri, ikisinin bir Nakkaşın nakşı olduğuna olan delâletlerini..." İzah eder misiniz?
-
"Zerrat arasındaki câzibenin, güneş ve yıldızlar arasında bulunan câzibeye kardeş olması, her iki kısmın da bir kalem-i vahidin yazısı olduğunu..." İzah eder misiniz?
-
"Terkip ve mürekkebatta görünen intizam, o mürekkebattaki her zerrenin, lâyık mevziine konulmasıyla hasıl olmuştur. Binaenaleyh, o zerreleri, aralarındaki..." İzah eder misiniz?
-
"Bir neviden bir ferdin, bütün efraddan imtiyazını temin edecek teşahhus ve taayyününün kalem-i kudretle yazılması, bütün nev-i beşerin, meselâ, efradının..." İzah eder misiniz?
-
"Meselâ, bir adamdan birkaç şeyin sudûru, birkaç adamdan bir şeyin sudûrundan daha ehvendir." cümlesini izah eder misiniz?
-
"Hem şirketi kabul etmeyen vücub hakkında, gayr-ı mütenahi şeriklerin farzı lâzımdır." cümlesini izah eder misiniz, vacib iştiraki neden kabul etmez?
-
"Kudret-i ezeliyenin bir lem'ası kudretin hâsiyetine mâlik olduğundan, esbabın binler lem'asından ve esbabın sultanından daha tesirlidir..." İzah eder misiniz?
-
"Hayat, vücud, nur gibi şeylerin zâhir ve bâtınları şeffaf olduğundan, icadları zamanında, vesait-i esbab altında kudretin tasarrufu görünür." İzah eder misiniz?
-
"Hüceyratındaki nizamlı, intizamlı teşekkülâtı, ekmek yemesine ve kuvve-i hâfızada yazılan gayr-ı mahdud muntazam nakışları... Esbaba isnadları, ahmakçasına bir hükümdür." Ne demektir?
-
"Havas ve hasiyetler dahi, kudretin tecelliyatına ve lem'alarına isim ve ünvanlardır." cümlesini açıklar mısınız?
-
"Hem kanunlar ve nevamis denilen şeyler, ancak ilim ile irade ve emrin enva’a olan tecellilerinin isimleridir. Evet, kanun emirdendir, namus iradedendir..." Bu cümleleri açar mısınız?
-
Üstad Hazretleri mahlûkatın elli beş lisanla Allah’ı tesbih ettiğini ifade ediyor. Bu maddelerden 20, 28, 53. Maddeleri izah eder misiniz?
-
"Kainatın bütün ecza ve zerratına tecelli eden esma-i ilahiye arasındaki tesanüd, yani birbirine dayanarak tecelli ettikleri temazüç, yani elvan-ı seba gibi..." İzah eder misiniz?
-
"Kâinat mef’ul ve münfaildir. Mef’ul fâilsiz olamadığı gibi, mef’ulün câmid bir cüz’ü de fâil olamaz." Bu ifadeleri izah eder misiniz?
-
"Kâinat sahifesinde bir inayet-i tâmme parlıyor. Bu inayet, tazammun ettiği hikmet, lütuf, tahsin sıfatlarıyla, bir Hâlık-ı Kerîmin vücub-u vücuduna delâlet eder..." Ne demektir?
-
"Sıfat mevsufsuz olamaz." cümlesini izah eder misiniz?
-
"Kâinat yüzünde hüsn-ü zâtîyi gösteren bir hüsn-ü arazî ve bir cemal-i mücerredi gösteren bir cemal-i hazîn ve mahbub-u hakikîye işaret eden..." İzah eder misiniz?
-
"Kâinat bütün eczasıyla beraber... Hâlık-ı Vacibü’l-Vücudun ihtiyar, irade ve tercihiyle olmuştur." İzah eder misiniz?
-
"Kevn ve vücutta, imkân, kesret, infial mertebeleri vardır. İmkân mertebesi, vücub mertebesine bakar ve onu istilzam eder..." İzah eder misiniz?
-
"Kâinatta herhangi bir şey, hadd-i kemale vasıl olmayınca hareket etmekten durmuyor." ne demektir, izah eder misiniz?
-
"Her şeyin bâtını zahirinden daha lâtif, daha şeffaftır. Bu ise, Sâni’in o şeyden hariç ve baîd olmamasına delâlet eder. O şeyin sair eşya ile nizam ve muvazenesi..." Ne demektir?
-
"مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللهِ'da, imânın beş rüknünü tazammun ettiği gibi,.." Burada neden “imanın beş rüknü” deniliyor, altı değil mi?
-
"Nübüvvet, sıfat-ı rububiyete nâzır ve mazhar olduğundan, umumî bir câmiiyete mâliktir." İzah eder misiniz?
-
"Şu yüksek olan matluba zikrettiğimiz bürhanlar, matlubu ihata eden bir dairedir. Matlub olan vücub-u vücud ve vahdet o dairenin merkezindedir." ifadesinin izahını yapar mısınız?
-
"Bazı burhanlar suya benziyor; bir kısmı da havaya benziyor, bir kısmı da ziya gibidir. Binaenaleyh, bu gibi burhanları gayet lâtif ve dikkatli ince bir fikirle arayıp tutmalıdır..." Ne demektir?
-
Dört çeşit hastalıktan birincisi olan “yeis” hakkında bilgi verir misiniz?
-
Dört çeşit hastalıktan ikincisi olan “ucub” hakkında bilgi verir misiniz?
-
"O vücutta yapılan binlerce tasarrufattan, ancak bir tane insana aittir." Buradaki "bir tane" nedir?
-
"İnsanın elindeki ihtiyar pek dardır. Havâssının en genişi hayal olduğu halde, o hayal akıl ve aklın semerelerini ihata edemez..." İzah eder misiniz?
-
Dört çeşit hastalıktan üçüncüsü olan “gurur” hakkında bilgi verir misiniz?
-
"Kalb ile ruhun hastalığı nisbetinde felsefe ilimlerine meyil ve muhabbet ziyade olur." ile "Aklın nuru, fünun-u medeniyedir." Cümlelerini nasıl anlayabiliriz?
-
Dört çeşit hastalıktan dördüncüsü olan “suizan” hakkında bilgi verir misiniz?
-
"İnsan hüsn-ü zanna memurdur. İnsan, herkesi kendisinden üstün bilmelidir. Kendisinde bulunan sû-i ahlâkı, sû-i zan sâikasıyla başkalara teşmil etmesin..." İzah eder misiniz?
-
“Taht el-arz yaptığım hayali bir seyahat...” Bu cümlede geçen “taht el-arz” ifadesi ne demektir?
-
Üstad’ın tahte’l-arz yaptığı hayalî bir seyahatte gördüğü “Birinci Hakikat”i tafsilatlı olarak izah eder misiniz?
-
Üstad’ın tahte’l-arz yaptığı hayalî bir seyahatte gördüğü “İkinci Hakikat”i tafsilatlı olarak izah eder misiniz?
-
Üstad’ın tahte’l-arz yaptığı hayalî bir seyahatte gördüğü “Üçüncü Hakikat”i tafsilatlı olarak izah eder misiniz?
-
"Dünyayı, bütün lezâiziyle, sefahetleriyle, safâlarıyla pek ağır ve büyük bir yük gördüm." ile "Dünyayı kesben değil, kalben terketmek lazım." ifadesini birlikte nasıl anlamalı?
-
Üstad’ın tahte’l-arz yaptığı hayalî bir seyahatte gördüğü “Dördüncü Hakikat”i tafsilatlı olarak izah eder misiniz?
-
İmanın eşya arasında "Hakikî bir uhuvveti, irtibatı, ittisali ve ittihad rabıtalarını" tesis etmesi ile Küfrün "Bürûdet gibi bütün eşyayı birbirinden ayrı" göstermesi ne demektir?
-
"Bunun içindir ki, mü'minin ruhunda adavet, kin, vahşet yoktur. En büyük bir düşmanıyla bir nevi kardeşliği vardır." İzah eder misiniz?
-
"Kâfirin ruhunda hırs, adavet olduğu gibi nefsini iltizam ve nefsine itimadı vardır." cümlesini izah eder misiniz?
-
"Dünya hayatında bazan galebe kâfirlerde olur. Ve keza kâfir, dünyada hasenatının mükâfatını 'filcümle' görür. Mü'min ise, seyyiatının cezasını görür." İzah eder misiniz?
-
"Dünya, kâfire cennet (yani âhirete nisbeten), mü’mine cehennemdir (yani saadet-i ebediyesine nisbeten) -yoksa, dünyada dahi mü’min yüz derece ziyade mesuttur- denilmiştir." Ne demektir?
-
"Yoksa dünyada dahi mü'min yüz derece ziyade mes'uddur, denilmiştir." İzah eder misiniz?
-
"İman insanı ebediyete, cennete lâyık bir cevhere kalb eder. Küfür ise, ruhu, kalbi söndürür, zulmetler içinde bırakır. Çünkü iman, kabuğunun içerisindeki lübbü gösterir.." İzah eder misiniz?
-
"Kalb ile ruhun hastalığı nisbetinde felsefe ilimlerine meyil ve muhabbet ziyade olur. O hastalık marazı da ulûm-u akliyeye tevaggul etmek nisbetindedir." İzah eder misiniz?
-
"Manevi olan hastalıklar, insanları akli ilimlere teşvik ve sevk eder. Ve akliyat ile iştigal eden, emraz-ı kalbiyeye müptela olur." Ne demektir, kalbin hastalıkları neler olabilir?
-
Dünyanın bir yüzünün; "Zâhirî bir ünsiyet, bir güzelliği varsa da bâtını ve içi daimî bir vahşet ile" İkinci yüzünün "Zâhiren vahşetli ise de bâtınen daimî bir ünsiyetle" dolu olması ne demektir?
-
"Mümkinatın iki veçhi vardır: Birisi: Enaniyet ile vücuttur... Ademe gider ve ademe kalb olur. İkincisi: Enaniyetin terkiyle ademdir... Vâcibü’l-Vücuda bakar, bir vücut kazanır." Ne demektir?
-
"Niyet öyle bir hâsiyete mâliktir ki, âdetleri, hareketleri ibadete çeviren pek acib bir iksir ve bir mâyedir." Ne demektir?
-
"Ve keza niyet, ölü ve meyyit olan haletleri ihya eden ve canlı, hayatlı ibadetlere çeviren bir ruhtur." cümlesini izah eder misiniz?
-
“Niyette öyle bir hâsiyet vardır ki; seyyiatı hasenata ve hasenatı seyyiata tahvil eder.” cümlesini izah eder misiniz?
-
"Necat, halas ancak ihlas iledir. İşte bu hâsiyete binaendir ki; az bir zamanda çok ameller husule gelir... Az bir ömürde, cennet bütün lezaiz ve mehasiniyle kazanılır." Ne demek?
-
"Dünyadaki lezzet ve nimetlere iki cihetle bakılır: Bir cihette, o nimetlerin bir mün'im tarafından verildiği düşünülür.. İkinci cihet, nimeti görür görmez nazarını ona hasrederek,.." Ne demektir?
-
"Birinci cihette lezzet, zeval ile zâil olsa bile ruhu bâkidir.. İkinci cihette, nimetin zevali ölüm değildir ki, ruhu kalsın.. Musibetlerin ise; zevalinden sonra dumanları söner.." İzah eder misiniz?
-
"Dünya ve âhiretteki lezzet ve nimetlere, iman ile bakılırsa, bunlarda bir hareket-i devriye görülür ki; emsaller birbirini takib eder. Biri gider, yerine onun misli gelir..." İzah eder misiniz?
-
"Esbab ve vesaiti insan kucağına alıp yapışırsa, zillet ve hakarete sebeb olur. Meselâ: Kelb, bütün hayvanlar içerisinde birkaç sıfat-ı hasene ile muttasıftır." İzah eder misiniz?
-
"Vasıtayı müessir bilerek Müessir-i Hakikîden yaptığı gaflete ceza olarak necis hükmünü almıştır ki tâhir olsun. Çünkü hükümler, hadler, günahları affeder..." İzah eder misiniz?
-
"Eğer her şey Cenâb-ı Hakk'a isnad edilmezse, bir ân-ı vahidde, gayr-ı mütenahî ilâhların ispatı lâzım gelir... Her birisi, bütün ilâhlara hem zıd, hem misil olması lâzım geliyor." Ne demektir?
-
"Bal arısının bir ferdini yaratan bir kudretin hükmü, bütün kâinata câri ve nafiz olması lâzımdır. Zira, o bal arısı kâinatın unsurlarına nümunedir, eczasını kâinattan alıyor." İzah eder misiniz?
-
"Halbuki vücud sahasında mahal ve makam, yalnız ve yalnız Vâcib-ül Ehad'a mahsustur." cümlesini izah eder misiniz?
-
"Eğer eşya kendi nefislerine isnad edilirse, her bir zerreye bir uluhiyet lâzımdır." cümlesini izah eder misiniz?
-
"Kâinatın Sânia olan delaleti, kendi nefsine olan delaletinden daha vâzıh, daha zâhir, daha evlâdır." İzah eder misiniz?
-
"Gafletten neş'et eden dalâlet, pek garip ve aciptir. Mukareneti, illiyete kalbeder... Devamlı mukarenet, illiyete delil olamaz." İzah eder misiniz?
-
"نَعْبُدُ’deki ن’un ifade ettiği cem’ ve cemaat, fikri ve kalbi ayık olan musallînin nazarında sath-ı arzı bir mescid şekline getirir. Ve bütün mü’minlerden teşekkül etmiş,.." İzah eder misiniz?
-
"Kuvve-i hayaliyesi daha keskin olanlar da kâinat mescidinde bütün masnuatın teşkil ettikleri halka-i zikirlerine girsin, şu fezayı velvelelendiren o sadâları dinlesin." Ne demek?
-
"Bir insan en evvel muhabbetini Allah’a verirse, onun muhabbeti dolayısıyla Allah’ın sevdiği her şeyi sever..." Cenâb-ı Hakkın mâsivâsına yapılan muhabbetlerin izahı nasıldır?
-
"Rızk dediğimiz iki kısımdır: Hakikî rızk, mecazî rızk. Yani zarurî var, gayr-ı zarurî var. Âyetle taahhüd altına alınan, zarurî kısmıdır..." İzah eder misiniz?
-
"Kaplan gibi hayvanların helal rızıkları, ölü hayvanlardır. Sağ hayvanları öldürüp rızık yapmak, şeriat-ı fıtriyece haramdır." İzah eder misiniz?
-
"Bu risale, Kur'ân'ın bazı âyâtını şuhudî bir tarzda beyan eden bir nevi tefsirdir. Ve hâvi olduğu mesâil, Furkan-ı Hakîmin Cennetlerinden.." İzah eder misiniz?
-
"Hatt-ı harpte siperde oturup müdafaa eden bir nefer, etrafında bulunan boş siperlere gitmeyip, bulunduğu siper içinde diğer bir pencereyi" açması, tekrar anlamına mı geliyor?
-
“Çünki takib ettiğim yol, akıl ile kalb arasında yeni açılan berzahî bir yoldur.” cümlesindeki “berzah” tabirinden kastedilen nedir?
-
"Nurların üstüne bıraktığım kelime taşları, delalet için değildi. Ancak, kaybolmamak için birer nişan ve birer alamet olarak bırakırdım." İzah eder misiniz?