Konu Kategorileri
Site İstatistikleri
| Kayıtlı üye sayısı: | 20992 |
| Toplam soru sayısı: | 24189 |
| Bugün üye olanlar: | 0 |
| Bugün gelen sorular: | 3 |
On Üçüncü Lem'a
İçerikler
- İman etmeyenlerin ne kadar zulümatlı ve boğucu hayatları olduklarından bahsediliyor. Tabi nazarlarında istikballeri karanlıklı olan insanlar için bu gerçekten doğrudur, ama şunu anlamıyorum. Onlar da sanki hayatlarından memnunlar...
- Büyük günahları işleyen kafir olur mu?
- ..insanda kalbin bir köşesinde lümme-i şeytaniye denilen bir âlet-i vesvese ve kuvve-i vâhimenin telkinatıyla konuşan bir şeytanî lisan ve ifsad edilen kuvve-i vâhime.. Cümlesini açar mısınız?
- Hem insandaki nebâtî ve hayvânî kuvveleri, âkıbeti görmedikleri, düşünemedikleri ve o insandaki letâif-i insaniyeye galebe ettikleri için, çıkmak istemiyorlar.. Burayı izah eder misiniz?
- "Zerre miktar imanı olan kurtulur inşâallah!.." ifadesinin izahı nasıldır?
- Şeytanın hilesinin zayıf olduğuna, yaptırım gücünün bulunmadığına işaret eden ayetler var. Peki şeytan nasıl insanları kandırabiliyor, Üstad bu konuda bilgi vermiş midir?
- Müslüman başka dine geçebilir mi ?
- Hem vücut, herhalde mevcut bir illet ister, muhakkak bir sebebe istinad eder. Adem ise, ademî şeylere istinad edebilir; ademî birşey, mâdum birşeye illet olur.. Cümlesini açar mısınız?
- Şeytanın kibri ile insanın kibri arasında mahiyet farklılığı var mıdır? Ene, enaniyet bağlamında insanla şeytanın fıtratları mukayese edilebilir mi?
- Hem insanın letâifi içinde teşhis edemediğim bir iki lâtife var ki, ihtiyar ve iradeyi dinlemezler, belki de mesuliyet altına da giremezler. Cümlesini açıklar mısınız?
- On Üçünçü Lem'anın Beşinci İşaretini genel hatlarıyla açıklar mısınız?
- Ekseriyet-i mutlaka ile, hayır ve mehâsin ve kemalât, vücuda istinâd eder ve ona raci olur. Bu cümleyi açıklar mısınız?
- Şeytanda nefis var mıdır?
- İnsanın Nefsi ve Şeytan Olmasaydı Günah İşler miydi?
- Cehennem ceza-yı ameldir, fakat Cennet fazl-ı İlâhî iledir.. Cümlesini izah eder misiniz?
- Ehl-i dalâlet olan hizbüşşeytanın zâhiren cüz'î hatîatlarıyla ve isyanlarıyla pek çok mahlûkatın hukukuna tecavüz ettikleri ve mevcudatın vezâif i âliyelerinin neticelerinin iptal etmesine sebebiyet verdikleri için,.. ifadelerini izah eder misiniz?
- Şeytan çoğalmakta deniliyor, onların çocukları şeytan olarak mı yaratılıyor? Eğer öyleyse haşa zulüm hatıra geliyor?
- ...muhkemât-ı Kur’âniyenin mizanlarıyla ve Sünnet-i Seniyyenin terazileriyle a’mâl ve hâtırâtını tart. Ve Kur’ân’ı ve Sünnet-i Seniyyeyi daima rehber yap... Burayı izah eder misiniz?
- Çünkü tevehhüm ve heves ve his, ileriyi görmüyor, belki inkâr ediyorlar. Nefis dahi yardım etse, mahall-i iman olan kalb ve akıl susarlar, mağlûp oluyorlar. Şu halde, kebâiri işlemek imansızlıktan gelmiyor.. İzahı nasıl?
- Şeytanın nüfuzunu kırma ve menfezlerini kapatma adına istiğfarın rolü ve etkinliği nedir? Şeytanla mücadelede; daha çok nefsi zayıflatan uykusuzluk, açlık, az konuşma dışında nasıl bir strateji izlenmelidir?
- İmkân-ı zâtî, imkân-ı zihnî, imkân-ı akli ne demektir?
- Şeytan, Nasıl Her İnsana Bir Anda Vesvese Verebiliyor?
- "Umur-u şerriyenin mümessilleri ve mübaşirleri ve o umurdaki kavâninin medarları olan ervâh-ı habise ve şeytaniye bulunması, hikmet ve hakikat noktasında kat'îdir." cümlesini açıklar mısınız?
- Bazı günahların ve hataların ardından, beni kötü bir geleceğin beklediğini düşünüyorum. Kendimi günahkar bir kul olarak görüp, kimsenin arkadaşlığını, yardımını kendime layık görmüyorum. Olduğum yerde saydığımı hissediyorum, ne yapmam gerekiyor?
- "Hem dalâletin müstekreh çirkinlikleri ehl-i dalâleti tenfir ettikleri halde..." Buradan ne anlamamız gerekiyor, bunu bir örnekle açıklayabilir misiniz?
- "Ekseriyet-i mutlaka ile dalâlet ve şer, menfidir ve tahriptir ve ademîdir ve bozmaktır. Ve ekseriyet-i mutlaka ile hidayet ve hayır, müsbettir ve vücudîdir ve imar ve tamirdir." cümlelerini açıklar mısınız?
- "Küfür ve dalâlet iki kısımdır. Bir kısmı, amelî ve fer'î olmakla beraber, iman hükümlerini nefyetmek ve inkâr etmektir ki, bu tarz dalâlet kolaydır. İkinci kısım ise, amelî ve fer'î olmayıp, belki itikadî ve fikrî bir hükümdür." İzahı nasıldır?
- Şeytan Düşüncelerimizi Okuyabilir mi, şeytan bir müminin gaypta yapmak istediklerini bilebilir mi?
- "Nasıl ki süt ve yoğurt bozulsalar yine yenilebilir. Yağ bozulsa yenilmez, bazan zehir gibi olur." Bu cümleyi nasıl anlamalıyız, yağ mı kıymetli süt mü?
- "Ve gayet zaaf ve aczde olan dalâlet ehli, mânen gayet kuvvetli olan ehl-i hakka muvakkaten galip oluyorlar ve mukavemet ediyorlar." Ehli hidayete mukavemet etmek için ehli dalalete verilen bazı cihazatlar nelerdir?
- Şeytan bizlerle neden uğraşır, bize yaklaşım yolları nelerdir, ondan ve vesvesesinden nasıl kurtulabiliriz?
- "Evet, cinnî şeytanın vücuduna kat'î bir delili, insî şeytanın vücududur. " deniliyor, açar mısınız?
- "Şerlerden ve fenalıklardan gelen itiraz ve tenkit Hâlık-ı Zülcelâle teveccüh etmemek için, hikmet-i Rabbâniye, şeytanın vücudunu iktiza etmiştir." deniyor. Bu ifade ile şeytan takdir edilmiş gibi olmuyor mu?
- "Ekseriyet-i mutlaka ile dalalet ve şerr, menfîdir ve tahribdir,.. Ve ekseriyet-i mutlaka ile hidayet ve hayır, müsbettir ve vücudîdir,.." Dalalet ve hidayet için "ekseriyeti mutlaka"tabirinin kullanılmasındaki hikmet nedir?
- On Üçüncü Lem'a'da geçen his, heves ve vehmin galebesi ile iman zayıflığı arasındaki ince sırrı açıklar mısınız?
- "Sabık işaretlerde tebeyyün etti ki, insan, icadsız bir cüz-ü ihtiyarî ile ve cüz’î bir kesb ile, bir emr-i ademî veya bir emr-i itibarî teşkil ile ve sübut vermekle müthiş tahribata ve şerlere sebebiyet verdiği gibi,.." izah eder misiniz?
- "Kuvve-i şeheviye ve gadabiye ise, şeytanın desiselerine hem kabile, hem nâkile iki cihaz hükmündedir." cümlesini izah eder misiniz?
- "Teşhis edemediğim bir iki lâtife var ki, ihtiyar ve iradeyi dinlemezler, belki de mes'uliyet altına da giremezler. Bazan o lâtifeler hükmediyorlar, hakkı dinlemiyorlar, yanlış şeylere giriyorlar." Nasıl anlamalıyız?
- "İnsanda kalbin bir köşesinde lümme-i şeytaniye denilen bir âlet-i vesvese ve kuvve-i vâhimenin telkinatıyla konuşan bir şeytanî lisan ve ifsad edilen kuvve-i vâhime,.." cümlesini izah eder misiniz, lümme-i şeytaniye ne demek?
- "Hizbullah olan ehl-i hidayet, o kadar inâyet ve rahmet-i İlâhiye ve imdad-ı Sübhâniyeye mazhar oldukları halde, neden çok defa, hizbüşşeytan olan ehl-i dalâlete mağlûp olmuşlar?" On Üçüncü Lem'a'nın Dokuzuncu İşareti'ni açıklar mısınız?
- "Adem şerr-i mahz, ve vücud hayr-ı mahz olduğunu, ehl-i tahkik ve ashab-ı keşif ittifak etmişler. Evet, ekseriyet-i mutlaka ile, hayır ve mehâsin ve kemâlât, vücuda istinad eder ve ona râci olur..." On Üçüncü Lem'a, Dördüncü İşareti açıklar mısınız?
- Kuvve-i gadabiye ve şeheviyenin bazen hükmünü, akıl kalp rağmına icra edip söz dinlememesi nasıl olur?
- "Niçin böyle ehemmiyetsiz insanların ehemmiyetsiz amelleri ve şahsî günahları kâinatın hiddetini celb ediyor?" sorusunun cevabını izah eder misiniz, kimin haklarına nasıl tecavüz ediyoruz?
- Lem'alarda geçen: "küfür ve dalaletin hilkati" ifadesi ne demektir? Haşa, evrimi savunan bir kişinin kafasına bir Yaratıcının olmadığı fikrini Allah mı vermiştir? Ayrıca beşer ''kendi fiilinin halıkı'' ne demektir?
- "İmandaki şek meselesi ise, imkân-ı zâtîden gelen ihtimaller, o yakîne münâfi değil ve o yakîni bozmaz. İlm-i usul-i dinde kavâid-i mukarreredendir ki,.." cümlesini izah eder misiniz?
- On Üçüncü Lem'ada ifadesi bulunan, "Kuvve-i vahime" mizi nasıl kontrol altına alabiliriz; yöntemi nedir?
- Üstadımız Hazretleri, ifsad edilmiş kuvve-i vahimeden bahsetmektedir. Peki bu kuvve, ifsad olduktan sonra nasıl ıslah olacak? Bir de nasıl ifsad oluyor?
- Üstad, mesela Hz. Peygamber (asv) hakkında, beşeriyet itibariyle çok imkan-i zatiye hatırına geliyor ki, imanın cezm ve yakinine zarar vermez, diyor. Ancak Peygamber (asv) ile ilgili en ufak bir vesveseye mahal olamayacağı ifade ediliyor?..
- "...Maddeten taaddüt etmediğinden ve abdin icadıyla ve nefsin arzusuyla olmadığından,.." cümlesindeki intişar ve taadüt etmeyi açıklar mısınız?
- "... İnsan, fıtratındaki zulüm damarıyla, şeytanın telkiniyle, ...Öyle de, insan, garaz damarıyla, sinek kanadı kadar bir seyyie ile dağ gibi hasenâtı örter,.." cümlesindeki zulüm, garaz damarları ne oluyor?
- On Üçüncü Lem'a Birinci İşaret'i açıklayabilir misiniz?
- Evet bir çekirdekten koca bir ağaca kadar ne kadar mertebeler var; mahiyet-i insaniyedeki istidadda dahi ondan daha ziyade meratib var. Belki zerreden şemse kadar dereceleri var. Bu istidadatın inkişafatı,.. Bu cümleyi devamıyla izah eder misiniz?
- On Üçüncü Lem'ada bütün şerlerin ademe rücu ettiği, ademin şerr-i mahz, vücudun ise hayr-ı mahz olduğu ifade edilmiş. Başka bir risalede ise "adem-i mutlak zaten yoktur, çünkü bir ilm-i muhit" var denilmiş. Bu iki izah nasıl tevfik edilebilir?
- Hayır ve iyiliklerin vücudi olması ve şer ve fenalıkların ise adem olmasını izah eder misiniz?
- "Halbuki Cenab-ı Hak, Haşir´de adalet-i mutlaka ile mizan-ı ekberinde amal-i mükellefini tarttığı zaman, hasenatı seyyiata galibiyeti, mağlubiyeti noktasında hükmeyler." cümlesindeki mesajı açıklar mısınız?
- "Kâinattaki umur-u hayriyedeki kanunların mümessili, nâzırı hükmünde olan meleklerin vücudu, ittifak-ı edyân ile sabit olduğu gibi, umur-u şerriyenin mümessilleri ve mübaşirleri,.." Umur-u Hayriye ve Şerriyyenin Perdeleri Var mıdır?
- On Üçüncü Lem'ada, büyük günahları işlemenin, iman zaafından kaynaklanmadığı ifade edilmektedir. Ama bir taraftan da asrın en büyük hastalığının zafı iman olduğu ifade edilmektedir. Bunu nasıl telif edebiliriz?
- "İmandaki şek meselesi ise, imkân-ı zâtîden gelen ihtimaller, o yakîne münâfi değil ve o yakîni bozmaz." cümlesinde geçen imandaki imkan-ı zatiyi izah eder misiniz? Cenab-ı Hakk'ın olmaması da zatında mümkündür mü diyeceğiz?
- "Bir emareden gelmeyen bir ihtimal-i zâtî ise, bir imkân-ı zihnî olmaz ki, şübhe verip, ehemmiyeti olsun." sözünü açıklar mısınız?
- "Hazret-i Peygamber (sas) hakkında beşeriyet itibariyle çok imkân-ı zâtiye hatıra geliyor ki, imanın cezm ü yakînine zarar vermez, diyor. Peygamber (asv)'in beşeriyet itibariyle çok imkân-ı zâtiye hatırına getirmesi ne demektir?
- "Kuvve-i şeheviye ve gadabiye ise, şeytanın desiselerine hem kabile, hem nâkile iki cihaz hükmündedir." Bu duygular neden cihaz hükmündedir, insanda başka duygular da var mı?
- "İnsan icadsız bir cüz-üihtiyari ile cüz-ü bir kesb ile bir emri ademi veya emr-i itibari teşkil ile ve sübut vermekle müthiş tahribata ve şerlere sebebiyet verir..." cümlesindeki emr-i ademi ve emr-i itibariden murat nedir?
- "Evet kesb ise, mübaşeret-i cüziye olduğu için, hususî bir netice-i şerriyenin mazharı olur; o kesb-i şerr, şerr olur." Bu cümlede geçen mübaşeret-i cüziye kavramını nasıl anlayabiliriz?
- "Hem insandaki nebâtî ve hayvânî kuvveleri âkıbeti görmedikleri," cümlesinde geçen, "nebati kuvveleri" ifadesini tam anlayamadım, biraz açar mısınız?
- "Kim hardal tanesi kadar imana sahipse cennete gidecektir." hadisindeki hardal tanesinden maksat nedir? Üstadımız bu konu hakkında izahatta bulunmuş mudur?
- Hayrı isteyen ve yaratan Allah, şerri isteyen nefsi insaniye ve yaratan ise Allah'tır, diyoruz. Peki, şeytanlar perde ise, şerleri de isteyen -haşa- Allah olmuş olmuyor mu? Çünkü şeytan sürekli insana şerri ve kötü şeyleri telkin etmektedir?
- "Kâfir, Kur'anın semâvî ilânâtına karşı küfr-ü mutlakı bırakıp meşkûk bir küfre inmiş." cümlesinde geçen meşkuk küfür ve mutlak küfür arasındaki farkı örnekle izah eder misiniz?
- "Bir mezheb-i bâtıl hükmetmiş ki,.." Üstad Hazretleri neden batıl bir mezhebten örnek veriyor? Batılın hükmü de batıl değil mi?
- "Evet kesb ise, mübaşeret-i cüz´iye olduğu için, hususî bir netice-i şerriyenin mazharı olur; o kesb-i şerr, şerr olur." cümlesini izah eder misiniz?
- "Küfür ve dalâlet iki kısımdır. Bir kısmı, amelî ve fer´î olmakla beraber, iman hükümlerini nefyetmek ve inkâr etmektir ki, bu tarz dalâlet kolaydır. İkinci kısım ise,.." diye devam eden ifadeleri açıklar mısınız?
- Hâlık-ı Zülcelâl, kâinatta ezdâdı birbirine mezc edip, birbirine mukabil getirip ve birbirine mütecaviz ve müdafi bir vaziyet verip,.. cümlesini devamı ile birlikte açıklar mısınız?
- Cenneti kazanmak neden fazlı ilahidir, elimizde hiç bir şey yok mu?
- On Üçüncü Lem'a, Dördüncü İşaret'te, adem ve varlıktan bahsediliyor; yokluk ve varlık nedir, konuyu izah eder misiniz?
- "Hem bazan şeytan, kalb üstündeki lümmesi cihetinde, Cenâb-ı Hak hakkında fena sözler söyler..." Fena sözlerden maksat, hayale gelen küfür ve şetm mi?
- "Küfürdeki inkârıyla, mevcudatın ille-i gayeleri ve sebeb-i bekaları olan o netice-i âzamı reddettikleri için, umum mahlûkatın hukukuna bir nevi tecavüz olduğu gibi, umum masnuatın aynalarında cilveleri tezahür eden..." devamıyla açıklar mısınız?
- "Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın meslek-i kudsîsi, hem vücudî, hem sübutî, hem tamir, hem hareket, hem hududda istikamet, hem âkıbeti düşünmek..." Kısaca izah eder misiniz; hududda istikamet ne demektir?
- Cahilliğinden ve bilemediğinden kebairden birini işleyen, artık Nur talebesi olamaz mı? Talebelik yolu kapanmış mıdır? Hala açık bir yol varsa deliliyle birlikte yazabilir misiniz?
- Küfrü bir süre tasdik ettim zannına kapılmakta mahsur var mıdır? İman kalpte mi olur, yoksa aklın da tasdik etmesi mi gerekir?
- İnsi şeytanlar kimlere denir? Şeytanın arkadaşları mıdır? Bir insanın insi şeytan olduğunu nasıl anlarız? Ve dışarıdan görülebiliyor mu? Herkes veya ehli kalb insanlar fark edebiliyor mu?
- Bir insan, ben iman ediyorum ve İslamiyeti yaşamaya çalışıyorum dediği halde, bu Nurları bildiği halde, nasıl oluyor da göz göre göre, bazan oluyor da imana ve İslam'a muhalif ve ters düşen bir yaşantıya saplanıyor, günaha girebiliyor?
- Nefsin insanın manevi terakkisindeki konumu nedir? İnsanın terakkisi, nefs-i emmarenin şek ve şüphelerine cevaplar bulmasıyla mı gerçekleşir?
- Şeytan,kötülüklerin oluşturduğu şahsi manevi mi, yoksa münhasır bir vücutları mı var?
- Melek ilhamı ile lümme-i şeytaniye, kalpte aynı yerlere mi tecelli ederler, yoksa ikisinin de kalpte ayrı ayrı yerleri mi vardır?
- Bazı alimlerin görüşlerine göre; "Esteizubillah" ifadesi ile Kur'an'a başlanmasının bidat olduğu belirtiliyor. Halbuki On Üçüncü Lem'a'da bu ibare geçiyor; bu konuda ne dersiniz?
- Üstad'ın, Kebairi İşlerken İman Kalpten Çıkar, Gibi Bir İfadesi Var mıdır?
- "İşte şeytanın evvelki desiselerine karşı mü´minin tahassüngâhı: Muhakkikîn-i asfiyanın düsturlarıyla hududları taayyün eden hakaik-i imaniye ve muhkemat-ı Kur´aniyedir. " deniyor. Vesveseye düşen birisi bu düsturları ve hudutları nasıl anlayacak?
- "Dalâlet ve şer ve musibetler ve mâsiyetler ve belâlar gibi bütün çirkinliklerin esası, mayası ademdir, nefiydir..." Musibetler nasıl ademi oluyor, açıklar mısınız?
- Şeytanın münhasır vücudu var mı, yoksa kötülüklerin şahsı manevisini mi temsil ediyor? Şeytanın yaratılması hangi isme dayandırılmalıdır? Risaleler ışığında bakar mısınız?
- On Üçüncü Lem'a'da "Hem tecavüz var ki, az bir amel ile çoklarına zarar verip ihafa noktasından ve firavniyyet cihetinden onlara bir makam kazandırır." cümlesini izah eder misiniz?
- Binlerce hissiyat ve latifeler insana derc edilmiş ve çoğu bilinmiyor. Bunlar bizim imanımıza nasıl katkı sağlıyor? Üstad bile, bir iki keşfemediğim latife var, diyor? İman bu bilemediğimiz hissiyat, cihaz ve latifeleri işletmeye mi başlıyor?
- "Yalnız insan, iman ile, arzu ile, niyet ile sahib olabilir. " Hasenat Allah'tandır. İnsan ancak bunlara iman, arzu ve niyetle sahip olabiliyor, deniyor. Bunu izah edebilir misiniz?
- Nefsin mahiyetini açıklayabilir misiniz? Nefis hep kötülüğü mü ister? Biz nasıl nefsimize zulmetmiş oluyoruz? Üzerimizde hakkı var mıdır?
- İmanı zaif olan kişi şeytana daha fazla yenilmez mi? On Üçüncü Lem'a'da ise, günaha girme iman zaifliğinden değildir, deniyor. Açıklar mısınız?
- "Sual: Bu kadar elîm ve karanlıklı, müşkilâtlı yola nasıl ekser insanlar gidiyorlar? Elcevap: İçine düşmüş bulunuyorlar, çıkamıyorlar..." Buradaki soru-cevabı izah eder misiniz?
- On Üçüncü Lem'a'nın, vesveseden bahseden Altıncı İşaret'ini açıklar mısınız?
- İnsanda bulunan latif duygulardan bir liste yapacak olursak, neleri dahil edebiliriz?
- "Kebairi işlemek, imansızlıktan gelmiyor, belki hiss ve hevesin ve vehmin galebesiyle akıl ve kalbin mağlubiyetinden ileri gelir."; "Büyük günahları serbest işleyip istiğfar etmemek ve aldırmamak, o imandan hissesi olmadığına delildir." İki cümle zıt?..
- Şeytan, kendini kendine tabi olanlara neden inkar ettiriyor? Şeytan bu tavrı ile neyi amaçlıyor ve imana nasıl bir zararı olabilir?
- Adem-i emirlerde Cenab-ı Hakk'ın kudreti taalluk eder mi? Yani nasıl itibari emirlerde taalluk etmiyor, onun gibi tahribat nevinden olan fiilerde, mesela camın kırılmasında, veyahut tohuma filizlenme emri geldiği zaman toprağın açılmasında kudretin taaluku var mıdır?
- "İnsan onda hakikî fâil olamaz. Ve nefs-i emmâresi de hasenâta taraftar değildir. Belki rahmet-i İlâhiye onları ister ve kudret-i Rabbâniye icad eder. Yalnız, insan, iman ile, arzu ile, niyet ile sahip olabilir." Nefs-i emmârenin de hasenâta taraftar olmamasının, zikredilmesini anlayamadım, açıklar mısınız?
- Üstad "Şeytanın mühim bir desisesi insana kusurunu itiraf ettirmemesidir." diyor. Hep kendini medheder nefis. Ayette de "Nefislerinizi temize çıkarmayın." diyor. Açıklayabilir misiniz?
- "Nasıl ki, bin ve on çekirdeği bulunan bir zat, o çekirdekleri toprak altında bir muamele-i kimyeviyeye mazhar etse, ondan on tanesi ağaç olmuş, bini bozulmuş. O on ağaç olmuş çekirdeklerin o adama verdiği menfaat, elbette, bin bozulmuş çekirdeğin verdiği zararı hiçe indirir. Öyle de, nefis ve şeytanlara karşı mücahede ile,.." Açıklar mısınız?
- "İnsan küçük bir âlem olduğu gibi, âlem dahi büyük bir insandır." Alemdeki cinlerin, insandaki mukabili olabilir mi?
- Üstad, Mutezile için; "Hem derler: 'Bir günah-ı kebireyi işleyen bir mü´minin imanı gider.' " Bildiğim kadarıyla böyle demiyorlar. Mü´min ile kafir arasında bir yer alır diyorlar. Yani fasık olur. "al-manzila bayn al-manzilatayn" onlara ait bir ifadedir. Ebu Hanife bunu kabul etmeyip, mü´minin zıttı kafir olduğunu söyleyerek, böyle bir ara pozisyonun mümkün olmadığını söylüyor. Acaba Üstad, Ebu Hanife gibi düşündüğü için mi bunu söylüyor?






