İkinci Söz
İçerikler
-
İkinci Söz, ana hatlarıyla neyi konu almıştır?
-
İkinci Söz "O muttakiler ki gayba inanırlar." âyeti ile başlıyor; fakat imanın ne kadar büyük bir emniyet ve selamet olduğu anlatılıyor. Nasıl bağlantı kurulabilir?
-
"O takva sahipleri öyle kimselerdir ki, gayba iman ederler." Gayba iman etmek, müttakilerin özelliği midir? İman ile gayb arasındaki münasebeti nasıl anlamalıyız?
-
"İmanda ne kadar büyük bir saadet ve nimet ve ne kadar büyük bir lezzet ve rahat bulunduğunu..." İkinci Söz'deki temsili şematik olarak gösterebilir misiniz?
-
"Biri hodbin talihsiz bir tarafa, diğeri hüdâbin bahtiyar diğer tarafa sülûk eder, giderler." cümlesinin izahı nasıldır?
-
"Hodbin adam hem hodgâm, hem hodendiş, hem bedbin olduğundan, bedbinlik cezası olarak nazarında pek fena bir memlekete düşer..." İzah eder misiniz?
-
"Hodbin", "hodendiş", "hodkam" kelimeleri; sadece kendini düşünen manasına geliyor. Temsili hikayede; başkalarına yapılan zulüm karşısında olumsuz etkilenmesi çelişki değil mi?
-
"Herkes ona dost ve akraba görünür. Bütün memlekette yaşasınlar ve teşekkürler ile bir terhisât-ı umumiye şenliği görüyor." deniyor. İkinci Söz'de geçen bu ifadeleri değerlendirir misiniz?
-
"Bütün memlekette yaşasınlar ve teşekkürler ile bir terhisât-ı umumiye şenliği görüyor. Hem tekbir ve tehlil ile mesrurâne ahz-ı asker için bir davul, bir musiki sesi işitiyor." Ne demektir?
-
"Güzelce bir ticaret eline geçer, Allah’a şükreder." İkinci Söz'deki ticaret nedir, izah eder misiniz?
-
"Aklını başına al, kalbini temizle; ta şu musibetli perde senin nazarından kalksın, hakikati görebilesin." cümlesini izah eder misiniz?
-
İkinci Söz'de inanmayanların nazarına görünen hadiselerin dehşet ve zulmetine bakıldığında; onların yaşayamaması, hayata tahammül edememesi gerekir. Fakat çok keyifli görünüyorlar, ne dersiniz?
-
"Nihayet derecede âdil, merhametkâr, raiyet-perver, muktedir, intizam-perver, müşfik bir melikin memleketi, hem bu derece göz önünde âsâr-ı terakkiyat ve kemâlât gösteren..." İzah eder misiniz?
-
"Zira nihayet derecede adil, merhemetkar, raiyetperver, muktedir, intizamperver, müşfik bir melikin memleketi..." Neden özellikle bu sıfatlara vurgu yapılıyor?
-
"Bütün zîhayat, firak ve zeval sillesiyle ağlayan yetimlerdir. Hayvan ve insan ise, ecel pençesiyle parçalanan kimsesiz başıbozuklardır." cümlelerini açar mısınız?
-
"...Dağlar ve denizler gibi büyük mevcudat, ruhsuz, müthiş cenazeler hükmündedirler." cümlesini açıklar mısınız?
-
"Bu alemin bir zikirhane-i Rahmân olması" meselesini izah eder misiniz?
-
"Bu dünyanın, beşerin ve hayvanların bir talimgâhı olması" meselesini izah eder misiniz?
-
"İman öyle bir iksirdir ki, insanı bütün kainatla dost ve ahbap yapar; her şeye karşı bir ülfet ve ünsiyet kazandırır." cümlenize binaen, insanın kendini yalnız hissetmesi iman zayıflığından mı kaynaklanır? İkinci Söz'de bu mu anlatılıyor?
-
"Bütün sadâlar ise, ya vazife başlamasındaki zikir ve tesbih ve paydostan gelen şükür ve tefrih veya işlemek neş’esinden neş’et eden nağamattır..." cümlesinin izahını yapar mısınız?
-
İkinci Söz'de, Seyyid-i Kerîm ve Mâlik-i Rahîm ibaresinde, neden seyyid ve malik sıfatlarına özellikle vurgu yapılıyor? Ve yine neden cennete çekirdek, küfüre tohum demiş?
-
"Bütün mevcudât, o mü'minin nazarında, Seyyid-i Kerîminin ve Mâlik-i Rahîminin birer mûnis hizmetkârı, birer dost memuru, birer şirin kitâbıdır." cümlesini açar mısınız?
-
"Bütün mevcudatın Allah Teâlâ’nın birer şirin kitabı olmasını" izah eder misiniz?
-
"İman bir manevi Tuba-i Cennet çekirdeği taşıyor. Küfür ise manevi bir Zakkum-u Cehennem tohumu saklıyor." Çekirdeği taşımak ile Tohumu saklamak ifadesinde ne gibi bir incelik olabilir?
-
"Tuba-i cennet" ve "Zakkum-u cehennem" kavramları ile "Demek, iman bir manevi tûbâ-i cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise manevî bir zakkum-u cehennem tohumunu saklıyor." cümlesini izah eder misiniz?
-
"Demek selamet ve emniyet, yalnız İslâmiyet'te ve imandadır." cümlesinde; selamet ile İslâmiyet ve emniyet ile iman arasında nasıl bir münasebet vardır?