Üye Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Haber Grubu
Mail adresiniz:
(Haftalık e-bülten aboneliği)


Bediüzzaman Hazretleri Risale-i Nur eserlerinde Kur'anın harf sayısı hakkında 300.620 rakamını vermektedir. Oysa bu rakam bazı İslam alimlerinin verdiği rakamlarla çelişmektedir. Bu konuda ne dersiniz?

Yazar: Niyazi BEKİ (Doç. Dr.), 30-1-2009

Soru:

"Bediüzzaman Kur’an harflerinin sayısını 300.620 olarak ifade ediyor. Halbuki, Abdullah b. Kesir ve mücahidin 321.180, Fadl b. Ata b. Yesar 325.015, Sellâm Ebu Muhammed el-Hamanî 340.740 harf olduğunu söylüyorlar."

"Abdülaziz Bekkine ise, mevcut Kur'anların 322.671 harf tuttuğunu belirtmiştir. Suyutî, İtkan’da; İbn Abbas’tan yapılan rivayete göre, Kur'an’ın tamamının 323.671 harf olduğunu zikreder. Ayrıca Kur'an harflerini kesin bir sayıya bağlamada gösterilecek gayret, faydası olmayan bir meşgaleden öteye geçmez. Başka kitapları okumaya vakit bulamayan Bediüzzaman nasıl oluyor da Kur'an harflerini saymaya vakit bulmuştur, demeden edemiyoruz.Görüldüğü gibi Said Nursî’nin verdiği rakam, rivayetlerin hiçbiri ile tevafuk etmemektedir."

Cevap:

- Alimlerin Kur’an’ın kelime ve harf sayımında farklı rakamlar ortaya koymalarının hikmetleri vardır. Kelimelerin sayımındaki farklılık, örfî/nahvî, kitabî kelimelerin nazara alınıp alınmamaktan kaynaklanmaktadır. Harflerin sayımındaki farklı sayıların elde edilmesi ise, -kuvvetli bir ihtimalle- Hatt-ı Osmanîde küçük bir dikme halinde yazılan elifler ile hemzenin yuvası olan vav ve ya gibi zait harflerin sayılıp sayılmamasından kaynaklanmıştır. Ayrıca, hatt-ı osmanî ile diğer hatlar arasında kendini gösteren elifler/çekmeler, belki de şeddelerin de rolü olmuştur.

- Kur’an’ın harflerini farklı bir sayıda tespit ettiği için, Bediüzzaman Said Nursi’yi eleştirmek art niyetin bir ürünüdür. Çünkü, ta sahabeden beri gelen bu gibi çalışmalarda -sorudaki bilgilerde de geçtiği gibi- bu konuyu tespit etmeye çalışan alimlerin vardığı sonuçlar da hep farklı olmuştur. “Bediüzzaman’ın tespiti, diğer alimlerin tespitlerine uymuyor” diye yapılan bir eleştiri, diğer alimler için de geçerlidir. Söz gelimi “Neden Mucahid’in tespiti diğerlerinden farklıdır, hatta hocası olan İbn Abbas’ın tespitinden de farklıdır?” Bu farklılığın bir açıklaması varsa, yukarıda arz ettiğimiz şekildedir. Kaldı ki, böyle büyük sayılarda bazı farklılıkların olması pek fazla bir önemde arz etmez. Tespit edilen bütün sayılar 300.000'de birleşiyor, fakat küsuratta farklılık gösteriyor.

“Başka kitapları okumaya fırsat bulmayan Bediüzzaman, nasıl olur da bu harfleri saymaya vakit bulmuştur?” şeklindeki ön yargı kokan sorunun cevabı ise şudur:

- Başta Tercümanu’l-Kur’an İbn Abbas olmak üzere birçok büyük İslam aliminin Kur’an’ın ayetleri yanında kelime ve harflerini de saymış olmaları, bu sayımın öyle önemsiz, faydasız bir şey olmadığının göstergesidir. Sonsuz ilim sahibi Allah’ın kelamı olan Kur’an’ın kullandığı kelime ve harflerin sayılması ve onlardaki bazı esrarın varlığını bulmaya yönelik çabaların olması, Allah’ın kitabına verilen değerden başka ne ile izah edilebilir?

- Bununla beraber, Bediüzzaman’ın, Kur’an’ın harflerini baştan sona saymadığı bilinmektedir. Gerek Kur’an’ın kelimelerinin gerekse harflerinin sayısıyla ilgili bilgileri eskiden gençlik zamanında -bir defa bakmakla yetinen harika hafızasıyla- hıfzettiği eski malumatına, eski tefsirlerden almıştır. Onlara itimat etmiştir. Aşağıdaki ifadelerinden bu bilgiye ulaşmak mümkündür.

“Rumuzat-ı Semaniyeyi yazdığım zaman hem çok acele telif edilmiş; hem benim eski mahfuzatıma itimad ederek, takribî iki mikyas yaptım. Onunla, hem eski ulemanın hesaplarına binaen hurufat-ı Kur'âniyenin i'câz cihetinde esrarını yazdım. Sonra, meşhur Kamusü'l-Lügat sahibi Mecedüddîn-i Firuz Âbâdî'nin, el-Mikyas nâmındaki tefsir-i meşhur u makbulünün hurufat ve kelimat-ı Kur'âniyeye dair beyanatına baktık, yüzde doksanı bizim hesabımıza tevafuk etmiş. Yalnız, beş on yerinde muhalefet gördük. Sonra tahkikî bir hesap yaptım. Bizimki doğru, onunki matbaaların sehvi olduğu tahakkuk etti. Madem böyle azîm yekûnlardaki tevafuklarda küçük küsuratlar ve küçük farklar zarar vermez diye, daha tam tamına tahkikî bir tarzda bütün Kur'ân'ı, bütün hurufatıyla ve kelâm ve kelimatıyla hesap etmeye ve letaif-i i'câziyeyi onunla tam takviye etmeye vakit bulamadım. Zâlimler bana vakit bırakmadılar. Ben de o takribî mikyaslarımla ve mahfuzatımla ve eski ulemanın hesaplarına ve Kenzü'l-Arş duasındaki adedlerime(oradaki sayılarla ilgili bilgilerle) iktifa eyledim.”(bk. Emirdağ Lahikası-I, 135.. Mektup).

Okunma Sayısı : 19476


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Gelen Yorumlar

mütekellim 30-Ocak-2009

Muhakkik ve müdakkik alimlerimizin bazı tespit ve teşhislerini, hüsn-ü zanla karşılamak gerekir. Onların bize uymayan veya genel kaideye uygun düşmeyen tespitlerini tenkit etmek büyük bir hatadır. Mesela yukarıda sayılan alimlerimizin hepsi müdakkik ve ümmet tarafından kabul edilen kişilerdir. Bunların herbirisi bazı sayım tekniklerinden dolayı, Kur'anın harflerini farklı hesaplamışlardır. Bunların hepsine bizim hürmet etmemiz gerekir Aynı şekilde Bediüzzaman hazretleri herkesin kabul ettiği muhakkik bir şahsiyettir. Onun tespit ettiği bazı bilgilere de hürmet etmek gerekir. Özetle alimler tarafından kabul edilen Bediüzzaman gibi şahsiyetleri tenkit etmek için, en az onun kadar ilme sahip olmak lazımdır. Zaten Onun kadar ilme sahip olanlar varsa, onu teyit eder. Demek tenkit edenler, bilmedikleri için tenkit eder.

nur_aşığı 25-Şubat-2010

zaten belirttiğiniz gibi bütün alimler farklı sayı söylemiş neden üstadımın sayısının farklı oluşu dikkatinizi çekti ve üstadım risalei nurları yazarken Kuran dan başka bir kitap bulundurmuyordu üstad hzleri Kur an ın harflerini sayması abes karşılanamaz hizmet iman Kur an hizmeti elbette Kur an ın harflerini sayar

Vbdestabe 22-Temmuz-2010

Üstad İ'cazı kuranı beyan etmek tavzif edilmiştir bu yüzden hurufatların sayısına hatta harekeleri sayıp incelesi normaldir hatta hizmeti için gereklidir.

taylant 29-Ağustos-2012 01:49:35

Sayı saymadan önce hangi sayma sisteminde ve hangi kabullere göre sayman gerektiğinin bilinmesi gerekir. Sıfır alacak mısın, sıfır herhangi bir sayıdan sonra gelir mi? Şu an ki doğal denilen sayı sistemi bazı sistemlerde sıfırı alır bazı sistemler almaz. 323000 den 300000 düştüğüne göre Bediüzzaman bir 23000 harf atmış demektir. Halbuki nüshalar sabittir. Burada hata sadece son sayana değil hepsine gider, arkadaş boşuna Bediüzzaman nisbet ediyor. Bu mevzu hüsn ü zan kabul etmez. Orta boy bir sure kadar eksiklik var neredeyse. Doğal olmayan başka bir sayı sistemine göre hepsi birbirine eşittir. X=Y Ama oraya da girme 6 tane birbirine eşit ip al, herbirini istediğin kadar böl bütün sayımlar için Kuran sabit çıkar. Üstad hazretleri el cebir vel mukabele ( polinomlar ve polinomial eşitlikler) üzerine risale yazacak kadar aritmetik ve hesaba kabiliyetlidir bir Zat tır. Tarihçeye bakılsın. Sayamadı eksik saydı olmaz, hikmeti nedir diye sorulur.