Üye Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Haber Grubu
Mail adresiniz:
(Haftalık e-bülten aboneliği)


"İnsanın bir ferdi, sair hayvânâtın bir nev’i hükmündedir. Elbette, kat’î bir hads ile hükmedilir ki, haşir ve neşr-i ekberde, beşerin herbir ferdi aynıyla, cismiyle, ismiyle, resmiyle iade edilecektir." cümlelerinin izahı nasıldır?

Yazar: Sorularla Risale, 05-4-2008

Allah kainatta tasarruf ederken, hem kudretini, hem mükemmel sıfatlarını göstermek için, az bir şeyin eli ile çok şeyleri verdirir; bir sayfaya, kitabı sığdırıyor. Tek bir şeye yüzlerce vazife takar.

Mesela bir karaciğere, tıbbın beyanı ile, dört yüz vazife takar. Bir ağaç ile, tonlarca meyve verdirir. Yüz gramlık göze, ciltlerle yazılsa bitmeyen ilim ve hikmet takar.

Şayet bunları tersi ile yapsa idi, yani bir karaciğer yerine, dört yüz vazife için ayrı ayrı karaciğer veya farklı organlar yaratsasdı, her meyve için bir ağaç yaratsa idi, bahçeden üç beş kilo meyve yemek için, sayısız ağaçlar dikmek gerekecekti.

İşte, kainatta hiçbir şey eşit yaratılmamış. Her vazifeyi görecek ayrı ayrı şeyler yerine, çok vazifeleri görecek bir şey yaratmış.

İnsanlıkta da durum aynıdır. İnsanın bir ferdini, Allah öyle bir donatmış ki, sair türlere bedel yaratmış. Allah, insana çok hissiyat ve cihazlar vermiş ve duygularına sınır koymamış ki, çok makam ve mertebeleri elde edebilsin ve kainatın halifesi ve neticesi olduğunu gösterebilsin. Yani, Allah, bir insan ile çok mahsulat kaldırsın ve çok maksatları tahakkuk ettirsin. Bu yüzden insanı kayıt altına alıp, sınırsız duygularını susturmak imkansızdır.

Materyalist felsefenin mutlak eşitlik kanununu, yani sınıfsız toplum düşüncesi insanın fıtratı ile çelişiyor, uyuşmuyor. İnsan gibi cami ve geniş ve sınırsız duygu ile donatılmış bir varlığı, eşitlik ile kayıt altına almak ve her insan, fazilet ve kabiliyetçe aynıdır, demek, taptıkları tabiatın kanununa aykırıdır.

Allah, her insanı diğer türlerin üstünde yarattığı gibi, insanlar arasında da bazı insanları çok vazifeleri gördürmek için, diğer insanlardan farklı ve üstün vasıflarla donatmıştır. Onun için insanlar arasında kabiliyet ve fazilet noktasında mutlak eşitlik söz konusu değildir. Sınıfsız insan toplumu, ütopyadan öteye geçemez.

Mutlak eşitlik, ancak hukukta olur. Yani, kanunlar ve adalet önünde herkes eşittir. Sosyal statü ne olursa olsun, hukukta mutlak olarak herkes eşittir ve eşit olmalıdır. İslam bu eşitliği tam bir şekilde ortaya koymuştur. Zira İslam, fıtrat dinidir.

Okunma Sayısı : 6951


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Gelen Yorumlar

nocturne 18-Eylül-2008

çok güzel bir yazı, ellerinize sağlık..

bakiduman 13-Kasım-2008

Allah razı osun.istifade ettik.

cgandac 29-Kasım-2008

külliyat içerisinde bu mevzu burada ele alınan şekilden farklı olarak da yorumlanmaktadır.

ÖMER ZABCI 26-Mayıs-2009

bir insan yaşadıgı ömürde kullandıgı vücut nr oluyor 30.söz nazara alındıgında her bir zerre ayrı vazifesi var

okırkpınar 10-Haziran-2009

Haşirde aynı şeklimizlemi ihya olacağız diye bir soru soracaktım ki.Bu sorudaki ifadeyi görünce vazgeçtim. "Haşir ve neşr-i ekberde, beşerin herbir ferdi aynıyla, cismiyle, ismiyle, resmiyle iade edilecektir".Bu ifadeye istinaden herşeyimizle aynı dirileceğiz diye anlıyorum.

habib 13-Şubat-2018 11:10:08

bu açıklamalardan; hayvanların cismiyle haşr olmayacağını mı anlamamız gerekiyor? öyle ise, "hayvanların toprak olacağını" belirten ayet ve "boynuzsuz keçinin boynuzludan hakkını alacağını" bildiren hadis, birlikte değerlendirildiğinde bunların da haşirlerinin bizzat cisimleriyle olacağını göstermiyor mu?

Editör 13-Şubat-2018 11:46:24

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Abdullah bin Ömer, Ebu Hureyre ve İmam Mücahid in bu ayetin tefsirlerine göre, Cenab-ı Hak mahşer gününde hayvanları alıp ödeştirecek, sonra da onlara, "Toprak olun." buyuracak, sonunda onların hepsinin bedenleri toprak olacak, ruhları ise bakı kalacaktır. Hayvanların cehennem azabından kurtulmalarına gıpta ile bakan kâfirler, kendilerinin de toprak olmalarını arzu edeceklerdir.
 
Bir hadiste Peygamber Efendimiz (asm),
"Her hak sahibine hakkını vereceksiniz. Hatta boynuzsuz koyunun boynuzlu koyundan kısas suretiyle hakkı alınacaktır." (bk. Müslim, Birr 15, 60; Tirmizî, Kıyâmet 2; R.Salihın, 204.)
buyurarak, ahirette hiçbir haksızlığın karşılıksız kalmayacağını bildirir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör