Üye iseniz giriş yapın, değilseniz üye olun.


Nur talebelerinin sadece Risale-i Nur okudukları, tenkit yollu olarak söyleniyor. Ne dersiniz?

Yazar: Sorularla Risale, 09-11-2006

Üstad hazretleri , Risaleler hakkında; “Risale-i Nur hakaik-i imaniyeye taalluk eden meselelerde kâfidir, başka eserlere ihtiyaç bırakmaz.” der. Başka yerlerde de bu ifadeyi “haslar için” diye tahsis eder. Üstadın zamanında hizmetle ve telifatla alakadar olanların çok az olması itibariyle, bu umumi ve yüce hizmet onların mesailerine terettüb ettiğinden başka şeylerle iştigal etmeleri hizmete sekte vuracağından, o zamanki Nur talebelerinin tümü Risalelerle meşgul olmuş, başka şeylerle ilgilenmemişlerdir.

Ayrıca bu zamanda herkes belli konularda ihtisaslaşmakta, ihtisas konuları dışındaki eserlere fazla zaman ayırmamaktadır. “Umuma el atmak, umumu terk etmektir.” Dolayısıyla kendilerini bu davaya adamış ve Risalelere hizmet etmeyi gaye edinmiş bir kimsenin başka şeylerle fazlaca meşgul olması ihtisasını zedeler ve motivasyonunu bozar. Zaten ihtisaslaşmanın mahiyeti icabı böyle olması lazımdır.

Üstad, bu zamanın hastalığını zaaf-ı diyanet olarak belirlemiş, batıl felsefi cereyanlarla nice insanların imanlarının zedelendiğini görmüş, bütün bunlara karşı iman hakikatlerini izah ve ispata ağırlık vererek bu zamanın hastalıklarına tam deva olacak Nur Külliyatını telif etmiştir. Nur talebeli de bu eserleri muhtaç olanlara ulaştırmayı bu zamanın en büyük bir manevi cihadı olarak benimsemişler ve bunu hayatlarının gayesi yapmışlardır.

Bununla birlikte Nur talebeleri bilgilerini artırmak için başka faydalı eserleri de okurlar. Ama bu okuyuş şahsi kalır. Birlikte neşir ve ilan için çalıştıkları eserler Nur külliyatıdır. Bunun normal karşılanması gerekir. Her fakültede bütün bilim dalları okutulmadığı, her tarikatta bütün zikirler çekilmediği, her sanayici her çeşit mamülün üretimine çalışmadığı gibi, Nur talebeleri de iman kurtarma davasına öncelik vermekte ve çalışmalarını bu sahada yoğunlaştırmaktadırlar. Kaldı ki, Nur talebeleri, imani ve Kur'ani hakikatlerin öğrenilmesinde bir tefsir olarak risaleleri okumayı tercih etmekle birlikte, okudukları tek kitap risaleler değildir.

Onlar risalelerden namazın niçin kılınacağını öğrenirler, ilmihal okuyarak ise nasıl kılınacağını öğrenirler. 11. Lemayı okuduklarında peygamber efendimizin sünnetine uymanın lüzumunu anlarlar, siyer kitapları okuyarak ise sünnetin ayrıntılarını öğrenirler.

Bugün Nur talebelerince kurulmuş birçok yayınevi vardır. Buralarda basılan kitaplara bakılırsa meselenin boyutları görülebilir.

Okunma Sayısı : 11566

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Gelen Yorumlar

yuvam 18-Aralık-2007

Sevgili Hocam,Biz kimsenin ne okuduğuna karışmıyoruz,ama bizim ne okuduğumuza karışılıyor.Bu muhteşem din sadece namazdan ibaret değil ki...Çok basit bir örnek vereyim.Bir insanın içinde bulunduğu halin-ilmini bilmesi farzdır.Adam karısını boşamış.Talaklar bitmiş.Haberi bile yok.Bunu risaleden mi öğrenecek.Kaldıki risaleler bir fıkıh kitabı değildir.İmanı güçlendiriyor.O zaman bırakalım imamı azamı,imam şafiyi,islamın ekonomik boyutunu,islamın pedegojik boyutun,islamın pskososyal hayata ne getirdiğini vesaire...Bunu sadece risaleyle sınırlamak çok iddialı olmaz mı? Zaten Üstad Bediüzzaman imana dair konularda diye şerhini düşmüş.Demekki herkes mesleğinde en iyi olacak ve o konuda islamın hükümlerini bilecek.Bugün nlp kitapları kişisel gelişim kitapları ekmek-peynir gibi gidiyor.Bizim alimlerimiz Peygamber efendimizin bu yönünü ortaya koyan eserler koyamadılar ne yazıkki.Boşluklar dolmaya mahkummuş.Ben bu alanda çalışıyorum.çevremdeki kardeşler hem çalışmadıkları gibi hemde çalışana mani oluyorlar.Sadece paylaşmak istedim.Selam ve muhabbetle...

NELEZ 20-Aralık-2007

güzel izah etmişini zmesleğimizde taassup yok. ama başka kitapları okuyalım derken de risalelerden uzaklaşmayalım. türlü türlü kitaplar var bazıları zarar verebiliyor. bence başka kitapları okumak ruhsat ise sadece risaleleri okumak azimettir selam ve dua ile

hasanhuseyin-77 03-Mayıs-2008

Risale-i Nur mesnevi nuriye şemme bahsinde "Ham de ayetler,şuunat ve efalinden bahseder... Hem adi şeylerden bahsi hariküladedir.Şiirin hariküladelerden bahsi,alel-ekser adidir. Buradan gayet açık olarak anladığım. Ayetler adi konuları harikalede anlatırken,kurandan başka harükülade bir meseyi bile hariküladelikten düşürüyor,adileştiriyor. R.nur Kuran tefsiri olduğuna göre anlattığı her konu adi konularda olsa harikülade anlatılıyor. harikülade konuyu bozan kuran tefsiri dışındakilerle zaman neden harcansın? Kim vaktini boş ve hariküleleikten düşen işlerle harcamak ister. O gaflettir.

yuvam 09-Mayıs-2008

Hasan Hüseyin Beye; Değerli Beyefendi Farklı şeylerden bahsediyoruz.Editör benim derdimi anlamış. Saygılarımla.

hayrülnisa 18-Mayıs-2008

bende çok istiyorum okumayı :(ama bi türlü nasip olmuyor:(:(

mehmetyeyzi 07-Temmuz-2008

selam ve dua ile başlıyorum,
bu mevzuda "nur talebeleri " olarak kendimize bir öz eleştiri yapmamız lazım geldiğine inanıyorum. zira üstadımız imani meselelerde risale-i nur başka eserlere ihtiyaç bırakmıyor! derken sahih ve lüzumlu kitaplardan okumayın? demiyor. Demesi de zaten islamın ruhuna ters olurdu? zira bir mümin; Kuran-ı Azimüşşanı ve tefsirlerini, ehadis-i şerifleri ve izahatlarını, siyer ya da islam tarihini, fıkıh yahut ilm-i hal kitaplarını okuması ve de bilmesi gerekir. Hele bir nur talebesi, kanaatimce 19.mektup, 25.söz, 27.söz, muhakemat, mesnevi vb.eserlerde işaretler edindiği üzre bu konuları herkesten ziyade bilmeli ve çok yönlü olmalı. derslerde suver-i kuraniye ya da ibare-i arabiyeleri okurken" ila-ahiri..."deyip hemen geçen çok kardeşimiz var ki bu bizim zaafiyetimiz. "ikra!emr-i sübhaniyesi ile nazil olan Kuran ne emrediyorsa, biz de ona intisaben okuyacağız. Eminim "kuranı ve hadis külliyatlarını" tedkik ederek okuduğunuzda "risale-i nur" cümlelerinin nasıl o kudsi kaynaklardan katre katre döküldüğünü tesbit ve ifşa edeceksiniz. bizim kusurumuzu üstadımıza havale etmeyelim.

ebu-la-shey 15-Eylül-2008

Bence Hocamiz her sheyi iknaedici shekilde anlatmish, diger izahlara ihtiyac burakmamish, Allah hepsinden razi olsun...

Silinmiş Kullanıcı 03-Ekim-2008

Aydınlattınız hocam, Allah razı olsun...

Ay Yüzlüm 23-Ekim-2008

Allah razı olsun hocam çok güzel izah etmişsiniz hakikaten bu zamanda ikna ve ispat edici özelliğinden doayı ^^RİSALE-İ NUR^^ ama yazınızı okuduktan sonra kendimde bazı eksikliler gördüm anladımki daha çok okumam lazım.

musabnur 03-Kasım-2008

bir arkadaş ta bana neden Kur'an okunmuyu evlerde en çok risale var dedi halbuki kendisi Kuran okumayı bile bilmiyordu bizim kardeşlerin dönerli hatimden haberi bile yoktu

içtimaiyatçı 03-Kasım-2008

Saygıdeğer hocam, değerli ifadelerinizden dolayı teşekkür ederim. Bir yerde "Risale-i Nur'daki hakikatlar aklen iknave tatmin ettiği gibi, kalbe de iman hali telkin ediyor, ruha da manevilezzet veriyor" şeklin bir ifade geçiyor. Böyel bir asırda zaten islami hakikatlarla meşguliyete vakit ayırmak (hele de nefis ve şeytan ve de zamanın cazibedarlığı düşümüldüğünde) o kadar zorlaşmış ki,Acaba İman-i hakikatlarla meşgul olma cihetinde böyle çok yönlü bir eser varken vaktimizi başka şeyler harcamak (bu farklı İslamî eserler Olabilir) ne kadar doğru olur. Bunun ölçüsü ne olamlıdır ki hem Nurları okumaktan uzak kalmayalım hem de okuduğumuz diğer eserler Nurlardaki hakikatları daha iyi alnlamamıza vesile olsun.! Saygılarımla, Dua Buyurun...

yaşaröz 04-Mart-2009

Kıymetli kardeşlerim, nur talebesi olmaya çalışan biri olarak uzun zamandır dikkatimi çeken ve bir parça da rahatsız eden bu mesele biraz daha geniş biçimde izah edilse iyi olur diye düşünüyorum. Rahatsız eden husus, risalelerin kıymetinin takdirinde hata yapılarak Kur'an ve hadisin zaman zaman önüne konulmasıdır. Bazı yerlerden duyduğum, "risalelerde yeteri kadar hadis var, hadis kitabı okumaya ihtiyaç yok", "kur'an meali okunması zarar verir, risaleler aynı vazifeyi görüyor, ihtiyaç bırakmıyor", "10 defa külliyatı bitirmeden meal ve hadis kitabı okunmaz, okunsa zarar verir" mealindeki sözler, risale-i nura sadakatmış gibi gösterilip insanlar yanıltılıyor. Bu şekilde konuşmak, zaten risaleleri anlamadığına bir delil oluyor. Ancak bunu söyleyen kişiler abi - abla konumunda olunca insanların onlara itimadı kullanılarak hataya düşülüyor. Bu umum bir hata olmamasına rağmen, yine de bu kişilerin uyarılıp sadakatla ahmaklığı birbirine karıştırmaktan uzaklaştırılmaları gerekir diye düşünüyorum. Risaleler, iman hususunda nihai noktayı koymuş büyük bir tefsirdir. Ancak, iman yanında salih amel gerekir ve salih amelin niteliği, şekli sair kitaplarda neşredilmiştir. Mesela; risalelerde hac ile ilgili hadis bulamazsınız. Bu ibadeti ancak başka bir kitaptan okumanız icab eder. Evet, bu zamanda Kur'an ve hadis'e gerçek değerini hakiki nur talebeleri veriyor, fakat bahsettiğim husus konusunda biraz dikkat edilmesi gerek diyorum.

nurcu56 15-Aralık-2011

Çok yerinde ve yeterli bir cevap, Allah razı olsun.