Üye Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Haber Grubu
Mail adresiniz:
(Haftalık e-bülten aboneliği)

Üçüncü vecihte duayen ve saff-ı evvel makamında olan sahabelere yetişilemeyeceğinin izahı yapılmaktadır ve bununla ilgili askerlerin bazı şeraitte nöbeti ve şehadeti nazara verilmektedir. Bu durum sadece sahabelere mi hastır? Daha sonraki asırlarda bu manalar yaşanamaz mı?

Yazar: Sorularla Risale, 06-6-2018

Sahabe nesli, İslam binasının inşa edilmesinde ilk çalışan ilk risk alan ilk emek veren ilk sıkıntılara göğüs geren nesil olması ciheti ile onların azıcık ameli çok hükmüne geçiyor. Sonraki nesillerin bu hususta onlara yetişmesi mümkün değildir.

Şartlar ağırlaştıkça o şartlar altında yapılan amel de o nispette değer kazanır. Yani ağır şartlarla amelin değeri arasında doğru bir orantı bulunuyor, şartlar ağırlaştıkça amel de ona göre değerleniyor. Bu kural her dönem her şahıs için geçerlidir. Lakin sahabe bu hususta da öncü bu hususta da erişilmezdir, çünkü onlar saff-ı evveldir.

Mesela, Bediüzzaman Hazretlerinin döneminde Birinci ve İkinci Dünya savaşları yaşanmış, dinsizlik rejim haline gelip dünyanın yarısını istila etmiş. Kur’an’ın etrafında koruyucu zırh olan Osmanlı ve medreseler yıkılmış, onun yerine ladini bir eğitim sistemi getirilerek, Müslümanlar materyalist yapılmaya çalışılmış. Deccal ve süfyan gibi dehşetli şahıslar devlet erkini de eline alarak maddeten zayıf ve mazlum ehli imanı ezim ezim ezmeye çalışmışlar. Elbette bu şartlarda iman safında bulunmak ve iman için hizmet etmek elmas gibi değerli ve kıymetlidir.

Özetle, kural olarak şartlar ağırlaşıp çetinleştikçe amelin değeri de o nispette ağırlaşıp değer kazanıyor; bu durum her dönem ve her insan için geçerlidir.

Okunma Sayısı : 252


Pdf Olarak Kaydet - Word Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Sonuç

Yorum yok !