Üye Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Haber Grubu
Mail adresiniz:
(Haftalık e-bülten aboneliği)


"Evâmir-i şer’iyeye karşı itaat ve isyan olduğu gibi, evâmir-i tekviniyeye karşı da itaat ve isyan vardır. Birincisinde mükâfat ve mücâzâtın ekseri âhirette, ikincisinde ağlebi dünyada olur. Meselâ, sabrın mükâfâtı zaferdir; atâletin mücâzâtı sefalettir; sa’yin sevabı servettir; sebatın mükâfâtı galebedir. Müsavatsız adalet, adalet değildir." İzah eder misiniz?

Yazar: Sorularla Risale, 11-1-2018

"Evâmir-i şer’iyeye karşı itaat ve isyan olduğu gibi, evâmir-i tekviniyeye karşı da itaat ve isyan vardır. Birincisinde mükâfat ve mücâzâtın ekseri âhirette, ikincisinde ağlebi dünyada olur."

"Meselâ, sabrın mükâfâtı zaferdir; atâletin mücâzâtı sefalettir; sa’yin sevabı servettir; sebatın mükâfâtı galebedir."(1)

Evâmir-i şer’iye; Allah’ın peygamberler aracılığı ile insanlığa bildirmiş olduğu emir ve yasaklardır. Namaz, oruç zekat, hac Allah’ın emirlerine; zina, kumar, içki, cinayet gibi günahlar da Allah’ın yasaklarına örnektir.

Namaz, oruç zekat, hac gibi ibadetleri terk edersen, cezası genelde ahirette kabir ve cehennem azabı şeklinde verilecektir.

Evâmir-i tekviniye; Allah’ın kainatta koymuş olduğu yaratılış kanunlarının toplamına deniliyor.

Suyun kaldırma kanunu, yerin çekim kuvveti, ayın med ceziri, soğuğun üşütmesi, sıcağın yakması, tembelliğin açlık ve fakirlik getirmesi, çalışkanlığın zenginlik ve güç sağlaması hep birer tekvini emirlerdir.

İnsanlar bu fıtri emirlere uymazsa, cezasını peşinen dünyada görür, uyarsa mükafatını da peşin alır.

Mesela, birisi yerin çekim kanunu hiçe sayıp kendini yirmi katlı binadan boşluğa atarsa cesedi parçalanır ve muhtemelen de ölür. Yerin çekim yasası kimseye torpil geçmez, cezasını anında ödetir.

Yine birisi suyun kaldırma kanununu nazara alarak gemi yapsa ve bununla deniz aşırı ülkelere mal götürüp getirse mükafatını da peşin alır. Allah’ın kudret kanunlarında ceza da mükafat da peşindir, anındadır.

Öyle ise namaz emrine uyduğumuz gibi -ki bu ahiret saadeti için gerekli- bu fıtri emirlere de uymalıyız ki, dünyamız saadetli ve müferreh olsun.

Sabrın mükafatı zaferdir. Tembelliğin cezası fakirlik ve sefalettir. Çalışmanın sonucu zenginlik ve güçtür. Sebatlı ve kararlı olmanın neticesi de galip gelmektir. Bunlar hep tekvini emirlerdir.

Müsavatsız adalet, adalet değildir.

"Müsavat" eşitlik anlamındadır. Dolayısı ile hukuk önünde herkes eşit değilse orada adalet diye bir şey olamaz. Söz gelimi bir çiftçi ile vali bir meselede münakaşa edip adalete müracaat etseler, hakim ve savcı daha çiftçiye derdini sormadan "Sen nasıl olur da koskoca vali ile münakaşa edersin?" diye çiftçiyi azarlasalar, adalet burada tahakkuk etmemiş olur. Zira adalet ve hukuk önünde çiftçi ile vali eşit olmalıdır.

Herkesin eşit olmadığı hukuk sisteminde adalet gerçekleşemez. Hukuk önünde konum, makam, mevkii, zenginlik, statü gibi kavramların yeri yoktur. Her insan konumu ne olursa olsun adalet ve hukuk önünde müsavi ve eşit olmalıdır. Eşit olmuyorsa orada zulüm var demektir... 

(1) bk. Mektubat, Hakikat Çekirdekleri: 96.  

Okunma Sayısı : 100


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Sonuç

Yorum yok !