Üye Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Haber Grubu
Mail adresiniz:
(Haftalık e-bülten aboneliği)


"Şeriat ikinci üçüncü derecededir, birinci olan iman hizmetidir." fikrini savunan nurcular var, bu düşünce doğru mu?

Yazar: Sorularla Risale, 10-1-2018

Ağaçta kök, gövde, meyve ne ifade ediyorsa, İslam ağacında da iman, ibadet, ahlak aynı şeyi ifade ediyor.

Kök, gövde ve meyveden "daha önemlidir" demek yanlıştır, ama "daha önceliklidir" demek doğrudur. Çünkü kökün amacı gövde ve meyvedir, gövdesiz ve meyvesiz kök tek başına geçersiz ve anlamsızdır. Bu yüzden kök, gövde ve meyve üçü bir arada iken bir bütünlük ve anlam kazanır. Bu üçü arasında keskin bir şekilde gerekli gereksiz ayrımı yapmak çok tehlikelidir.

Lakin bazıları şunu anlamıyor, sıralama açısından öncelik kökündür. Kök sağlam ve sağlıklı tesis edilemez ise, gövde ve meyve mümkün olamaz. Kök sağlam ve sağlıklı bir şekilde tesis edilirse, gövde ve meye de ona müstenit sağlam ve sağlıklı olur.

İslam ağacının kökü esasat-ı imandır. Şayet bu esas zayıf ve sağlıksız ise, şeriat da denilen ibadet ve ahlak da zayıf ve sağlıksız olur. Öyle ise öncelikli olarak imanın sağlama alınması gerekiyor. Nurcuların haklı olarak "önce iman" demesi bu yüzdendir.

Peygamber Efendimiz (asm)'in Mekke döneminde önce imanı tesis etmesi, ardından Medine döneminde kemale ulaşan toplumda şeriatı bina etmesi meselemizi hallediyor.

Günümüzün toplumsal yapısı Mekke dönemini hatırlatıyor. İnsanların kalp ve kafasında iman sarsılmış, inkarcılık ve buna bağlı olarak ibadet ve ahlaksızlık almış başını gidiyor. Böyle bir yapı da önce imanın tesis edilmesi önceliklidir. Bunun en güzel yolu da tahkiki iman dersleri veren Risale-i Nur'un neşredilmesidir.

Okunma Sayısı : 188


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Gelen Yorumlar

turkkamuran 10-Ocak-2018 13:58:03

iman hizmeti şeriattan değil mi? anlayamadığım "öncelikliliği " meselesi...Şeriat doğrudan doğruya, gölgesiz, perdesiz, sırr-ı ehadiyet ile rububiyet-i mutlaka noktasında hitab-ı İlahînin neticesidir. Tarîkatın ve hakikatın en yüksek mertebeleri, şeriatın cüzleri hükmüne geçer. Yoksa daima vesile ve mukaddime ve hâdim hükmündedirler. Neticeleri, şeriatın muhkematıdır. Yani: Hakaik-i şeriata yetişmek için, tarîkat ve hakikat meslekleri, vesile ve hâdim ve basamaklar hükmündedir. Git gide en yüksek mertebede, nefs-i şeriatta bulunan mana-yı hakikat ve sırr-ı tarîkata inkılab ederler. O vakit, şeriat-ı kübranın cüzleri oluyorlar, diyor mektubatta Üstad.

Editör 10-Ocak-2018 13:58:03

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Günümüzde "şeriat" denilince, genelde İslam'ın muamelat kısmı olarak anlaşılıyor ve ona göre kıyas ediliyor. Muâmelât, fıkhın ibadetler dışında kalan kısmını, yani hukukun tamamını ifade eder. Buna, “kişinin diğer fertlerle ve cemiyetle münâsebetlerini tanzim eden fıkıh kâideleri” de diyebiliriz.
Sizin örnek olarak Mektubat'tan vermiş olduğunuz yerler iman, ibadet ve ahlakı içine alan genel bir şeriat tanımıdır. Bizim kıyas ettiğimiz husus ise, İslam devleti ve İslam hukuku anlamındadır... 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

turkkamuran 10-Ocak-2018 13:58:03

Allah cc. razı olsun Sizden.

oğuzhangözüpek 11-Ocak-2018 19:55:38

İslam bir BÜTÜNDÜR kısımlara ayrılamaz..İMAN hizmeti,Kur'an Hizmeti,Tarikat Hizmeti,Fıkıh Hizmeti,Şeriat (Sizin kast ettiğiniz anlamda) Hizmeti gibi sınıflandırma yapmayı İÇTİMAİ hayatta hep garip karşılamışımdır. Akademik anlamda değil..ALLAH'IN RESULÜ Mekke Hayatının metanetini MEDİNE hayatına CEM etmiş KUR'ANI bir bütün olarak yaşamıştır. Günümüzde, İMAN HİZMETİ önceliklidir .Tarikat ve Hakikat meslekleri sonra gelir..gibi bir yaklaşımla 1950-60 LARIN İMAN mücadelesini aynı minval üzere devam ettirmek GERİ kalmak olur ki günümüz ahvali de ŞAHİTTİR.O dönemde İMANİ bahislere saldırı olduğundan İSLAMIN MUHKEM ZIRHI olan İMANIN tahkimatı gerekiyordu.Ama günümüz İslamının ne MESLEK ne de TARİKAT hatta ne de İMAN HİZMETİdiye bir meselesi yoktur. O bir takım insanların belki kendi meselesidir amma İSLAMIN değil. İSLAMIN tek meselesi var o da İSLAMI bir bütün olarak anlatırken aynı zamanda bir bütün olarak ta YAŞAMAK ve YAŞATMAK...İSLAM ahlakının İÇTİMAİ ,TİCARİ VE SİYASİ yaşamda sukuta meyl etmesi, İMAN HAKİKATLERİNİN adeta önüne geçmiş ve İNSANLARI duyarsızlaştırmıştır. Yıllarca SAVUNUP anlatmaya çalıştığınız İSLAM BUYSA= Kusura bakmayın alın sizin olsun sözlerine muhatap olunmaktayız. BU sebepten çoğunlukla GAYBİ HAKİKATLERİ izah eden İMANİ HAKİKATLER artık tesir SAHASINDAN uzaklaşmaktadır. Hatta bu sebeple DEİSTLİK, toplumumuzda yayılma imkanı bulmuştur.. NİÇİN ? SIDKIN,ADALETİN,AHLAKIN içtimai hayattan uzaklaşması üstelik buna sebep olanlara MÜSLÜMANLARIN taraftar olması nedeniyle. Bir MÜSLÜMAN ne olursa olsun KUR'ANIN vaaz ettiği esasları fiilen yaşamadıkça ne İMAN HİZMETİ NE TARİKAT hizmetleri gerekli tesiri gösterecektir. YÜCE KUR'ANIMIZ kendisini temsilden UZAK kimselerin elinde DÜNYA adına malzeme yapılırsa olacağı da budur.. Daha öncede anlattığım ORTODOKS tabiri yapılan DİN Hizmet anlayışı ile KÜLLİ olarak bir MUVAFFAKİYET sağlanması devri artık kapanmıştır. 7,5 Milyar insanın yaşadığı BİLİM , İLETİŞİM ve BİLGİSAYAR çağında ortodoks anlayış ile İSLAMA hizmet devri adeta bir RİYAKARLIK VE TAKİYYE görüntüsü vermektedir. İŞTE müslüman toplumlar ve DÜNYA insanları...Biraz acı gerçek oldu ....DOST ACI SÖYLER ama doğru söyler. GECENİZ MÜBAREK OLSUN..

Editör 12-Ocak-2018 09:20:49

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Tahkiki iman, ibadet ve güzel ahlakı içinde barındırır. Barındırmıyorsa o tahkiki iman olamaz. Yani Risale-i Nurun imana dair meselelerini hazmederek anlayan birisi farzları yapar, kebairden sakınır güzel ahlakı üzerinde taşır. Bunlar yoksa imana dair meseleleri hazmetmemiş demektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör