Üye Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Haber Grubu
Mail adresiniz:
(Haftalık e-bülten aboneliği)


"Tekrar temâşâ et, çünkü bu Arabî fıkra şifrelidir, işârâtı var." cümlesini izah eder misiniz?

Yazar: Sorularla Risale, 17-7-2017

"S - Eskiden beri işitiyoruz ki: 'Bazı Jön Türkler masondurlar, dine zarar ediyorlar.'"

"C - İstibdat, kendini ibka etmek için şu telkinatı vermiştir. Bazı lâübâlilik dahi şu vehme kuvvet veriyor. Fakat emin olunuz ki, onların masonluğa girmeyen kısmının maksatları dine zarar değildir. Belki, milletin selâmetini temin etmektir. Fakat bazıları, dine lâyık olmayan bârid taassuba müfritâne ilişiyorlar. Demek, hürriyete ve meşrutiyete hizmetleri sebkat eden veyahut kabul eyleyenleri Jön Türk tesmiye ediyorsunuz. İşte onların bir kısmı, İslâmiyet fedâileridir. Bir kısmı da selâmet-i millet fedâileridir. Onların ukde-i hayatiyelerini teşkil eden, mason olmayan ekseri, İttihad ve Terakkidir. Ve sizin şu aşâiriniz kadar ulema ve meşâyih, Jön Türkler meyanında mevcuttur. Vakıa onlarda birtakım edepsiz, çok sefih masonlar dahi bulunur; lâkin yüzde ondur. Yüzde doksanı sizin gibi mu'tekid müslimlerdir. Ve’l-hükmü li’l-ekser."

بِقَاعِدَةِ اَنَّ زَيْنَ عَيْنِ الرِّضَا حُسْنُ النَّظَرِ بِاللُّطْفِ وَالشَّفْقَةِ وَاَنَّ نُورَ الْفُؤَادِ بِالرِّفْقِ وَالرَّحْمَةِ وَلَقَدْ سَمٰى عَلَى الْحَقِّ بِاَقْدَامِ التَّوْفِيقِ وَسَعِدَ مَنِ اخْتَارَ اْلاِسْتِضَآءَ بِمِصْبَاحِ اَناَ عِنْدَ ظَنِّ عَبْدِى بِى

"Şu kaideye binaendir ki: Hoşgören gözün ziyneti, lütuf ve şefkatle hüsn-ü nazar etmekte ve kalbin nuru dahi rıfk ve rahmettedir. Hakka tevfik ayağıyla çıkılır. 'Kulum Beni nasıl tanırsa, onunla öyle muamele ederim.' (Buharî, Tevhid: 15, 35; Müslim, Tevbe: 1) misbahıyla aydınlanmayı ihtiyar eden, saadete erişir."

"Hüsn-ü zan ediniz. Sû-i zan hem size, hem onlara zarar verir.(HAŞİYE)

"HAŞİYE: Tekrar temâşâ et, çünkü bu Arabî fıkra şifrelidir, işârâtı var."(1)

Özetle bu haşiyede "Yukarıdaki metni ve cevabı çok dikkatli bir şekilde incele, ondan sonra Jön Türkler hakkında kanaat sahibi ol." diyor.

Sizin vehmettiğiniz gibi Jön Türkler ya da meşrutiyeti savunan İttihat ve Terakki düşüncesine sahip olanların hepsi dinsiz ve mason değildirler. Onların yüzde doksanı bu milletin ve dinin iyiliği için cumhuriyeti istiyorlar. Ve alem-i İslam’ın yegane kurtuluş reçetesi olarak meşrutiyet (demokrasi) diyorlar.

Üstadımız bu ihtar ve ikazını birkaç veciz ifade ve hadisle de teyit ediyor.

“Hoş gören gözün ziyneti, lütuf ve şefkatle hüsn-ü nazar etmekte ve kalbin nuru dahi rıfk ve rahmettedir.” Bu arabi ifadenin mealinde, insanları yargılarken lütuf ve şefkatle yargıla, işin iyi tarafından bakmaya çalış, deniyor.

"Kulum beni nasıl tanırsa, onunla öyle muamele ederim."(2)

hadisi de benzer bir manada insanları yargılarken müspet ve olumlu tarafından yargılayın diyor. Olumlu yargılamanın bir riski yok, ama kötülemenin manevi bir sorumluluğu ve riski bulunuyor.

Mesela, Enver Paşa gibi samimi ve dindar bir İttihat ve Terakki mensubu birisine, dinsiz ve mason demenin büyük bir vebali bulunuyor. Muhafazakar camiada böyle ifrat ve ölçüsüz bir İttihat ve Terakki düşmanlığı maalesef var. Özellikle de Necip Fazıl ve taraftarları bu konuda çok aşırı ve ölçüsüz gidiyorlar.

Dipnotlar:

(1) bk. Münazarat, Sualler ve Cevapları.

(2) bk. Buhari, Tevhid, 15, 35; Müslim, Tevbe, 1.

Okunma Sayısı : 265


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Sonuç

Yorum yok !