Umumi derste söylenen "Risale-i Nur haricindeki her sohbet İsrailiyat gibi etki yapar, yemeğin kıvamını bozar. Hadis-meal dahi bu bağlamda değerlendirilmeli." şeklindeki ifadelere nasıl cevap vermeli?

Yazar: Sorularla Risale, 10-7-2017

Bu gibi ifadeler ifrattır ve ifrat Üstad'ın ifadesi ile muzırdır. Risale-i Nur'u öveyim derken başka şeyleri rencide etmek müspet ve sağlıklı bir yaklaşım değildir. Kaldı ki ayet ve hadis mealleri hakkında böyle ölçüsüzce ifadeler sarf etmek hem riskli hem de Risale-i Nur'u tanımayan insanlar nezdinde antipatiktir.

Ayrıca bu gibi mizan ve mihenkten yoksun ifadeler, “Üstadı peygamber gibi görüyor, Risale-i Nur'u Kur’an'dan üstün tutuyorsunuz.” gibi çirkin ve mantıksız tenkit ve hücumlara haklı gerekçe oluşturma fırsatı verir. Şuurlu bir Nur talebesi böyle ifadelerden uzak durur, bu tarz bir övgülere tenezzül etmez.

Maalesef her cemaat içinde bu tarz fanatik ve mutaassıp insanlar olabiliyor. Aslında bu tarz fanatik adamlara ders yapma fırsatı verilmemelidir. Çünkü Nur dershaneleri ve Risale-i Nur'un okunduğu kürsüler Nur cemaatini temsil eden vitrinlerdir. Bu vitrinlere Risale-i Nur'u hazmetmiş ve ona vakıf olan mizan ve mihenk bilen ağabeylerin geçmesi gerekir. Her önüne gelen o vitrinleri işgal ederse, Nur cemaati hakkında olumsuz ve yersiz kanaatler hasıl olabilir.

Risale-i Nur'un mana ve mantığını kavrayan birisi, ayet ve hadis meallerini ya da başka kaynak ve tefsirleri okuduğu zaman nurlanır, artı bir feyiz alır. İlim, kültür ve bakış açısı genişler. Belki şu ifade doğru olabilir, "Önce Risale-i Nur ile imanımızı ve bakışımızı tahkim edelim, sonra diğer kaynaklardan feyiz alalım."

Acizane Kütüb-ü Sitte ve Hamdi Yazır’ın tefsiri ve buna benzer birçok kaynak okudum; Risale-i Nur'un mizanı ve bakışı ile okuduğum için, sanki onlar bana Risale-i Nur'un devamı ya da aynı kaynaktan akan iki tatlı pınarlar gibi geldi. Hatta Risale-i Nurlar hadisleri külli bir nazarla okuma fırsatı veriyordu...

Son söz olarak, Risale-i Nur böyle ifrat ve sağlıksız övgülere muhtaç değildir.   

Okunma Sayısı : 254


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Gelen Yorumlar

karolin 10-Temmuz-2017 09:01:58

Allah gani gani razı olsun.Çok yerinde izah

oğuzhangözüpek 17-Temmuz-2017 22:59:32

İKİNCİ HALİFE Ömer bin HATTAB (R.A) =--Müslümanlar Allahın resulünden sonra yeni vaziyetler ortaya çıktı. Bir şey yaptığımda HATA var ise o benim yanlışımdır.Doğru yapmış isem O Kur'ana ve Resulullaha aittir. Anlamındaki sözünü unutmayalım.Asrı Saadete en yakın zamanda bunu diyen HZ.öMER'İ misal alan Üstadımızda derki = Bir şey yaptığım veya söylediğimde onu mihenke vurunuz.Doğru ise alınız,değilse O Said'indir (r.a) almayınız..... Bu tarz söylemler İNSANLARI GİZLİ GİZLİ kutsal ve DOKUNULMAZ VARLIK haline getirerek bir çeşit TAGUTLAŞTIRMANIN (tenzihen söylüyorum) bir çeşididir. Ve malesef MÜSLÜMANLARI SARİ HASTALIK GİBİ MAHVEDEN yanlış yollara sevkeden bir söylemdir... üSTADIN ESERLERİ ; iMANİ BAHİSLER, İçtihadi bahisler, Zamanın durumu ile ilgili SİYASİ bahisler, O dönem Hizmet- talebeler ile ilgili Mektuplar, Hususi ve mahrem bahisler , İlmi ve Tecrubi bahisler vs ..vs gibi sınıflandırmalara tabi tutularak sınıflandırılmalı ve öylece okunmalı, analiz edilmeli anlaşılmalı diye düşünüyorum.BU tarz yaklaşım AKADEMİK veya ENSTİTÜ YAKLAŞIM TARZIDIR. AKSİ TAKDİRDE yazılanların tamamını BİR İLKAH kabulüne sokar kutsal dokunulmaz vazgeçilmez MİT haline getirmiş oluruzki EDİTÖR agabeyimiz bir kısım tehlikelerine işaret etmişler zaten...SALAT VE SELAMLAR ile