Üye Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Haber Grubu
Mail adresiniz:
(Haftalık e-bülten aboneliği)


"Madem katli halk eden Haktır. Niçin bana kàtil denilir?" sorusunu ve cevabını izah eder misiniz?

Yazar: Sorularla Risale, 18-5-2017

"Eğer desen: Madem katli halk eden Haktır. Niçin bana kàtil denilir?"

"Elcevap: Çünkü, ilm-i sarf kaidesince, ism-i fail, bir emr-i nisbî olan masdardan müştaktır. Yoksa, bir emr-i sabit olan hâsıl-ı bilmasdardan inşikak etmez. Masdar kisbimizdir; kàtil ünvanını da biz alırız. Hâsıl-ı bilmasdar, Hakkın mahlûkudur. Mes’uliyeti işmam eden bir şey, hâsıl-ı bilmasdardan müştak kılınmaz."(1)

Üstadımız bu mühim meseleye Arapçanın lisan konusu dediğimiz sarf-nahiv ilminin kaidesince cevap verir. 

Çünkü Arapçada failler emri nispi olan mastarlardan müştaktırlar, yani türetilirler. Diğer lisanlarda da bu kaide geçerlidir. Mastarlar, yani sonunda -mek -mak eki eklediğimiz her kelime mastar olup nispidir, emri itibaridir, bir mevcut olarak telakki edilemez. Hariçte varlığı yoktur. İtibar giderse o mevcutta gider. Dersin başında ifade ettiğimiz emri itibari ile alakalı bütün bilgiler bu mastar mevzunda da geçerlidir. 

"Katele" öldürdü. "Katlen" öldürmek, "katil" öldüren, "maktul" öldürülendir. Bütün bu kelimelerin tamamı "katlen" diye ifade ettiğimiz mastardan türetilir. Mastarın onlarca belki yüzlerce değişik anlam ve mahiyette farklılık arz etmesi için, mahiyetinin varlık olmaması itibari bir özellik taşıma icap eder. Yani insanın meyli gibidir. İstediği şekle, istediği mahiyete değiştirip yönlendirebildiği gibi, mastarlardan da istenildiği gibi kelimeler ve hususiyetler türetilir. Bu sebeple türetilmenin menbaı ve kaynağı olan mastarlar bir cihette vardır. Zira bütün kelimeler ondan türetilir. Olmasa idi bunlar tezahür etmezdi.

Aynı zamanda bütün mastarlar emri itibaridir, varlık sahibi değildir. İş yapmazlar, bu cihette de yok gibidirler. Yani insanın irade-i cüziyesini aslı olan meyelana benziyorlar. Onun da varlığı yokluğu tartışmalıdır.  

Mademki Arapça gramerde failler nispi hususiyet taşıyan mastarlardan türetilirler. Bu sebepten dolayı mastar insanın elinde olduğunda dolayı yani insan meylini "öldürmek" dediğimiz varlığı ve yokluğu tartışmalı ve göreceli olan mastarı kullanır. Fail de mastardan türetildiğinden dolayı. Kul o mastarı kendi tercih ettiği için, "katil" ünvanını da mastarı tercih eden alır.

Fiiller hasılı bil mastar dediğimiz maktulden türetilmez, çünkü maktul öldürülmüş demektir. Yani neticeyi tayin eder. Katlen mastardır, bu hususiyeti takdir kulun elindedir. İsmi failler de mastardan türetildiğinden ve hasılı bil mastardan türetilmediğinden "katlen" mastarını kullanan insan fail olur, katil ünvanını alır. "Katlen"den zuhur eder, neticeyi yani maktulu veya ölümü Allah yaratır. Katil unvanını ise kul alır. Çünkü ismi failer hasılı bil mastar olan maktulden türetilemez. 

Yani kul iradesi ile meylini istediği gibi kullanır. Cenab-ı Hak kudreti ile ve iradesi ile yaratır. Kulun meylini kullanması mastardır ve mesuliyeti işmam eder. Neticeyi kul yaratamaz, kulun buna gücü yetmez. Neticeyi Allah yaratır. Cenab-ı Hak neticeyi yarattığından dolayı mesul olmaz ki -haşa- katil unvanı Allah'a verilsin. 

Zira sebep fail gibidir. Burada sebep meylin öldürmeye kullanımıdır.

(1) bk. Sözler, Yirmi Altıncı Söz.

Okunma Sayısı : 312


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Sonuç

Yorum yok !