Üye Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Haber Grubu
Mail adresiniz:
(Haftalık e-bülten aboneliği)


"Sahabelerden ve Tâbiîn ve Tebe-i Tâbiînden en yüksek mertebeli velayet-i kübra sahibi olan zâtlar, nefs-i Kur'andan bütün letaiflerinin hisselerini aldıklarından ve Kur'an onlar için hakikî ve kâfi bir mürşid olduğundan gösteriyor ki: Her vakit Kur'an-ı Hakîm, hakikatları ifade ettiği gibi, velayet-i kübra feyizlerini dahi ehil olanlara ifaza eder." İzah eder misiniz?

Yazar: Sorularla Risale, 13-5-2017

İslam tarihinin en yüksek en müstesna en mümtaz ve en seçkin Müslümanları, başta sahabe olmak üzere tabiin ve tebe-i tabiindir. Bunun böyle olmasının nedenlerini kısa maddeler halinde izah etmeye çalışalım.

Birincisi, bu üç kuşak Kur’an’ı safi ve ari bir şekilde anlamışlar. Yani başka kültür, inanç ve ideolojilerin tesirinde kalmadan Kur’an’ı anlamışlar. Daha sonraki Müslümanlar fetihler sayesinde değişik kültür ve inançlarla tanışmış, onların etkisinde kalarak Kur’an’ı ilk üç dönemdeki gibi safi ve ari bir şekilde anlayamamışlar. Özellikle Yunan Felsefesinin Arapçaya tercümesinden sonra İslam coğrafyasının inanç dünyası ciddi anlamda kirlenmiş, zedelenmiş ve karışmıştır. Bu da tahkiki iman döneminden taklidi iman dönemine geçişe sebep olmuştur.

İkincisi, bu üç kuşak manevi bir güneş olan Peygamber Efendimiz (asm)'in bizzat maddi ve manevi terbiyesi ile yetişmiş kuşaklardır. "Güneşe en yakın olan onun ısı ve ışığından en çok istifade eder." fehvasınca, bu üç kuşak Peygamberimiz (asm)'in manevi iklimi ve feyzine en çok mazhar olan kuşaklardır. Bu iklimden uzaklaştıkça feyizde azalır.

Üçüncüsü, sahabe, tabiin ve tebe-i tabiin döneminde iman, ibadet ve ahlak revaçta olduğu için bütün düşünce, duygu ve odak noktaları iman, ibadet ve ahlak hususuna kilitlenmişti. Çarşıda, pazarda, evde, savaşta tek düşünceleri Allah’ın rızasını kazanmaktı. Hâl böyle olunca, onların Kur’an’ı her noktada emmesi ve tam istifade etmesi doğal bir durumdur. Oysa sonraki dönemlerde gündem maddesi ya derd-i maişet ya siyaset ya da felsefe olmuştur.

Kur’an, duygu ve düşüncesi dünya ile kirlenmiş insanlara kendini açmaz, velayet-i kübra makamlarını ifaza ettirmez. 

Okunma Sayısı : 328


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Gelen Yorumlar

Adem 13-Mayıs-2017 08:32:06

Velayeti Kübra feyizlerini almada EHİL olma şartını açarmışsınız

Editör 13-Mayıs-2017 08:32:06

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Mesela, Üstadımız ehil olduğu için, velayet-i kübra olan Risale-i Nuru Kur'an'dan ifaza etmiştir. Kutuplar, gavslar, müçtehit ve müceddiler de bu ehil olanlar içindedir.

Bizim gibi ehil olmayan avam insanlar, velayet-i kübrayı doğrudan ifaza edemezler, ama bu mübarek zatların ifazasından istifade edebilirler. Risale-i Nur'un en avama bile bu velayeti kazandırması gibi...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

oğuzhangözüpek 14-Mayıs-2017 11:23:39

DUYGUların ve düşüncelerin KİRLENMESİNDEKİ ; derece önemli olmalı.. İnsan KAFİRLEŞMEDİĞİ sürece KUR'AN dan feyiz alma kapısı açık olur diye düşünüyorum. KİRLİLİKTEN kasıt ; şirk,inkar veya İSYAN belirtileri olan DÜŞÜNCE ve DAVRANIŞLARI kuru bir İNAT ile devam ettirmek olursa Elbetteki KUR'ANIN feyzinden istifadesi kesilir. NİSA SURESİNDE bu duruma işaret var. AYET.137=İman edip sonra inkâr eden, sonra inanıp tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, HİDAYETE ulaştıracak ta değildir...... Yasak fiileri işleyip günahkar olmak başka şey İMAN noktasında DÜŞÜNCELERİN kAFİRLEŞMESİ başka şey. ALLAH korusun. Saflık kaybolMASINA işaret zaten BULANIKLIĞIN başlamasıdır. Selam ve salat üzerinize olsun.

Adem 19-Mayıs-2017 21:34:41

Üstad gibi büyük zatların velayeti Kübra feyizlerini Kuran'da almalarında öncelikli vasıfları nelerdir ilimmidir amelmidir münacat mıdır ....izah edermisiniz

Editör 20-Mayıs-2017 09:22:28

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İlim, ihlas, takva, ihtiyaç, liyakat gibi bir çok sebep sıralanabilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör