Üye Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Haber Grubu
Mail adresiniz:
(Haftalık e-bülten aboneliği)


"Zaaf-ı dine sebep olan Avrupa medeniyet-i sefihanesi yırtılmaya yüz tuttuğu bir zamanda ve medeniyet-i Kur’ân’ın zuhura yakın geldiği bir anda, lâkaydâne ve ihmalkârâne, müsbet bir iş görülmez. Menfîce, tahripkârâne iş ise, bu kadar rahnelere mâruz kalan İslâm zaten muhtaç değildir." Burada anlatılan "menfice ve tahripkârâne iş" nedir; izah eder misiniz?

Yazar: Sorularla Risale, 11-7-2016
"Menfice ve tahripkârâne iş"  ifadesi üzerinde aynı cümleye yapılabilecek farklı açılımlar, şöyle işlenebilir. Şöyle ki;
 
a. Avrupa’nın sefih ve İnsanlığın manen yok olmasına ve daha sonrasında ise tarih sahnesinden kaybolmasına vesile olan mimsiz medeniyetinin artık işe yaramayacağını ve bu yolla gitmenin âdeta intihar hükmünde olduğu hatırlatılmaktadır. Yeni kurulan hükümete lakaytlığın, ihmallerin kesinlikle terk edilmesi gerektiğini ifade ettikten sonra, özellikle Avrupa medeniyeti gibi insanlığa ve İslam’a kesinlikle uymayan, menfi ve tahripkar özellikte olan bir sisteme ne insanlığın ne de İslam’ın bir ihtiyacı olmadığını ısrarla telkin etmeye çalışıyor. İslam medeniyetinin bin beş yüz senedir insanlığı aydınlatan bir meşale, yolunu gösteren bir pusula hükmünde olduğunu beyan ediyor.
 
b. Müslümanların protest, yani menfi ve anarşik yol ve anlayış ile bu sürece katkı sağlaması zaten mümkün değildir. Müslümanın bu sürece en faydalı hizmeti, İslam’ın güzel ahlakını üzerinde göstermek ve bu konuda müspet bir gayret içinde olmaktır... 
 
c. Savaşlardan sonraki mevcut durumun Anadolu insanına nefes aldırdığını, sulhun her zaman seyyid’ü-l ahkam olduğunu, zaten Osmanlı imparatorluğunun parçalanarak, Sevr muahedesi ve Mondros mütarekesi gibi ağır şartlarla elinin kolunun bağlandığını, bu durumda, maddi mücadeleye ve fiili müdahaleye girmenin tamamen imhayı netice vereceğini ve telef olunacağını, Alem-i İslam’ın bu kadar rahnelere maruz kalmasını göstererek bir avuç Anadolu insanının ve kurulacak "Türkiye Cumhuriyeti"nin bir umut olarak yeşereceğini ifade ediyor. Bu ülkenin muhafazası adına; sulh şartlarına uymanın dışındaki her yapılan işi menfice ve tahripkarane olduğunu düşünerek, mukadderatın hikmeti üzerinde kafa yoruyor. Osmanlının yıkılışının arkasından Türkiye Cumhuriyetinin ortaya çıkmasının bir murat ve ilahi bir program olduğunu görüyor.
 
Bu programın ve muradın ileride İslam âlemini uyandırarak, tekrar tevhidle ve istikametle bir birlikteliğin ortaya çıkacağını müjdeliyor. İşte bu umutların ve muradın ortaya çıkması adına, Birinci Cihan Savaşının sonuçlarının ağır bedellerine rağmen, mevcudu muhafazanın, bir fırsat ve zaman kazanmanın ne kadar önemli olduğunu meclisteki konuşmasında ifade ediyor...

Okunma Sayısı : 430


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Sonuç

Yorum yok !

X