Üye Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Haber Grubu
Mail adresiniz:
(Haftalık e-bülten aboneliği)


"Kıble ve Kâbe öyle bir amud-u nuranîdir ki; semavatı arşa kadar takmış ve nazmedip Küre-i Arz'ın tabakatını ferşe kadar delerek kâinatın muntazam bir amud-u nuranîsi olmuştur." Bu bahsedilen dünyanın her tarafında oluyor mu? Mesela, Kâbe 21. Kuzey enleminde olduğundan, 69. Güney enleminden ötede bir adam namazda kıyamda dursa amud-u nuraniyle kesişmez gibi?

Yazar: Sorularla Risale, 06-2-2016

"Emin ol, İmam-ı Şafiî mesele-i ûlâyı şarktan ve garptan geçen dairenin müdevveriyetiyle tasvir edecektir. İkinci ve üçüncü meseleyi dahi, cenuptan şimale mümted olan dairenin mukavvesiyetiyle tatbik edecektir. Burhan-ı aklî gibi cevap verecektir. Hem de kıble meselesinde diyecek:"

"Kıble ve Kâbe öyle bir amud-u nurânîdir ki, semavatı Arşa kadar takmış ve nazm edip, küre-i arzın tabakatını ferşe kadar delerek kâinatın muntazam bir amud-u nurânîsi olmuştur. Eğer gıtâ ve perde keşfolunsa, hatt-ı şâkul ile senin gözünün şuâsı, namazın herbir hareketinde ayn-ı kıbleyle temas ve musafaha edecektir." (1)

Burada asıl anlatılmak istenen konu, dünyanın yuvarlaklığının daha bilim keşif etmeden önce, İslam alimlerince bilindiğidir. Bunun en bariz delili ise, İslam alimlerinin eserlerindeki işaret ve ifadelerdir.

O dönemde İslam toplumu her yönü ile parlak ve medeni bir yaşantı üzerinde idi. İnsanlık adına terakki ve gelişmeler hep İslam aydınları tarafından gerçekleştiriliyordu. Batı toplumu ise gayet derecede geri kalmış ilkel bir toplum hâlinde idi. Kilisenin bağnaz fikirleri, dinin tahrif edilmiş dogmatik düşünceleri topluma hakimdi. Papazların fikirlerine karşı fikir beyan eden bilim adamları derhal idam edilirdi. Kilisenin bu bağnaz hükümranlığı Batı toplumunu yüzlerce yıl karanlık çağlar içinde bırakmıştır. "Dünya güneşin etrafında dönüyor" dediği için ömür boyu ev hapsine mahkum edilen Galileo buna en güzel örnektir.

Aynı dönemde İslam toplumu ise her konuda zirveye çıkmış bütün aydınlanmaların doruğunda idi. Batı "dünya yuvarlak" dediği için aydınını mahkum ederken, İslam alimleri dünyanın yuvarlaklığını eserlerinde açık bir dil ile ilan ediyorlardı. İşte Üstadımız bu cümlede, bazı İslam alimlerinin isim ve eserlerini dünyanın yuvarlaklığını çok öncelerden bildiklerine dair örnek olarak veriyor.

Bunlardan bir tanesi de İmam Şafi Hazretleridir. İmam Şafi Hazretlerinin eserlerinde dünyanın yuvarlaklığına dair birçok işaret ve emareler vardır. Namaz vakitlerindeki fetvaları ve kutuplarda yaşayanların durumunu izah etmesi, ancak dünyanın yuvarlaklığı ile çözümlenecek meselelerdir...

(1) bk. Muhakemat, Birinci Makale, Birinci Mesele

Okunma Sayısı : 992


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Gelen Yorumlar

zlfkr06 06-Ocak-2018 13:17:35

küre-i arzın tabakatını ferşe kadar delerek kâinatın muntazam bir amud-u nurânîsi olmuştur.

Eğer gıtâ ve perde keşfolunsa, hatt-ı şâkul ile senin gözünün şuâsı, namazın herbir hareketinde ayn-ı kıbleyle temas ve musafaha edecektir.

Bu iki ifadeden anlaşıldığına göre kıbleye yöneldigimizde kabenin arştan ferşe kadar olan ışık sütununa denk gelmesi gerekiyor . Soruyu soran arkadaşın dediği gibi belli bir uzaklıkta iken kabeye yönelindiginde kıyamda iken o ışık sütununa gözümüzün şuaı isabet etmiyor . 

Burada manay-ı murad bu olmaya bilir ama böyle bir mana da var sonuçta ve bunu anlayamıyorum bende ?

oğuzhangözüpek 07-Ocak-2018 22:32:08

SALATI ikame ETMEK= Namaz kılmak şeklinde dilimize tercüme edilmektedir. NAMAZ kelimesi farsçadır. SALAT kelimesi ingilizceye ÇEVRİLİRKEN DE to PRACTICE ile ifade edilir. NAMAZ kılmak veya NAMAZI EDA ETMEK'' KELİMELERİ SALATI İKAME kelimelerine yüklenen anlamı sanki KARŞILAMIYOR gibi . Namaz kılmak daha çok; Kıyam,rukü,secde,kade ve bu hareketlerin icrası sırasında söylenen sözlerden oluşan RİTÜELLERİ çağrıştırırken ,SALATI İKAME bambaşka bir şeyi ifade etmektedir. İKAME= YERİNİ TUTMAK, DİK TUTMAK,YERİNE KOYMAK,yerine yerleştirmek, vs vs. SALAT= Herhangi bir şekilde DESTEKLEMEK, kURTULUŞA VESİLE OLMAK,Kurtuluşu garanti etmek, selam göndermek,selamet üzere olmak vs vs.. YÜCE ALLAH bize diyorki, BANA yöneldiğinizde - EMREDİLEN VAKİTLERDE ve/veya İSTEDİĞİNİZ vakitte öyle bir yönelin ki KURTULUŞUNUZA vesile olacak şekilde TEVEKKÜL ile teslim olun,tövbe edin,dua edin,ve söz verin. İşte böylece SELAMETE erenlerden olursunuz. ''Kulun ALLAHA en yakın olduğu an SECDE anıdır. TEFEKKÜR EDİLMEDEN İKAME EDİLEN SALAT SALAT olmaz'' İhtarı Nebiyi unutmayalım. Unutmadan KUR'ANDA beş vakit SALAT EMRİ yok, SALAT başka anlamlara geliyor diye EMRİ İLAHİYİ çarpıtanlara deriz ki; '' Bu düpedüz ALLAHIN ELÇİSİNİ yalanlamaktır. KURANIMIZ geçmiş resullerin de SALAT ÜZRE OLDUKLARINI HABER VERMEKTEDİR. Ancak onlara emredilen SALAT faklı tarzda olabilir. Ama İÇİNDE Yüce ALLAHA tazim,sena, YALVARIŞ ve secde OLDUĞUNA HİÇ KUŞKU YOKTUR. KABEDEN Nurani bir ŞUA çıktığı ile ilgili tüm söylemler GAYBİ bilgilerdir. BU KONUDA AP AÇIK BİR AYET YOKTUR. Hadisi ŞERİF varsa da bu güne kadar okumadım. KABE Yüce ALLAH adına inşa edilmiş ilk MABET yani Mesciddir. ALİ İMRAN.96.Şüphesiz insanlar için kurulan ilk mabed, Mekke'deki çok mübarek ve bütün âlemlere hidayet kaynağı olan Beyt (Kabe)dir. KUR'ANIMIZ , Kabe ve Mescidi Aksa'nın çevresinin mübarek kılındığını ayetler ile açıklamaktadır. Madem ki ALLAH mübarek kılmış EL HAK öyledir. Ancak;HZ. öMER ra Hacer ül Esvede BAKIP '' Sen bir TAŞ SIN ALLAH Resulü'nün sav sana HÜRMETTE bulunduğunu görmemiş olsaydım VALLAHİ SANA hürmette bulunmazdım '' demiştir. Hz.Ömerin bu konudaki HASSASİYETİ Rıdvan biatının yapıldığı yerdeki AĞACI kestirmesinden de bilinir. KABE VE ÇEVRESİNDEN ilahi bir Nur veya ŞUA çıkarmı, ÇIKARSA kapladığı alan ve uzandığı nokta neresidir bunu BİLMENİN DE İMKANI YOKTUR. Kendi KANAATİM ise HİÇ BİR FİZİKİ CANLI veya NESNEYİ haddinden fazla ifade ve zanlar ile bir nevi PAGAN inancını çağrıştırır şekilde ÖVMEMEK,KUTSAL bir NESNE haline getirmemektir. Ashabın BİR KISMININ SAĞ OLDUĞU DÖNEMDE HACCACI ZALİMİN mancınıklar ile KABEYİ yıktırdığını da UNUTMAYALIM..AYET VE doğruluğu konusunda asla ŞÜPHE duyulmayacak Sünneti Seniyye HARİÇ, diğer kaynaklardan gelen AÇIKLAMA VE BİLGİLER İNSANLARDA şüphe duyulmasına da sebep olabilir. YÜCE ALLAH bir geceyi ,mekanı MÜBAREK mi kılmış. Öyledir.Çünkü O öyle emrettiği içindir. Elbette emirlerin DÜNYA HAYATINA BAKAN FAYDALARI DA VARDIR. BU FAYDALAR VE GERÇEKLER TESPİT EDİLDİKÇE inanların ŞEVKİ ARTAR,Kafirler ise sefil duruma düşerler. Ama illada her emirde böyle olacak diye bir KAYITTA yoktur.İSLAM teslim olmaktır. Kime =ALLAH'A .Nasıl= Kayıtsız,şartsız.. AMA sadece ALLAH'A... Başkasına değil.Bu nedenle ALİMLERİN bazı konulardaki tarif ve içtihatları ispattan yoksun veya ispati DEĞERİNİ KAYBETMİŞ İSE onda DEVAM ETMENİN BİR FAYDA vermeyeceği GİBİ O İÇTİHATTA, bile bile devam etmekte vebal gerektirir.'' Zira bizden öncekilerin yaptığı yanlışlarda devam etmeyi KUR'ANIMIZ BİZLERE YASAKLAMAKTADIR. ...BEREKETLİ VE HAYIRLARA VESİLE OLAN BİR HAFTA dilerim..

Editör 09-Ocak-2018 14:42:21

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kabe'den arşa çıkan bir şua var denilmiyor farazi düşünülse kıblenin hem arşta hem ferşte geçerli olduğu ifade ediliyor. Amudu nurani kıblenin belirginleştirilmesinden ibarettir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

oğuzhangözüpek 10-Ocak-2018 16:26:26

KIBLE= Yüce ALLAH'IN EHADİYETTİNİ ifade eden TEK NOKTA ,ÇEKİRDEK,MERKEZ makamında bir YER olmalı.Zira Küçük,büyük her OLUŞUMA BAKSAK hep aynı İLAHİ DÜZENİ görmekteyiz. CANLI HÜCRE tek çekirdek ile haYAT BULUR.ATOM tek çekirdek etrafında,GEZEGENLER Tek GÜNEŞ etrafında,SAMANYOLU tek bir merkez etrafında,diğer YILDIZ ve GALAKSİ sistemleride TEK MERKEZ etrafında dönerek varlıklarını devam ettirmektedirler. Belki TÜM KAİNATTA tek merkez etrafında dönerek dengesini korumakta varlığını devam ettirmektedir( Henüz bu yönde bir tespit yok). Allah RESULÜ sav MİRAC esnasında ARŞIN ETRAFINDA onu tavaf eden MELEKLERİN olduğunu,kiminin SECDE,KİMİNİN RUKÜ vs halinde olduklarını gördüğünü söylemişlerdir. ..Bu HALLER; iNSANLARIN tek bir merkeze doğru yönelmesini de açıklamaktadır. KABE yeryüzünde YÜCE ALLAHIN Ehadiyyetini MANA VE MADDE boyutunda çok anlamlı bir şekilde İZAH ETMEKTEDİR. KÜPE benzer yapısıyla,yaratılmış hiç bir CANLI veya CANSIZ nesneyide ÇAĞRIŞTIRMAMAKTADIR. Hatta şu anda ki KABE binası,aslından daha ufak inşa edilmiş MAKAMI İBRAHİM KABE binasından ayrılmıştır..TÜM MÜMİNLER tek ÇEKİRDEK ETRAFINDA hale hale DÖNERKEN AYNI ZAMANDA KAİNATIN varlık döngüsündeki AHENGİDE dile getirmektedir. MELEKUT aleminde MELEKLER ,mülk ALEMİNDE insanlar ve diğer TÜM YARATILANLARIN tek nokta etrafında dönerek TAVAF etmeleri , bu tavafların tıpkı SALATIN rükunları gibi farklı safhalarda icra edilmeleri Aslında SALATIN İKAMESİNDEKİ ilahi Muradı ve EMRİDE bizlere ihtar etmektedir.VAKİT boyutu ise DOKUZUNCU sözde zaten harika bir tarza izah edilmiş. Sanırım FERŞTEKİ (Dünyadaki) KIBLE Makamı İLE ARŞTAKi Kıble Makamı ARASINDAKİ NURANİ BAĞDAN kasıt bu MANEVİ RABITA ve BENZERLİK olmalı diye sonanda AKLIMA geldi. İnşallah Hayırlı ve yerinde bir İZAH ve TASAVVUR olmuştur. Selam ve salat sizler ile olsun.