"O âlem-i kebir bir şecere tahayyül edilirse, nur-u Muhammedî hem çekirdeği, hem semeresi olur." Peygamber Efendimiz kâinatın yaratılmasının meyvesidir. Asıl meyve madem gelmiş ve gitmiştir; kâinatın devamına ne gerek var, insanlar neden yaratılmaya devam ediliyor?

Yazar: Sorularla Risale, 06-1-2016

"İ’lem eyyühe’l-aziz! Şu gördüğün büyük âleme büyük bir kitap nazarıyla bakılırsa, nur-u Muhammedî (a.s.m.) o kitabın kâtibinin kaleminin mürekkebidir."

"Eğer o âlem-i kebir bir şecere tahayyül edilirse, nur-u Muhammedî hem çekirdeği, hem semeresi olur."

"Eğer dünya mücessem bir zîhayat farz edilirse, o nur onun ruhu olur."

"Eğer büyük bir insan tasavvur edilirse, o nur onun aklı olur."

"Eğer pek güzel şaşaalı bir cennet bahçesi tahayyül edilirse, nur-u Muhammedî onun andelîbi olur."

"Eğer pek büyük bir saray farz edilirse, nur-u Muhammedî o Sultan-ı Ezelin makarr-ı saltanat ve haşmeti ve tecelliyat-ı cemâliyesiyle âsâr-ı san’atını hâvi olan o yüksek saraya nâzır ve münâdi ve teşrifatçı olur. Bütün insanları dâvet ediyor. O sarayda bulunan bütün antika san’atları, harikaları ve mu’cizeleri târif ediyor. Halkı o saray Sâhibine, Sâniine iman etmek üzere câzibedar, hayretefzâ dâvet ediyor." (1)

"Madem o meyve insandır. Ve madem insan içinde, sabıkan ispat edildiği üzere, en meşhur meyve ve en muhteşem semere ve umumun nazar-ı dikkatini celb eden ve arzın nısfını ve beşerin humsunun nazarını kendine hasreden ve mehâsin-i mâneviyesiyle âlemi ya nazar-ı muhabbet veya hayretle kendine baktıran meyve ise, zât-ı Muhammediye Aleyhissalâtü Vesselâmdır. Elbette, kâinatın teşekkülüne çekirdek olan nur, onun zâtında cismini giyerek en âhir bir meyve suretinde görünecektir." (2)

"Evet, evet, evet... Eğer kâinattan risalet-i Muhammediyenin (A.S.M.) nuru çıksa, gitse; kâinat vefat edecek.. eğer Kur'an gitse, kâinat divane olacak ve Küre-i Arz kafasını, aklını kaybedecek, belki şuursuz kalmış olan başını bir seyyareye çarpacak, bir kıyameti koparacak." (3)

Nasıl ki, ağaç bir çekirdekten çıkar ve en sonunda yine meyvede tekrar çekirdek şeklinde toplanıyorsa; kainat ağacının da çekirdeği Hazreti Peygamber Efendimiz (asv)'in nuru olduğu gibi, bu ağacın en mükemmel ve son meyvesi yine onun ibadet ve kulluğudur. Evet hadislerde de ifade edildiği gibi, ilk yaratılan madde Peygamber Efendimiz (asv)'in nurudur ve  bütün kevniyat ise bu nurdan icat edilmiştir. Bu noktadan Peygamber Efendimiz (asv)'in nuru kainat ağacına bir çekirdek vazifesini görmüş. Aynı kainat ağacının en mükemmel meyve ve neticesi yine Peygamber Efendimiz (asv)'in ubudiyeti ve kulluğudur.

Şu kainat ağacı ibadet meyvesini vermek için dikilmiştir ki, bu ibadet manası ve meyvesi en kamil olarak Hazreti Peygamber Efendimiz (asv)'de tezahür edip kendini göstermiştir. Tabirde hata olmasın, nasıl ki bir çiftçi, çekirdeği toprağa atarken, ağacı ve dolayısı ile meyveyi hedefliyor. Allah da bu kainat ağacını Hazreti Muhammed (sav) meyvesi için dikmiştir, denilebilir. "Habibim sen olmasıydın kainatı yaratmazdım" kudsi hadisi de bu manaya işaret eden mükemmel bir levha hükmündedir. Bu ağacın çekirdeği ise, yine Hazreti Muhammed (sas)'dir, onun nurudur.

Zaman olarak Peygamber Efendimiz (asv) ahir zaman peygamberidir ve Peygamberimiz'den sonra kâinatın ömrü on beş asrı geçmeyecektir; bu hadisle sabittir. Yani kurgu açısından Peygamberimiz (asv)'den sonra kıyamet kopuyor. On beş asır çok da gecikmiş bir zaman dilimi olmuyor ki "Neden ondan sonra hayat devam ediyor?" denilebilsin.

Ayrıca "ahir zaman"ın, genel kavram olarak anlamı, bütün insanlığın yaşıdır ki Peygamber Efendimiz (asv) ile başlayıp kıyamete kadar olan sürece "ahir zaman" yani zamanın son demleri deniliyor. Hazreti Âdem (as)’in dönemi sabah ise Peygamber Efendimiz (asv)'in dönemi ikindi oluyor ki, bu ikindi ile akşam arasına "ahir zaman" deniliyor. Akşam vakti de kıyametin kopuşunu temsil ediyor.

Peygamber Efendimiz (asv)'in vefatından sonra hemen kıyametin kopması gerekmiyor, çünkü kâinatın devamının değişik ve bilinmeyen çok hikmetleri bulunabilir. Kâinatın devamını tek hikmete bağlamak yüzeysel bir bakış olur.

Dipnotlar:

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Habbe.

(2) bk. Sözler, Otuz Birinci Söz, Üçüncü Esas.

(3) bk. age., Onuncu Söz, Zeylin İkinci Parçası.

Okunma Sayısı : 731


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Sonuç

Yorum yok !