Üye Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Haber Grubu
Mail adresiniz:
(Haftalık e-bülten aboneliği)

"Bir sene bu risaleleri ve bu dersleri anlayarak ve kabul ederek okuyan, bu zamanın mühim, hakikatli bir âlimi olabilir." Buradaki "kabul ederek" kısmını açar mısınız?

Yazar: Sorularla Risale, 17-2-2014

"Bir sene bu risaleleri ve bu dersleri anlayarak ve kabul ederek okuyan, bu zamanın mühim, hakikatli bir âlimi olabilir."(1)

"Eskiden kırk günden tut, tâ kırk seneye kadar bir seyr ü sülûk ile bazı hakaik-i imaniyeye ancak çıkılabilirdi. Şimdi ise, Cenâb-ı Hakk'ın rahmetiyle, kırk dakikada o hakaike çıkılacak bir yol bulunsa, o yola karşı lâkayt kalmak elbette kâr-ı akıl değil. İşte, otuz üç adet Sözler, böyle Kur'ânî bir yolu açtığını, dikkatle okuyanlar hükmediyorlar."(2)

Risale-i Nur'u bir yıl anlayarak ve kabul ederek okuyan zamanın mühim ve hakikatli bir âlimi olduğu gibi, kırk senede elde edilen velayet makamını kırk dakikada istidadı olana verebilir. Risale-i Nur mesleği medrese ile tekke berzahını aşıp, her iki mesleğinde kemalini almış meşakkatini terk etmiş acaip bir yoldur.

“Tasdik edip yaşamadığım bir şeyi anladım saymıyorum.” ifadesi maksada işaret ediyor. Yani burada "kabul etmek" tabiri tasdik edip yaşamak anlamına geliyor denilebilir. Kim Risale-i Nur'u anlayıp yaşıyor ise, o bu zamanın mühim ve hakikatli bir âlimi olmuş olur.

Ek olarak:

“ Çok emarelerle anlamışız ki: Bu ulûm-u imaniyedeki fetva vazifesiyle tavzif edilmişiz.” Mektubat

“Mühim ve hakikatli  bir alim” olmakla, “ulûm-u imaniyedeki fetva vazifesiyle tavzif edilmiş” olmayı birlikte nazara aldığımızda şu sonuca ulaşırız:

Bu zamanın çoğu soruları iman hakikatleri hakkındadır. Bu sorulara fıkıh ilmini bilmekle cevap verilemez. Fıkıh ancak iman ve ibadet eden kişilerin karşılaştıkları problemlerin çözümü için geçerlidir. İmanda şüpheleri bulunan, ibadetten uzak kalmış, günahlar ve haramlar içinde yüzen kişilerin soruları, büyük ekseriyetle, iman konusundadır ve bu soruların cevapları Nur Risalelerinde en güzel, en ikna edici bir şekilde verilmiştir. Bu sebepler, Nur Risalelerini anlayarak ve kabul ederek okuyan bir insan bu soruların cevaplarını verebilecek seviyeye gelir. Zamanın âlimi olmak, “bu zamanın sorularına cevap verebilecek bir ilme sahip olmak” manasınadır. Yoksa bu zamanda “Her konuda fetva verebilir.” demek değildir. Böyle yanlış bir anlamaya meydan vermemek içindir ki, Üstad hazretleri  fetva yetkisini “ulûm-u imaniye” ile sınırlandırmıştır.  Bu gibi soruları soranlar ne fıkhî hükümlerle, ne de zikir ve tespihle tatmin oluyorlar. Onların “neden ve niçin”lerle dolu sorularına bu yollarla cevap vermek mümkün olmuyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Lem'alar, Yirmi Birinci Lem'a.
(2) bk. Mektubat, Beşinci Mektup.

Okunma Sayısı : 2170


Pdf Olarak Kaydet - Word Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Sonuç

Yorum yok !