Üye Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Haber Grubu
Mail adresiniz:
(Haftalık e-bülten aboneliği)

"İşte enaniyetine îtimad eden, zulümat-ı gaflete düşen, dalâlet karanlığına mübtelâ olan adam; o vâkıada evvelki halime benzer ki: O cep feneri hükmünde nâkıs ve dalalet-âlûd mâlûmât ile zaman-ı mâziyi...'' İzah eder misiniz?

Yazar: Sorularla Risale, 22-4-2013

Olaylara ve hadiselere vahyi bir kenara itip sadece ve sadece akıl mizanı ile bakanlar, olayların künhünü yani içyüzünü göremiyorlar. Halbuki insan benlik davasından vazgeçip aklı vahyin terbiyesine verse, o zaman her şeyin ve her hadisenin içyüzünü çözer ve ondan hakikate intikal ederek her iki cihanda da mutluluğa ulaşır. Temsildeki cep fenerinin ışığı aklı temsil ederken, güneşin ışığı da vahyi temsil ediyor.

Ateş böceğinin, cüzi ışığına güvenip güneşe meydan okuduktan sonra zifiri karanlığa mahkum olması gibi, insan da cüzi aklına ve  vehmi ilmine güvenip vahiy güneşinin terbiye ve rehberliğine girmez ise, küfür ve şirk karanlığına mahkum olur. Hem dünya saadetini hem de ahiret saadetini kaybeder. Hem dünyada hem de ukba da çok bela ve sıkıntılara maruz kalır.

"Ben doğruları aklım ile bulurum." diyenler için mazi, her şeyi ve herkesi yutup yokluğa atmış büyük bir mezarlık hükmündedir. Gelecek ise, başımıza neyin geleceği belli olmayan bir tesadüf fırtınasıdır. Hadise ve varlıklar ise, insanı taciz eden zararlı birer düşman suretinde görünüyor. Mesela, hastalıklar kafir için insanın rahatını bozan bir düşman gibidir. Halbuki hastalıklar mümini gafletten uyandırmak  için bir ikaz bir ihtar-ı İlahi hükmündedir.

Okunma Sayısı : 1949


Pdf Olarak Kaydet - Word Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Sonuç

Yorum yok !