Üye Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Haber Grubu
Mail adresiniz:
(Haftalık e-bülten aboneliği)


"Ehl-i Cennet ve cehennemin libasları nasıl olacak? Ve bize kim yol gösterecek?" sorusuna verilen cevabı açıklar mısınız; haşir meydanında insanlar çıplak mı olacak?

Yazar: Sorularla Risale, 22-1-2013

"Rabian: Cenâb-ı Hak, insandan başka zîruh mahlûkatına fıtrî birer libas giydirdiği gibi, meydan-ı haşirde sun'î libaslardan üryan olarak, fakat fıtrî bir libas giydirmesi, ism-i Hakîm muktezasıdır."

"Dünyada sun'î libasın hikmeti, yalnız soğuk ve sıcaktan muhafaza ve ziynet ve setr-i avrete münhasır değildir. Belki mühim bir hikmeti, insanın sair nevilerdeki tasarruf ve münasebetine ve kumandanlığına işaret eden bir fihriste ve bir liste hükmündedir."

"Yoksa, kolay ve ucuz, fıtrî bir libas giydirebilirdi. Çünkü bu hikmet olmazsa, muhtelif paçavraları vücuduna sarıp giyen insan, şuurlu hayvânâtın nazarında ve onlara nisbeten bir maskara olur, mânen onları güldürür. Meydan-ı haşirde o hikmet ve münasebet yok; o liste de olmaması lâzım gelir."(1) 

Bir paşanın omzuna ve göğsüne yıldız ve nişaneler takmasının sebebi, süs olsun ya da eğlence olsun diye değil, rütbe ve konumunu raiyetine bildirmek içindir. Şu hikmet yani rütbe bildirmek manası olmadan, o nişaneleri normal sivil hayatta taksa, gülünç ve komik duruma düşer, dalga konusu olur.

Aynı bunun gibi, dünyada insanların suni elbiseleri de sair mahlukata karşı bir rütbe ve konum bildirme vasıtasıdır, bu hikmet mahşerde olmayacağı ya da gerek kalmayacağı için, elbiseye de ihtiyaç olmayacaktır. Onun için insan bu suni elbiselerden üryan olarak; ama fıtri bir elbise ile mahşerde arzı endam edecektir.

Yoksa insan mahşer meydanında suni elbiseler giyse, misaldeki paşanın sivil hayatta nişane takması nevinden, sair şuur sahibi mahlukata karşı komik duruma düşecek. Bu yüzden Allah, mahşerde insanlara suni paçavraları giymeyi mecbur etmeyecek ve ona münasip fıtri bir elbise verecek ve insanı bizim anladığımız manada avretleri görünen bir çıplaklıkta bırakmayacaktır.

"O dehşetli mahşer gününde ve meydanında kim bize rehber olup yol gösterecek?" diye soruluyor. Malum insan bilmediği ve görmediği bir yerde bir rehbere ihtiyaç duyar.

Üstad Hazretleri de bu soruya cevaben şöyle diyor:

"Hamisen: Rehber ise, senin gibi Kur’ân’ın nuru altına girenlere, Kur’ân’dır. الۤمۤ’lerin, الۤرٰ’ların, حٰمۤ’lerin başlarına bak, anla ki, Kur’ân ne kadar makbul bir şefaatçi, ne kadar doğru bir rehber, ne kadar kudsî bir nur olduğunu gör."(2)

Evet Kur’an, dünyada olduğu gibi ukbada da bize tam ve mükemmel bir rehber olacak. Bu rehberlik ifadesinden şöyle bir nükteyi da anlamak mümkün; nasıl insanın amel ve fazileti, ahirette temsili ve temessül şeklinde bir insan suretinde görünmesi hadislerde beyan edilmiş ise, yüce kitabımız olan Kur’an’ın bir mihmandar olarak mahşerde  temessül edip, insanlara rehberlik yapması akıldan ve izandan uzak olmasa gerektir.

"Cenaze mezara konduğu zaman kendisini teşyi edenlerin daha ayak sesleri kesilmemiştir ki, melekler gelir kendisine soru sorarlar. Tam o dakikada nûrânî bir şey gelir onun baş ucuna oturur. Bu onun namazıdır. Bir başka nûrânî şey ayak ucuna oturur. Bu onun sair hayrat ve hasenatıdır. Bir başka nûrânî şey onun sağ tarafına oturur. Bu onun orucudur. Bir başka nûrânî şey sol tarafına oturur, bu da onun zekatıdır. Bunlar, sağdan ve soldan kabrin onun kemiklerini sıkmasına (canını yakmasına), sıkıntılar hasıl etmesine karşı onu korurlar."(3)

"Mü' minin her ameli, arşı a' zama yükselir. İmam Ahmed, Numan b. Beşir'den naklediyor: Allah Rasulü buyurdular ki:

'Arş-ı A'zamın etrafında daima arı sesi gibi sesler duyulur. Sizin tesbih, tehlil, tekbir ve tahmidleriniz, vızıltılar halinde Allah'ın arşının etrafında tıpkı oğul veren arı şeklinde vızıltılar çıkartır. Ve bunların tek dilekleri de sahiplerinin affedilmesidir.'

Rasûlü Ekrem bu ifadelerinden sonra soruyor:

'Rabbinizin yanında böyle şefaatçilerinizin bulunmasını istemez misiniz?' "(4)

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, Yirmi Sekizinci Mektup, Sekizinci Risale..
(2) bk. age.
(3) bk. Abdürrezzak, Musannef, III/582, 583.
(4) bk. Müsned, IV/268-271.

Okunma Sayısı : 2297


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Gelen Yorumlar

karolin 06-Şubat-2017 21:23:52

Burada elif lam mim,ha mim gibi hurufu mukattaatın şefaatçi olacağından bahsediyor.Bu nasıl oluyor?

karolin 06-Şubat-2017 22:41:22

Fıtri bir libas dediği;derimizden bir giysi mi?Gömlek vs yok mu?

Editör 07-Şubat-2017 12:13:27

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Fıtri libas ifadesi sanki harici bir giysi değil gibi geliyor bize. Kur'an sureleri ve ayetlerinin ahirette nurani bir şahıs suretine girip şefaatçi olacağına dair kaviller vardır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

isahalim 02-Aralık-2017 19:26:56

"Şuurlu hayvânâtın nazarında ve onlara nisbeten bir maskara olur," derken, HAYVANLAR dünyadaki hallerinde "ŞUURSUZDUR", ama HAŞİRDE diriltildikleri zaman "ŞUURLU VARLIKLAR" olacaklar mı demek istiyor?

Editör 06-Aralık-2017 15:49:41

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şuurlu hayvan tabirinin dünyaya mı ahirete mi ait olduğu açık değil ama ahirete ait olma ihtimali daha yüksek duruyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör