Üye Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Haber Grubu
Mail adresiniz:
(Haftalık e-bülten aboneliği)


Sudur teorisinde; alemin zorunlu olarak meydana geldiği, eğer alem sonradan yaratılmışsa, Allah'ın alemi yaratmadan önceki iradesi ile sonraki iradesi arasında fark olacağı, irade sıfatındaki değişiklilik zatında değişikliği akla getireceğinden, Sudur teorisini bazı İslam filozofları da söylemişler. Bu konuda Risalelerde bilgi var mıdır?

Yazar: Sorularla Risale, 10-9-2012

Sudur; bir şeyin Allah’tan iradesiz ve zorunlu olarak meydana çıkmasıdır ki, burada hem Allah’ın irade sıfatı inkar ediliyor, hem de Allah sebeplere muhtaç gibi gösteriliyor. Risale-i Nurların yüzlerce parçası; Allah’ın varlığı ile beraber ezeli ve ebedi sıfatlarını da beraberinde ispat ediyor. O risalelerin hepsi bu nazariyenin batıllığını kati bir şekilde ilan ve izhar ediyor demektir. Üstad Hazretleri bu teori hakkında şu ifadeleri kullanıyor:

"'Birden bir sudur eder.'; yani 'Bir zattan bizzat birtek sudur edebilir. Sair şeyler, vasıtalar vasıtasıyla ondan sudur eder.' diye, Ganiyy-i ale'l-Itlak ve Kadîr-i Mutlakı âciz vesaite muhtaç göstererek, bütün esbaba ve vesaite, rububiyette bir nevi şirket verip, Hâlık-ı Zülcelâle 'akl-ı evvel' namında bir mahlûku verip âdeta sair mülkünü esbaba ve vesaite taksim ederek bir şirk-i azîme yol açan şirk-âlûd ve dalâlet-pîşe o felsefenin düsturu nerede? Hükemanın yüksek kısmı olan işrakıyyun böyle halt etseler, maddiyyun, tabiiyyun gibi aşağı kısımları ne kadar halt edeceklerini kıyas edebilirsin."(1) 

Ukul-u aşere: Kelime olarak on akıl, ilk akıl, hılkî ve cibilli olan akıl demektir. Bir kısım eski ve sapık felsefecilere ve hususan İşrakıyyuna göre; teselsül tâbiri ile müessiriyetini iddia ettikleri sebeblerden birincisidir. Bunun neticesi şirke gider.

Bunlara göre akl-ı evvel Allah'ın mahluku olup ve bundan ikinci akıl, ikincisinden üçüncü akıl... ve böylece "Ukul-ü Aşere" dedikleri birbirinden türeyen on akıl varlığı tevehhüm ederek dalâlete gitmişler. Bunların iddiasına göre ilk sebep olan Allah, kesret alemi olan kainatı bizzat yaratıp idare etmiyor, bu yaratmış olduğu on akıl vesilesi ile idare ediyormuş. İlk akıl yukarıda da izah ettiğimiz sudur teorisi ile Allah’tan çıkmış oluyor. Bu gibi fikirlerin akıl ve mantık ile bağdaşan bir yönü bulunmuyor.

Aristo‘nun felsefi görüşlerini esas alan Farabi’nin iddialarına göre, Allah hiçbir şeyi yoktan yaratmamıştır, hatta hiçbir şeyden haberi olmadığı gibi, herhangi bir şeyin meydana gelmesinde veya gelmemesinde etken de değildir. Zira, bu görüşe göre yaratıklar, istese de istemese de kendisinden “sudur” yani fışkırmak suretiyle varlığa gelmektedir. Allah aynı zamanda kendi zatından başkasını bilmemekte, yani kainatın varlığı konusunda bir bilgisi bulunmamaktadır.

Ayrıca, her şeyin Allah’tan çıkarak meydana geldiğini “sudur” ettiğini söylemekle, her şeyi İlâh kabul etmektedirler. Bu bağlamda “Hululiye” müşriklerin iddia ettikleri şirkin aynısını iddia etmektedirler. Bütün bu iddialar Kur'an’a aykırı ve dolayısıyla İslâm diniyle bağdaşması mümkün olmayan iddialardır.

Allah’ın mutlak irade sahibi olduğuna; bütün kainat ve bu kainat içindeki sayısız tercih ve imkanlar birer vesika ve ispattırlar. Tercih ve imkanlar ortada iken, tercihi yapan ezeli iradeyi inkar etmek akıl karı değildir.

Hem Allah’ın ezeli iradesi ile kainatın arasındaki münasebetin nasıl ve hangi keyfiyet üzerine olduğunu idrakten aciz kalmamız, ezeli iradenin varlığına işaret eden sayısız tercih ve imkanları cerh etmiyor. Allah’ın ezelde irade etmesini zaman ve mekan kaydı ile anlamamız mümkün değildir. Nasıl Allah’ın zat-ı akdesini insan aklı, ihata ile idrak etmekten aciz ise; ezeli iradenin tecelli keyfiyetini de idrakten acizdir.

Bir şeyin varlığını bilmek ile keyfiyetini bilmek farklı şeylerdir. Ezeli iradenin varlığı hakkında sayısız delil varken, nasıl tecelli ettiği keyfiyeti bizce meçhul olabilir. Bu meçhule dayanarak varlığı inkar edilemez.

(1) bk. Sözler, Otuzuncu Söz.

Okunma Sayısı : 2822


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Gelen Yorumlar

Teoman Keskin 10-Ocak-2018 09:44:55

".... eğer alem sonradan yaratılmışsa, Allah'ın alemi yaratmadan önceki iradesi ile sonraki iradesi arasında fark olacağı, irade sıfatındaki değişiklilik zatında değişikliği akla getireceğinden, Sudur teorisini bazı İslam filozofları da söylemişler" SUALİ üzerine düşündüklerim : "YARATMADAN ÖNCE" tabiri "zamânî bir çağrışımdır". Cenab-ı Hakk zamandan münezzehtir. Zaman ; âlemin an be an kare kare her bir hareketinin misâlî vücudisi bulunan bir şerididir. Yani yaratılışın bir an öncesinde henüz zaman yoktur,dolayısıyla önce sonra da yoktur. İKİNCİ KONU: ALLÂH'IN İRADE- EZELİYESİNİN ZAMANI OLMAZ. EZELDEN EBEDE HERŞEY O E Z E L Î İRADE İÇİNDEDİR. KUDRETİ TAZAMMUN EDEN O İRADENİN İRADE EDİLENE TAALLUK ETMESİNİN SIRASI DA İLM-İ İLAHİ İLE BİRLİKTE YÜRÜYEN İRADE-İ İLAHİDE DAHİLDİR. O İLİM VE İRADENİN MÜTEALLIKI OLAN EŞYA, İLMÎ EZELİDEKİ ÂYÂN-I SÂBİTEDEN VÜCÛD-Ü HÂRİCÎYE İNTİKAL EDER YANİ YARATILIR.

Teoman Keskin 13-Ocak-2018 12:54:01

Cenab-ı Hakk'ın Kur'an'da zaman ifade eden beyanları "muhatapları" içindir.Meselâ "Biz Nuh'u peygamber olara gönderdik" mealindeki âyet-i kerime KUR'ÂN'A MUHATAP OLAN DEVİRLERE GÖRE GEÇMİŞ ZAMAN OLDUĞUNDAN geçmiş zaman kipiyle verilmiştir..ŞAYET BU ÂYET HZ. ÂDEM ZAMANINDA İNDİRİLMİŞ OLSAYDI "Biz Nuh'u peygamber olarak göndereceğiz" ŞEKLİNDE OLURDU. Hz. Nuh'un Peygamber olarak gönderilmesinin İLÂHÎ ilim ve iradedeki yeri ise ZAMANDAN MÜNEZZEH MAKAMDADIR, YANİ EZELÎDİR.

oğuzhangözüpek 13-Ocak-2018 20:24:50

ALLAH'IM AKLIMI koru= İnsan kendini kurtardı da sıra YÜCE ALLAH'IN iradesini,ilmini sorgulamaya mı geldi..!!! FARABİ yukarıdaki görüşü savunduysa demek ki HİÇ KUR'AN okumamış hatta İMAN etmemiş DEMEKTİR. KUR'ANI okumayanın ALLAH HAKKINDA ileri sürdüğü SAVLARINDA hiç bir kıymeti yoktur. İnsan gerçekten çok nankör ve CAHİLMİŞ... (Ayet mealinden)O kalplerin KÜNHÜNÜ BİLİR...Ondan izinsiz yaprak dahi kımıldamaz..Onun ilmi herşeyi İHATA etmiştir..Biz bir şeye OL deriz o şey hemen oluverir...DAHA YÜZLERCE BUNA BENZER ayetleri OKUMAMIŞLAR MI BU ÇOK DAHİ FİLOZOFLAR DA görmedikleri ,idrak etmekten yoksun ve aciz oldukları İLAHİ KUDRETİ sorgulamaya hatta bir de TARİF etmeye kalkıyorlar.. ALLAHIM Aklımızı,Fikrimizi,Kalbimizi BU şeytani VESVESELERDEN KORU Amin.