Üye Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Haber Grubu
Mail adresiniz:
(Haftalık e-bülten aboneliği)

Risaleler zaviyesinden, kader-ezeliyet-dairesellik ilişkisinden bahsedebilir misiniz?

Yazar: Sorularla Risale, 16-4-2012

Zaman, başlangıcı ve sonu olan ve eşyanın bir tertip ve düzen ile oluştuğu bir mahluktur. Mesela bir çocuk zaman içinde büyür, gelişir ve olgunlaşır. Bu süreç ise sıra ve tertip ile olur. Yani öncesi, şimdisi ve sonrası olan bir durumdur. Önce olmadan, şimdi olamaz, şimdi olmadan da sonra olmaz. Gelecekteki hal ancak yaşanarak kavranır ve anlaşılır.

Tabi bu kaideler insan için geçerlidir. Yani zamanın içinde olan her şey, buna insan da dahil, gelecekteki olayları, yaşanmadıkça idrak edip anlayamaz. Ben bugün kurtuluş savaşını, olduğu için biliyorum, yarın ne olacak onu bilemiyorum; zira sırası gelip gerçekleşmedi. Ama zamanın bu kayıtlarından kurtulmak ve üstüne çıkmak imkanı olsa idi, zamanın şeridini, yani öncesi şimdisi ve sonrası ile görebilse idim, yani ihata edebilse idim, o zaman olayların olmasını beklemeden bilebilirdim.

Ezel ise, başı ve sonu olmayan, zamandan ve mekandan münezzeh olan ve hiçbir kayıt ve kaide ile bağlı olmayan Allah’ın bir sıfatıdır. Zamanın içindeki kayıt ve kaideler burada cari değildir. Yani Allah ezeli ilmi ile her şeyi kuşattığı ve ihata ettiği için, onun ilminde geçmiş, şimdiki an ve gelecek kavramları yoktur, o her şeyi şimdiki hal gibi bir tutar ve görür.

Üstad Hazretlerinin ayna misali burayı izah eder. Mesela büyük bir ayna düşünüyoruz. Bu ayna yere yaklaştıkça tuttuğu alan daralır, yukarı çıktıkça, tuttuğu alan genişlenir. Ne kadar yüksekte ise, tuttuğu alan da o kadar genişler. Buradaki yer zamandır, ayna ise Allah’ın ezeli ilmidir. Allah’ın ilmi zamanın üstünde, onu ihata edecek bir mevkide olmasından dolayı, yani zamandan münezzeh olmasından, zamanın bütününü tutar ve ihata eder. Onun için, Allah her şeyi, olmadan önce de bilir ve görür ve hükmünü ona göre takdir eder.

Ezeliyetin manasını iyi idrak edilmediği için, ezeliyet zamanın içinde sanılmıştır. Yani bunlara göre ezel zamanın üç halinden maziyi temsil eder. Onun için ezel, zamanın içinde tasavvur edilerek, zamanın mazi tarafına ezel demişler ve eşya vücuda geldikçe, maziye, yani ezele akar, ondan sonra Allah duruma vakıf olur diye hayal ediyorlar, -haşa-. Böyle olunca, insanın başına gelecek olaylar daha vuku bulmadığı için, yani maziye ve ezele akmadığı için, Allah bizim geleceğimizi bilemez diye safsata yapıyorlar.

İnsan kendini Allah’ın ezeli ilminin haricinde addetmekle, cebirden güya kurtulmuş olacak. Halbuki tam tersi, ezel, zamanın içinde değil, zaman ezeliyetin içindedir. Böyle olunca, zamanın her şeyi, yani üç boyutu olan geçmiş, şimdiki hal ve gelecek Allah’ın ezeli ilminin içindedir. Hatta zaman üç boyutu ile ezeliyetin içinde küçük bir nokta gibidir. O taktirde, her şeyi ile insan Allah’ın ilmindedir manasınca, insanın başına gelebilecek ihtimaller de onun içindedir.

Özet olarak, kader bizim hangi yola gideceğimizi ve ne şekilde öleceğimizi ezelde  bildiği için, onda bir değişiklik ve bozulma olmaz. İnsan istediği yola girse, istediği şekilde ölse, kader onu öylece ezelde biliyor zaten. Kaderi yanıltmak ya da değişim ile şaşırtmak mümkün değildir. Allah her şeyi en son şekli ile bilir ve bildiği şekli ile kader levhasına yazar. Bu levhada bir yanılma ve sapma olmaz. Tabi Allah’ın bütün bunları ezelde bilmesi insan üzerinde bir cebir ve baskı oluşturmaz. Zira Allah’ın bilmesi, insanın iradesini ne yönde kullanacağına bağlıdır. Yani insan özgür iradesi ile neyi seçerse, Allah ona göre bilir. Bu durum kelam ilminde, “İlim maluma tabidir.” şeklinde özetlenmiştir. 

Okunma Sayısı : 2147


Pdf Olarak Kaydet - Word Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Sonuç

Yorum yok !

X