"Sübhaneke la ilmelena illa ma allemtena inneke entel alimul hakîm." ayetinin çok kullanılmasının hikmeti nedir?

Yazar: Sorularla Risale, 25-4-2011

سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ 

"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti her şeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin." (Bakara, 2/32).

Bu ayet bütün Risalelerin bitişlerinde ve sonlarında okunan bir gelenek, bir adet olduğu için, burada ifade edilmiştir. Yoksa konu ile doğrudan bir alakası yok.

Nasıl her işimizin başında besmele çekmek güzel bir adet ise, bu ayetin Risalelerin sonlarında okunması da Üstad Hazretlerinin güzel bir adeti güzel bir geleneğidir.

Aynı zamanda bu ayet ilim nimetinin kaynağına işaret eden bir levhadır. Böylece nefis ilmi ile gurura düşmesin.

Külliyatta, risalelerin ve mektupların sonlarında yüzde doksandan ziyade, "Sübhaneke La ilmelena..." ayeti geçer. Bunun hikmetini ise yine Üstadımız İşaratü'l-İ'caz'ın sonundaki bir haşiyede şöyle ifade etmektedir:

"HAŞİYE: İntihabım olmayarak, ihtiyarsız bir tarzda, âdeta umum Sözlerin ve Mektupların âhirlerinde şu âyet (سُبْحَانَكَ لاَ عِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَا عَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ. Bakara Sûresi, 2/32.) bana söylettirilmiş. Şimdi anladım ki, tefsirim de, şu âyetle hitam buluyor. Demek inşaallah bütün Sözler, hakikî bir tefsir ve şu âyetin bahrinden birer cetveldir. En nihayet, yine o denize dökülüyorlar. Şu tefsirin hitamında, güya her Söz, mânen şu âyetten başlıyor. Demek, o zamandan beri, yirmi senedir daha şu âyeti tefsir ediyorum; bitiremedim ki tefsirin ikinci cildini yazayım."

(1) bk. İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi, 31-33. Ayetlerin Tefsiri, Haşiye.

Okunma Sayısı : 61799


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Gelen Yorumlar

sami 25-Nisan-2011

İşarat-ül İ'caz'ın son ayeti Bakara Sûresi 32. ayeti onalan mezkur ayettir. Üstad İşarat-ul İ'caz'ın sonunda şu aşağıdaki haşiyeyi koymuş:
HAŞİYE İntihabım olmayarak, ihtiyarsız bir tarzda, âdeta umum Sözlerin ve Mektupların âhirlerinde şu âyet (سُبْحَانَكَ لاَ عِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَا عَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ. Bakara Sûresi, 2:32.) bana söylettirilmiş. Şimdi anladım ki, tefsirim de, şu âyetle hitam buluyor. Demek inşaallah bütün Sözler, hakikî bir tefsir ve şu âyetin bahrinden birer cetveldir. En nihayet, yine o denize dökülüyorlar. Şu tefsirin hitamında, güya her Söz, mânen şu âyetten başlıyor. Demek, o zamandan beri, yirmi senedir daha şu âyeti tefsir ediyorum; bitiremedim ki tefsirin ikinci cildini yazayım. (Said Nursî).