Nur talebeleri öğle namazının akabinde Fetih sûresinin son beş ayetini okuyorlar, bunun hikmetleri neler olabilir? Neden bu sûreler ve neden öğle namazında?

Yazar: Sorularla Risale, 25-4-2011

Bilindiği gibi sabah ve akşam namazlarından sonra Kur’an’dan “Lâ yestevî”, öğle namazından sonra “Lekad sadakallâhu” ayetleri ile başlayan aşırlar; ikindi namazından sonra Amme sûresinin son yarısı veya tamamı; yatsı namazından sonra da “Âmenerresûlü” aşr-ı şerifi okunmaktadır.

Esâsen her zaman ve fırsatta okunan her Kur’ân harfine on sevap vardır. Hepsinin de okunması faziletlidir. Namazlardan sonra da her sûre okunabilir ve yine sevaplıdır. Ancak bâzı sûre ve hayetler vardır ki, lafız, mânâ, mâhiyet ve şümûlü cihetiyle diğer sûrelerden farklılık arz etmektedir. Meselâ, Fâtiha, Yâsin ve İhlâs sûreleri fazilet ve muhteva bakımından diğer sûrelerden; Âyetelkürsî de diğer âyetlerden aynı mânâda farklıdır.

Bunların faziletini müteaddit hadislerde Peygamber Efendimiz (asv) ifade etmiştir. Hadis kitaplarında da ayrıca “Fedâilü’s-suver” adı altında bâzı sûrelerin fazilet ve sevabını anlatan bablar yer almaktadır. Namazlardan sonra okunan “aşır”ların fazileti de aynı bablarda anlatılmaktadır. Meselâ Bakara Sûresinin sonunda yer alan iki âyetli “Âmenerresûlu” nün fazileti hususunda şu meâlde hadisler rivâyet edilmektedir:

“Bakara Sûresinin sonunda iki ayet vardır. Kim bunları okursa (dünya ve âhiret maksatları için veya o gecede okuyacağı Kur’ân için) ona yeterlidir.”

“Yüce Allah Bakara Sûresini iki âyetle nihayet vermiştir. Onları okuyana mükâfatını Arş-ı Âlâdaki hazinesinden verecektir. Onları öğrenin, hanımlarınıza ve çocuklarınıza öğretiniz.”

Tirmizî’de aynı mevzuda şu meâlde bir hadise yer verilmektedir.

“Cenab-ı Hak yeri ve göğü yaratmazdan bin sene önce bir kitap yazdı. O kitaptan iki âyet indirdi. O âyetlerle Bakara Sûresine nihayet verdi. O âyetler bir evde üç gece okunursa o eve şeytan yaklaşmaz.”

Bu hadis, “âmenerresûlü”nün faziletini ifâde eden en veciz ve geniş hadistir. Cenab-ı Hakk'ın yeri ve göğü yaratmazdan bin sene önce yazmış olduğu kitaptan maksad, bütün peygamberlere gönderdii kitabın kendisidir.

Âyetler Cenab-ı Hakk'ın kelâmı olduğu için onların Peygamberimizin zamanında nâzil olması daha önceden ilm-i İlâhide bulunmalarına engel değildir. Çünkü Cenab-ı Hakk'ın kelâmı ezelî olduğundan, bunun için zaman mefhumu söz konusu olmaz. Kur’ân-ı Kerim ve içindeki âyet ve sûreler de buna dahildir.
İşte her yatsı namazından sonra bu iki âyeti okumakla bu faziletlerden nasibimizi almaya çalışıyoruz.

Sabah ve akşam namazlarından sonra okunan ve “Lâ yestevî” ile başlayıp okunan Haşr Sûresinin sonundaki aşrın fazileti hakkında da yine bâzı hadisler rivâyet edilmektedir.

İrbad bin Sâriye (r.a.) Peygamber Efendimizin yatağa girmeden önce Sebbeha, Yüsebbihu ile başlayan sûreleri okur ve “Bu sûreler içinde bin âyetten daha hayırlı bir âyet vardır” buyururlardı. Hadis şerhlerinde bu âyetin “Lev enzelnâ” ile başlayan Haşr Sûresinin sonunda yer alan âyet olduğu izah edilmektedir.

Başka bir hadiste de sabah ve akşam vaktinde bu âyetlerin okunmasının fazileti hakkında Peygamber Efendimiz (asm) meâlen şöyle buyururlar:

“Kim ki sabahleyin üç kere eûzü billahi’s-semîi’l-alîmi mine’ş-şeytani’r-racîm der ve Haşr Sûresinin sonundaki üç âyeti okursa, Allah o kimseye akşama kadar duâ ve istiğfar etmek üzere yetmiş bin melek vazifelendirir. O gün vâdesi yetip ölürse şehit olarak vefat eder. Kim bu ayetleri akşamleyin okursa aynı mükâfat ve dereceye ulaşır.”

İşte sabah ve akşam namazlarından sonra bu âyetleri okuduğumuz zaman, inşâallah bu mükâfata nâil oluruz.

Öğle namazından sonra okuduğumuz “Lekad sadakallahü...” ile başlayan aşır ise Fetih Sûresinin son üç âyetidir. Müstakil olarak Fetih Sûresini okumanın faziletini bildiren hadisler mevcuttur.

Hz. Ömer’in (r.a.) rivâyet ettiği bir hadiste meâlen Peygamber Efendimiz (asv) şöyle buyurmaktadır:

“Bana bu gece öyle bir sûre nâzil oldu ki, o sûre bana, üzerine güneşin doğduğu bütün varlıklardan daha hayırlıdır.” buyurdu ve bundan sonra ‘İnnâ fetahnâ leke...’yi okudu.”(1)

Bâzı kitaplarda rivâyet edilen bir hadiste ise Peygamberimiz (asv) Fetih sûresinin sonundaki âyeti kasd ederek, “Bunları okuyun ve Allah’tan hayır ve bereketini isteyiniz” buyurmuştur.

İşte bu “aşır”ların faziletini bilen ulemâ, her namazdan sonra okuyarak bu sünnetin herkes tarafından tatbikini temin etmişlerdir. Bu aşırları okumak hem bir sünnetin yerine getirilmesi, hem de Kur’ânın sevap bakımından en faziletli kısımlarının okunmasıdır.

(1) bk. Hadisler için kaynak: et-Tâc, IV/17-23.

Okunma Sayısı : 65190


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Gelen Yorumlar

zerre 25-Nisan-2011

Çok teşekkür ederim. Fakat ben diğer namazların arkasında okunan surelerin faziletlerini biliyordum. Benim merak ettiğim özellikle Öğlen namazının arkasına Üstad neden Fetih suresinin son üç ayetini okumuş. Bu meselenin Risale-i Nur'larla bir ilgisi varmıdır? Neden başka bir sure değilde Fetih suresi ve neden öğlen vakti?

Editör 25-Nisan-2011

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Her sünnet ve Peygamberimiz' (a.s.m.)in tavsiyeleri, Risale-i Nur ve talebeleri için elbette bir yol ve ibadet şeklidir. Bu nedenle Peygamber Efendimiz'in ( a.s.m) her tavsiyesi doğrudan Risale-i Nur talebelerini ilgilendirir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

avni 25-Nisan-2011

Sevgili Zerre kardeşim, kanaatimce Fetih suresinin son üç ayeti özellikle ahirzaman fitnesi içinde olanlara bir müjde ve son ayet bu müjdenin tahakkuku için müminlerin taşıması gereken vasifları ihtar ediyor...Editör cevabından da anlaşılacağı üzere öğlen namazı dışındaki vakitlerin herbirisinin ardından nelerin okunması gerektiğine dair hadisler var iken öğlen için bölyle bir durum söz konusu değil..bu faziletli ayetllerin diğerlerinin yerine okunması pek hoş olmayacağından en münasibi öğlen vakti olarak tensib edilmesinin doğru olduğunu düşünüyorum..

zulfikar 25-Nisan-2011

GELİŞEN TEKNOLOJİYİ EN VERİMLİ VE EN HİKMETLİ SURETTE KULLANMAYI NASİB EDEN CENAB-I HAKKA ŞÜKRÜMÜ, BU PAYLAŞIM ZEMİNİNİ TEŞKİL EDEN TÜM EKİBE TEŞEKKÜRÜMÜ TAKDİM EDİYORUM. FETİH SURESİNİN SON 3 AYETİNİN ÖĞLEN NAMAZINDAN SONRA OKUMAMIZIN DÜŞÜNEBİLDİĞİM HİKMETLERİ: 1. MALUM 7. LEM'A-YI HARİKADA BU AYETLERİN ASR-I SAADETE NİSBETEN PEKÇOK GAYBİ HABERLER VERDİĞİNİ BİLİYORUZ. UMRESİ KAZAYA KALMIŞ, HUDEYBİYE BARIŞINA MECBUR OLMUŞ ASHAB-I GÜZİNE BU NURLU SURE MEKKENİN FETHİNİ SARAHATLE MÜJDELEMEKLE BERABER, ŞAM, KUDÜS, İSTANBUL GİBİ BÜYÜK FÜTUHATLARIN NASIL GERÇEKLEŞEBİLECEĞİNİN ANAHTARINI, FORMÜLÜNÜ HEM O ASRA HEM BU ASRA VERMEKTEDİR. MUSALAHA ŞARTLARINDA, İHTİLAT ZEMİNİNDE ENVAR-I KUR'ANİYE TAASSUB PERDELERİNİ YIRTARAK, KALPLERİ, AKILLARI FETHEDECEKTİR. İŞTE ÖĞLE NAMAZINI KILMIŞ OLAN MÜ'MİN HUZUR-U İLAHİDEN ALMIŞ OLDUĞU ŞEVK İLE, FETİH SURESİNİN İLHAMIYLA O DA KENDİ HUSUSİ ALEMİNDEKİ MANEVİ CİHADA ATILACAK, NURLARIN HAKİKATLARIYLA İNŞAALLAH KALPLERİ FETHEDECEKTİR. ZUHUR VAKTİ ONUN MADDİ ALEMİNİ TENVİR ETDİĞİ GİBİ, O DA HİZMET-İ İMANİYE VE KUR'ANİYE İLE BEŞERİN MANEVİ ALEMİNİ TENVİR EDECEKTİR. 2. NASIL Kİ SURE-İ FETHİN AHİRİNDE SAHABEYİ TAVSİFAT-I MÜHİMME İLE SENA EDİYOR.HULEFA-YI RAŞİDİNİ DAHİ HİLAFET TERTİBİYLE BEYAN EDİYOR. ELBETTE İSM-İ AZAMA MAZHAR OLAN ÜSTADIMIZIN DA KENDİNDEN SONRA HİZMET-İ İMANİYESİNE RİYASET EDECEK SADIK, ADİL, MERHAMETLİ, İHLASLI TALEBELERİ GELECEĞİNİ, HAVARİYYUN MİSÜLLÜ 12 EHL-İ BEYT-İ NEBEVİ SİSTEMİNDE NUR TALEBELERİNİN KIYAMET ANINA DEK,MÜSTAKİM NUR CEMAATİNE REHBERLİK EDECEĞİNİN MÜJDESİNİ ALARAK, İSTİKBAL KARANLIĞINI ZUHUR VAKTİNDE OKUDUĞU SURE-İ FETİHLE TENVİR ETMİŞ OLUYOR. 3. MADEM İHLAS RIZA-YI İLAHİYE MAZHARİYETİN EVVEL ŞARTIDIR. BU SIRR-I İHLASI TEMİN EDEN EVSAFI HER VAKİT TEKRAR ETMEĞE, NİSYAN İÇİNDEKİ İNSAN, FITRATEN MUHTAÇTIR. ŞİMDİLİK DÜŞÜNEBİLDİĞİM HİKMETLER BUNLAR. UMUMA BAKİ SELAM.

hafızmehdi 25-Nisan-2011

allah razı olsun..verimli cevaplar..

ERCANCENGİZ 05-Mayıs-2012 15:41:30

Selam! Bismillahirrahmanirrahim... Le kad sadekallahü rasulehür ru’ya bil hakk le tedhulünnel mescidel harame in şaellahü aminıne muhallikıyne ruuseküm ve mükassıriyne la tehafun fe alime ma lem ta’lemu fe ceale min duni zalike fethan karıba * Hüvellezı ersele rasulehu bil hüda ve dınil hakkı li yuzhirahu aled dıni küllih Ve kefa billahi şehıda * Muhammedür rasulüllah vellezıne meahu eşiddaü alel küffari ruhamaü beynehüm terahüm rukkean süccedey yebteğune fadlem minellahi ve rıdvana sımahüm fı vücuhihim min eseris sücud zalike meselühüm fit tevrati ve meselühüm fil incıl ke zer’ın ahrace şat’ehu fe azerahu festağleza festeva ala sukıhı yu’cibüz zürraa li yeğıyza bihimül küffar ve adellahüllezıne amenu ve amilus salihati minhüm mağfiratev ve ecran azıyma Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla... 48.27.Yemin olsun ki Allah, resulüne o rüyayı hak olarak doğru çıkarmıştır. Allah dilerse, başlarınızı tıraş etmiş, saçlarınızı kısaltmış olarak güven içinde, korku duymadan Mescid-i Haram'a mutlaka gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğinizi bildi de bundan önce size yakın bir fetih nasip etti. 48.28. O, resulünü hidayet ve hak dinle gönderdi ki, o dini tüm dinlere üstün kılsın. Tanık olarak Allah yeter! 49.29. Muhammed, Allah'ın resulüdür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı çok çetin, kendi aralarında çok sevecendirler/çok merhametlidirler. Sen onları rükû eder, secdeye kapanır halde görürsün. Allah'tan bir lütuf ve hoşnutluk ister dururlar. Görünüşlerine gelince, yüzlerinde secde eseri/izi vardır. Bu onların Tevrat'taki nitelikleri. İncil'deki nitelikleri de şöyle: Tıpkı bir ekin ki filizini çıkarmış, o filizi kuvvetlendirmiş. Filiz kalınlaştı, gövdesi üzerine dikildi. Ziraatçıları da imrendirir/hayran bırakır bu ekin. Allah böyle yapar ki, onlar sayesinde, inkâr edenleri öfkelendirsin. Allah onlardan iman edip barışa/hayra yönelik işler yapanlara bir bağışlanma ve büyük bir ödül vaat etmiştir. SADAKALLAH!...........