"Biri zikir, biri fikir, biri şükür." ibaresindeki şükür nasıl olmalıdır? Her insanın maddi durumu, boş vakti, sağlığı, zamanı, sosyal hayatı farklıdır. Bütün bu durumları göz önünde tutarsak, tam hakkıyla şükür nasıl eda edilebilir?

Yazar: Sorularla Risale, 22-12-2010

Allah insana, aşağıdan yukarı genişleyerek giden nimetler zinciri ihsan etmiştir. Bu nimetlerle insanın ufku ve istifade dairesi sürekli genişleyerek ve katlanarak ilerliyor.

Birinci ve en temel nimet vücut ve varlık nimetidir ki, bu nimet diğer bütün nimetlerin aslı ve esası mesabesindedir. Nasıl bina temel üstünde duruyor ise, bütün nimetler de varlık temeli üstünde duruyor. 

Varlık nimetini büyültmek ve çoğaltmak için hayatı verdi. Hayat nimeti ile insanı alem-i şehadet denilen bütün kainatla irtibat ve alaka peyda ettirdi. Nimet sahası bütün kainat oldu. Hayat varlık nimetinden sonra en büyük ve önemli ikinci nimet perdesidir.

 Bu hayat nimetine insaniyet nimetini ekledi ve insanın istifade alanı maddi ve manevi bütün alemleri  kuşattı. İnsani vasıfları ile nimet sofrası alabildiğine genişledi. İnsaniyet içindeki şuur ve idrak bu nimetlere ayrı bir değer kattı. 

Bu vücut, hayat, insaniyet nimetlerine İslamiyet nimetini de vererek dairesi ve istifade alanını  alemi şehadet ve gaybı içine alarak daha da büyüdü. Adeta bütün mahlukat ve yaratılmışlar, insanın büyük ve geniş bir sofrası haline dönüşmüştür. Sadece mahlukat değil, mahlukat ardında asıl tecelli eden Allah’ın isim ve sıfatları insanın istifade sahasına İslamiyet ile dahil olmuştur.

İman-ı tahkiki nimeti dünya ve ahreti içine aldığı gibi, imandaki  marifet ve muhabbet nimeti ile  imkan ve vücub dairelerini de içine aldı ve nimetin en yüksek ve geniş manasına ulaşmış oldu.

Vücub, burada, Allah’ın isim ve sıfatlarına işarettir. Hakiki nimet Allah’ın Zatı ve sıfatlarına mazhar olmaktır. Zaten bütün nimetlerin kaynağı ve hakikati oradan kaynayıp geliyor. Cennetin en mühim nimeti Allah’ın Zatını görmektir.

Bütün bu nimetler düşünüldüğünde, dünyanın yatları katları devede kulak kalıyor. Yani dünyadaki farklı nimetler ya da farklı statüler bu külli nimetlerin külli şükür gereksinimini etkilemiyor. Her insan külli şükre mükelleftir. Külli şükür ise başta namaz ve diğer farzlardır. 

Okunma Sayısı : 6564


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Sonuç

Yorum yok !