Ahireti feda etmek, ifadesini nasıl anlamalıyız?

Yazar: Sorularla Risale, 24-11-2010

Ahiretten fedakarlık yapmak, kesinlikle farz ve günahlardan taviz vermek şeklinde değildir. Allah’ın emir ve yasaklarını hiçbir nedenle  terk etmek mümkün ve caiz değildir. Bunu ahiret adına yapıyorum demek  ise daha riskli ve daha  tehlikelidir. Zira iman tehlikeye girer.

 Mesela birisi; ben şu makama gelip dine hizmet etmek için içki içmem gerekirse içerim, bu o hizmet için normaldir, dese, imanı tehlikeye girer. Allah’ın haramlarını helal, helallerini haram yapmak -Allah korusun- insanı küfre götürür.

Ancak zaruri bir mazeret olursa, bu haramlara ruhsat olabilir. Zaruri durumlar ise helak olmaktır, yani birisi bir haramı yapmadığı zaman ölüm ve azalarından birisini kaybetme riski ile karşı karşıya kalırsa o zaman o haramı ruhsat noktasından işleyebilir. Bunun dışında hiçbir sebeple emir ve yasaklarda taviz vermek yoktur. Din adına dini terk etmek bir aldatmacadır, şeytanın hilesinden başka bir şey değildir. 

Bu ifadeler Üstad Hazretlerinin ne kadar diğerkâm ve cemiyet insanı olduğunu gösteren ifadelerdir. Üstad Hazretleri kendi şahsi kemalatını veya istikbalini düşünmeyi bırakıp, tamamen cemiyet ve ümmetin kurtulması için çabalıyor. Üstad Hazretleri bir kenara çekilip şahsi kemalatı ve şahsi ibadeti ile meşgul olabilirdi. Ama Üstad Hazretleri şahsi kemalatını ve ahiret makamlarını değil, cemiyetin ve ümmetin  kurtulmasını tercih etmiştir.

Bir insanın başka insanlar için kendini tehlikeye atması ya da büyük bir menfaatten feragat etmesi, o insanın ruh dünyasının güzelliği ve kemalatından süzülüp gelen bir şeydir. Nitekim Hazreti Ebu Bekir (ra) da buna benzer ifadeler kullanmıştır. Yani insan manen büyüdükçe nimet ve ceza kavramları da ona göre küçülüyor. İşte Hazreti Ebu Bekir (ra) ve Üstad Hazretleri gibi zatların ruh dünyasında  cennet ve cehennemin makamı ile bir insanın necat bulmasından hasıl olacak makamlar farklıdır. Bir insanın kurtulması için bu zatlar hakikaten o nimetlerden feragat edebilirler.

Özet olarak; "ahireti feda etmek" tabirine, Üstad Hazretlerinin manevi cephesinin ne kadar muazzam bir seviyede olduğuna işaret eden bir karine ve bir teşbih nazarı ile bakabiliriz.

Okunma Sayısı : 4689


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Gelen Yorumlar

fırat zirve 16-Ekim-2008

teşekkür ederim biz galiba böyle bir fedakarlığı anlayalım derken farzları asli vazifelerimizi terkederek ama dünya saadetimizden taviz vermeyerek yapma yanlışlığına düşüyoruz.

kadirdagli 22-Ekim-2008

Bu dûstur özellikle ehl-i hizmetin önemle tatbik etmesi gereken en önemli mevzuların başında gelmektedir. Bu mevzu ile alakalı Muhterem Sungur Ağabeyin Üstadımızla çok mainidar bir hatırası var. Üstad yazılması için bir ramazan gecesi ağabeye bir nüsha verir ve sabahleyin hazır olmasını ister. Ramazan olması hasebiyle, nasıl olsa sabaha çok vakit diye düşünüp abilerle oturup geceyi ihya etmeye karar verir ve cevşen okumaya başlar. Üstad biraz sonra odasından çıkar ve nüshanın yazılıp yazılmadığını sorar. Sungur Ağabeyde hayır üstadım yazmadım ama sabaha daha çok vakit var geceyi biraz ihya ettikten sonra yazarım cevabını verir. Fakat zahiren bakıldığında çok makul olan bu cevaba üstad şiddetle kızar ve bu nüshanın yazılmasının şahsi ibadetten daha önemli olduğunun önemini ders verir.

m.zbay 25-Mayıs-2013 10:40:07

Sadece kendi şahsi kemalatı için çalışması, insanlardan uzak yaşaması ideal bir hareket değildir. cevabından mutmain oldum. Allah razı o.

alaattin 13-Şubat-2014 00:14:14

verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim..

Murat Dönmez 13-Şubat-2014 14:18:04

Gözümde ne Cennet sevdası var, ne Cehennem korkusu. Cem'iyetin, yirmibeş milyon Türk cem'iyetinin imanı namına bir Said değil, bin Said feda olsun. Kur'anımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa Cennet'i de istemem; orası da bana zindan olur.

Silinmiş Kullanıcı 06-Ağustos-2015 21:16:11

Manevi makamlardan dahi yüzünü çevirmek yalnız Rızayı İlahiyi istemek...

nurcu56 16-Mart-2017 11:24:01

Üstad'ın bu türden beyanları, onun ruhunda hükmeden, o akıl almaz şefkatten gelen harika bir fedakarlığın tezahürü olarak değerlendirilmelidir.

Üstadın bu cümlesinde, “Ben bu kutsî dava için dünyanın bütün lezzetlerini, zevk ve sefalarını, makam ve mevkileridi terk ettim. Gerekirse ahiret saadetimi de terke hazırım. Siz de hiç olmazsa dünyanızdan biraz fedakarlıkta bulunun.” mesajı vardır.

Ahireti terk etmenin bir başka yönü de şudur: Farz ibadetlerini yerine getiren bir müminin, iman ve Kur’an hakikatlerini başkalara da ulaştırmak için gayret göstermeyip, sadece kendi şahsi kemalatı için çalışması, insanlardan uzak yaşaması ideal bir hareket değildir. İnsan başkalara faydalı olmak için şahsi kemaline vesile olacak bu gibi vesileleri gerektiğinde terk edebilmelidir.

Bu ise ahiretin, yani ahiret kazancının terk edilmesi demek olur. Elbette böyle fedakar bir kulunu Allah, o şahsi ibadetlerinin çok ötesinde feyizlere, nurlara, bereketlere mazhar kılar.

Üstadımız, şahsi kemalat peşinde koşmamış, o bereketli ömrünün tamamını insanların imanlarının kurtuluşuna feda etmiştir.

Bu konuda, onun "hizmetkârlığı makamata tercih etmesini", şahsına yapılan hüsnüzanları şahs-ı maneviye çevirmesini de hatırlamamız yerinde olur.

hamditas 17-Mart-2017 09:45:07

kimin himmeti milleti ise o tek başına küçük bir millettir.

ekesinan 17-Mart-2017 22:32:21

"Ahiret fedası" Risale i Nur da ki hatalı ve tehlikeli sözlerden biridir. Hiçbir sünnette ve ayette geçtiği yer aldığı duyulmamıştır. Belki Üstad farklı bir anlam kastetmiş olsa da çok dillendirmek fitneye kapı açar

Editör 18-Mart-2017 10:52:57

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu söz Hz. Ebu Bekir (ra)'e isnad edilmektedir. Hz. Ebu Bekir (ra): "Cehennemde vücudum büyüsün tâ ehli imana yer kalmasın." (bk. Şemseddin Sivasi, Cihar-ı Yar-ı Güzin, s. 25)
Bu sözü teyid eden, yani Hazreti Ebu Bekir (ra)'in sıddıkiyetinin azami sadakat örneği olan sözünün hakikatini teyid eden bazı hadisi şerifler vardır:
"Ümmetime karşı en merhametli Ebu Bekirdir." "Eğer Ebu Bekir'in imanı alemlerin imanıyla müvazene edilse yine de Ebu Bekir'in imanı racih gelecektir." (bk. el Fethur-Rabbani, Şerhu Müsnedi Ahmed, 1/52, Müsnedi Ahmed 3/186,281, Müsnedi Ebu Davud - Tayalisi hadis no: 2096)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

ekesinan 20-Mart-2017 03:40:00

Bunu göz ardı etmiyoruz fakat bu tür dolaylı ispatlar, özellikle velayetin derin ve anlaşılmayan konularında olan meselelerde kuvvetli bir hadis ve açık bir ayet belirtmemek bizim elimizi güçlendirmiyor. Belki biz içinde olduğumuz için meseleyi tam idrak edemiyor olabiliriz. Ama "ahiret fedasıdır" veya hakkında maklumatımız olmayan yakinimiz olmayan konularda atıp tutmakla sadece kibrimizi gösteriyoruz.