Evlilik kader mi? Ben birini çok seviyorum ve onunla evlenmek için çok dua ediyorum, ama bir türlü olmuyor? Risaleler ışığında cevap verir misiniz?

Yazar: Sorularla Risale, 21-9-2010

Evvela, insan kaderinde ne olduğunu bilmediği için, sanki evlenmenin bütün boyutları kendi iradesinin uhdesindeymiş gibi sebeplere müracaat etmekle mükelleftir. Yani insan evlenmenin şartlarını yerine getirmekle mükelleftir. Dua, tahkik vesaire bu kapsama girer.

İkincisi, evlenmenin bütün yönleri zorunlu kaderin kapsamına girmiyor. Bazı noktalar insanın iradesine bırakılmıştır. İnsan yukarıda da değindiğimiz gibi bu yönleri tahkik ve icra etmekle mükelleftir.

Mesela, evleneceği kadının veya erkeğinin yaşamını ve fikirlerini araştırmadan "Kaderde ne varsa o olur" diyerek kara düzen evlenmek, Sünni kader anlayışına zıttır. İnsan alacağı eşin yaşam ve fikirlerini araştırmakla sorumludur. Aksi takdirde Peygamber Efendimiz (asv)'in evlenecek kişilere tavsiyelerinin ne anlamı olabilirdi.

Üçüncüsü,  evlenecek kişi dua etti, tahkik etti, sebeplere müracaat etti, ama bir türlü olmadı. O zaman biz kaderimize ve Allah’ın taksimatına razı olmak zorundayız. İnsan evlenme hususunun bazı noktalarında ne kadar irade sahibi de olsa, son karar ve takdir  Allah’ındır, onun dediği olur. Bu dünya imtihan ve tecrübe yeri olduğu için, Allah bazen irademizin aksine hüküm verebilir, biz de imtihan gereği sabır ile karşılamakla mükellefiz. 

Dördüncüsü; rızkımız da kaderde belli olduğu halde çalışmamıza engel değildir. Kaderde ne varsa onu yeriz deyip tembellik etmeyiz, rızkımızı kazanmanın yollarını araştırır ve son derece gayret ederiz. Evliliğe de aynen rızık zaviyesinden bakılmalıdır.

Beşincisi; “Benim kaderimde varmış, ne yapayım.” demenin zamanı evlilik öncesi değil, evlilik sonrasıdır. Zira her şey netleşmiş ve kaderimizde kimin olduğu ortaya çıkmıştır. Ama evlilik öncesi için böyle bir malumata sahip değiliz, kiminle evleneceğimizi bilemiyoruz. Bilemediğimiz için en uygun adayı tercih etmeye çalışma hakkımız vardır. Ama şartlar müsaade etmiyorsa, haram ve yasak yollara girme hakkımız yoktur. Israr etmenin de bir limiti vardır. Dinin prensiplerinin dışına çıkmaya hakkımız yoktur.

Okunma Sayısı : 27617


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Sonuç

Yorum yok !