Hay ve Kayyum Sıfatları Neden Birlikte İfade Edilir?

Yazar: Sorularla Risale, 20-9-2010

Hay ismi diğer isimlerin temeli hükmündedir. Nasıl temel olmadan bina yapılamaz, aynen bunun gibi Allah’ın bütün isim ve sıfatları Hay ismi üzerine  kurulmuştur.

Hayat sahibi olmayan bir zatta kudret, ilim, irade, sem, basar, kelam gibi sıfatlar da olamaz. Halbuki kainatta her şeyin arka planında Allah’ın bu sıfatları duruyor. Bu sıfatların ardında da Allah’ın hay sıfatı duruyor.

Demek oluyor ki, Kayyum isminin Kayyumu Hay ismidir. Yani nasıl eşyanın devam ve bekası Allah’ın isim ve sıfatları ile oluyor. Allah’ın isim ve sıfatlarının devam ve bekası da Allah’ın Hay sıfatı ile oluyor. Bu yüzden Hay sıfatı, Kayyum ismine lüzum-u beyyindir. Yani ikisi ayrılmaz isimlerdir.

Üstad'ın ikisini beraber zikretmesi, bu sırdan ileri geliyor. Kaldı ki, ayette de bu iki isim birlikte ifade edilmektedir. Yoksa Hay isminin doğrudan eşyada tecellisi yoktur. Ancak Kudretin, Muhyi tarzında, yani hayatı yaratma tarzında tecellisi vardır. Bizim eşyadaki hayat dediğimiz şeyler, Allah’ın kudretinin tecellisinden ibarettir. Yoksa Hay isminin bir tecellisi değildir. Kelam ilminde Hay sıfatı diğer sıfatlardan ayrı tutulmuştur.

Okunma Sayısı : 6978


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Gelen Yorumlar

saadetypn 20-Eylül-2010

"Ancak Kudretin, Muhyi tarzında, yani hayatı yaratma tarzında tecellisi vardır. Bizim eşyadaki hayat dediğimiz şeyler, Allah'ın kudretinin tecellisinden ibarettir. Yoksa Hay isminin bir tecellisi değildir." sizden ricam, bu kısmı biraz açabilir misiniz? Teşekkür ederim.

Editör 20-Eylül-2010

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın fiili isimlerinin miktarı ve sınırı yoktur. Bu fiili sıfatların çokluğu ve sınırsızlığı , Allah’ın kudret sıfatının muhtelif mevcudattaki muhtelif tecelliyatından ileri geliyor. Mesela; Allah’ın kudret sıfatı bir çekirdeğin açılmasında tecelli ederken Fettâh nâmını alıyor; bir canlının ölümünde Mûmit ismini alıyor; bir hayat bahşederken Muhyî ismini alıyor; canlılara rızık verirken Rezzâk nâmını alıyor; hastaya şifa verdiği zaman Şafi ismini alıyor  ve hâkeza..

Bu sıfatlar, kâinat ve mahlûkatın yaratılması ile açığa ve meydana çıktıkları için, ehlisünnete göre hâdistirler. Ama bu isimlerin arka cephesinde, asıl iş görüp icra eden Kudret sıfatı, ezelî ve ebedîdir. Onun için Allah, ezelde Rezzâk, Muhyî, Fettâh değildi demek, mânasız olur. Allah, ezelde Kudret itibâri ile bu gibi fiili isimlere sahipti, ama tecelli ve yaratma ile bu isimler meydana çıktığından, tesmiye olarak yani isim almak noktasından  hâdis oluyorlar. Gayri ismini de bu mânadan dolayı alıyor, yani tesmiye noktasından alıyor. Aynı şekilde Muhyi ismi de fiili ve gayri bir isim olmasından dolayı onunda arka cephesinde gerçek fail Kudret sıfatıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör