Üye iseniz giriş yapın, değilseniz üye olun.


Risale-i Nur mesleğinde nefis, mertebe kat ediyor mu? Yoksa nefis katetmek itibari bir şey olup tarikata mı mahsustur?

Yazar: Sorularla Risale, 05-8-2010
Cenab-ı Hak insana çok mertebe ve makamlar kazanacak mahiyette bir nefis vermiştir. Bu nefis, bir hammade gibidir. Terbiye edilmemiş bir vaziyette olduğundan, insan bu nefsi, terbiye ve tezkiye etmekle yükümlüdür.

Onun için nefiste terakki ve mertebe kat etme vardır ve itibari bir şey değildir. Bu kural, nefis için genel bir durumdur. Nefsi terbiye ve tezkiye etme metotları her meslek ve meşrebin kendi dinamiklerine göre şekillenir. Kimisi nefsi,  riyazet gibi ağır terbiye tarzları ile terbiye eder. Bu tarz, uzun ve meşakkatli bir yoldur. Kimisi daha kısa ve zahmetsiz bir tarz ile terbiye ve tezkiye eder; tıpkı sahabeler gibi…

Bu nefisin mertebelerine işaret eden ayetler de vardır. Hatta her mertebesi için bir ayet olduğunu alimler Kur'an'dan tahric etmişlerdir.

Özetleyecek olursak, nefis mertebeleri, itibari bir şey olup, sadece tasavvufa ait bir durum değildir. Umumi bir hakikat olup, her insan ve meslek için geçerlidir. Fark, sadece terbiye etme metotlarındadır.

Okunma Sayısı : 2647

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Gelen Yorumlar

fkucuk 05-Ağustos-2010

Sahabe Efendilerimizin hayatları, islamın ilk yıllarında işkenceyle, ilerleyen zamanlarında 3 yıllık boykot sonucu açlık, susuzluk ve sefaletle, sonraları hicretle, sonraları Allah-u Zülcelal yolunda savaşlarla geçti. Sahabe efendilerimiz nefislerini terbiye etmelerinin bedellerini herkesten çok daha ağır bir şekilde ödediler. Bu sebepledir ki, sahabe efendilerimizin en küçüğü, hayatları riyazetle geçen velilerin en büyüğünden daha faziletlidir. İslamın 70 şehit verdiği, Allah Rasulünün amcasını ve bir çok değerli sahabesini kaybettiği ve mübarek dişinin kırıldığı Uhud savaşı sonrasında bile, Allah'ın Rasulü küçük savaş bitti, şimdi sıra büyük savaşta demişti. Ey Allah'ın Rasulü bundan daha büyük nasıl bir savaş olabilir diye sorduklarında, Kainatın Fahri nefisle yapılan savaştır buyurmuştur. Demekki nefsi terbiye etmek için zahmetsiz bir yol yok. Zahmetsiz bir yol buldum diyen nefsinden konuşmuştur. Çünkü savaşlar zahmetlidir. Ve nefisle yapılan savaş en büyük savaştır.