Üye iseniz giriş yapın, değilseniz üye olun.


Vakıflık olayının dinimizde yeri nedir? Vakıf abilere tarihte kimleri örnek gösterebiliriz. Mesela Suffa Ashabı olabilir mi? Ya da buna işaret eden ayet ve hadisler nelerdir?

Yazar: Sorularla Risale, 13-7-2010
Vakıflık meselesi; hem fıtratta hem de dinimizde esaslı bir konudur. Çünkü kâinat tamamen fedâkarlık, yardımlaşma, fazilet ve vakıf ruhuyla sevk ve idare edilmektedir. Menfaat kesinlikle söz konusu değildir.

Zira güneş kendisi için ısıtmıyor, yağmur kendisi için yağmıyor, hayvanat ve nebatat kendileri için çalışmıyor, gözler kendileri için görmüyor ve ayaklar kendileri için yürümüyor. Demek ki kâinatta her şey başkasına büyük fedâkarlıkla hizmet ediyor. Bir nevi karşılıksız vazife ifa ederek kendilerini başkalarına vakıf ve feda etmişlerdir.

İslamiyet fıtri bir din olması hasebiyle, aynı vakıf ruhu İslamiyet'te de kendisini gösteriyor.

Mesela peygamberler hizmetleri için ücret ve karşılık beklemezler. Yani vakıftırlar. Dinler, kitaplar bir çeşit hizmet ve fazilet esasına dayalı fikri olan vakıf sistemleridir. Ayrıca ibadetler, yardımlar, zekâtlar, ianeler hep vakıf ruhuna ve fedâkarlık esasına hizmet eden muamelelerdir.

Bu müessese fıtrattan ve yaratılıştan gelip, peygamberlerle insanlığa en güzel şekillerini ve sistemlerini takdim etmiş ve göstermiştir. İnananlarda ise; bu sistem fiziki olarak her tarafta neşvünema bulmuştur. Vakıf hanlar, camiler, medreseler, kitaplar, araziler, şehirler, davalar ve hayatlar.
Osmanlıda ise; bu müessese teferruatına kadar yerleşmiş kuşları ve hayvanları koruyacak kadar müesseseleşmiştir.

Demek ki vakıflık sadece bekâr kalma anlamına mevzi bir müessese değildir. Her şeyden vakıf olur ve çıkar. Her şeyden olduğu gibi; insanlardan hayatını sadece hizmete feda edenler de çıkmıştır. Bu tarz; yukarıda izah ettiğimiz şümulü çok geniş olan vakıflık sisteminin bir çeşididir ve başka bir numunesidir. Yoksa sadece vakıflık bekâr kalmaktır, ifadesi çok nakıs ve eksik bir tarif olur. Zira hayat vakfedildiği gibi; duyguların, arzuların ve hissiyatlarında vakfedilmesi işin bir başka boyutudur.

Vakıflık deyince şimdiye kadar ilk akla gelenler yukarıda saydıklarımızdır. Bunların yanında az da olsa muvakkaten veya tamamen hayatlarını feda eden vakıflar da mevcuttur. Bunlardan; mesela İsa (a.s), Hz Meryem, Yahya (a.s), Ashab-ı Suffa, Veysel Karani, İbrahim bin Edhem, Rabiatül Adeviyye, Bişri Hafi, Bayazid-i Bestami, Farabi, Ahmed-i Bedevi, Nevevi, İbn-i Teymiye, Alişir Nevayi, Oruç Reis, Evliya Çelebi, Çerkez Etem, Ali Fuat Cebesoy, Abdülhak Şinasi, Said Şamil, Zübeyir Gündüzalp ve Bediüzzaman Said Nursi gibi örnek şahsiyetleri sıralayabiliriz.

Vakıflık ve fedakârlıkla ilgili, mana ve muhteva itibariyle bir çok ayetler mevcuttur. Mesela “Onların ecirlerini ancak Allah verir” “Elçiler ve peygamberler hizmetlerinden dolayı bir karşılık beklemezler” gibi ve buna mümasil ayetler olduğu malumdur. Hadislerde ise; “Ahir zamanda en hayırlınız evlenmeyip yükü hafif olanınızdır.” Deylemi (r.a)’dan mervi meşur bir hadisi şerif mevcuttur. Bunun yanında feragat, fedakârlık ve ihlasla ilgili yüzlerce hadisi şerif, vakıflığın ehemmiyetini nazara vermeye kafidir.

Okunma Sayısı : 3583

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Gelen Yorumlar

eren ibrahim 13-Temmuz-2010

allah razı olsun..çok sağolun..allah daimi eylesin inşallah bu işlerinizi..

nesimi33 13-Kasım-2011

İnşaAllah, bütün vakıf ağabeylerimiz yukarıda yazdıklarınız gibi olurlar...