Üye Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Haber Grubu
Mail adresiniz:
(Haftalık e-bülten aboneliği)


“Felsefe hikmeti ise, bütün hârikulâde olan mu'cizât-ı kudreti âdet perdesi içinde saklayıp, câhilâne ve lâkaydâne üstünde geçer. Yalnız hârikulâdelikten düşen ve intizam-ı hilkatten hurûc eden ve kemâl-i fıtrattan sukut eden nâdir ferdleri..." ifadelerini açıklar mısınız?

Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.), 05-4-2010

“Felsefe hikmeti ise, bütün hârikulâde olan mu'cizât-ı kudreti âdet perdesi içinde saklayıp, câhilâne ve lâkaydâne üstünde geçer. Yalnız hârikulâdelikten düşen ve intizam-ı hilkatten hurûc eden ve kemâl-i fıtrattan sukut eden nâdir ferdleri nazar-ı dikkate arz eder, onları birer ibretli hikmet diye zîşuura takdim eder. Meselâ, en câmi' bir mu'cize-i kudret olan insanın hilkatini âdi deyip lâkaydlıkla bakar. Fakat insanın kemâl-i hilkatinden hurûc etmiş, üçayaklı yahut iki başlı bir insanı, bir velvele-i istiğrabla nazar-ı ibrete teşhir eder.”

“Meselâ, en latîf ve umumi bir mu'cize-i rahmet olan bütün yavruların hazîne-i gaybdan muntazam iâşelerini âdi görüp, küfran perdesini üstüne çeker. Fakat intizamdan şüzûz etmiş, kabîlesinden cüdâ olmuş, yalnız olarak gurbete düşmüş, denizin altında olan bir böceğin bir yeşil yaprakla iâşesini görür, ondan tecellî eden lûtuf ve keremle bütün balıkçıları ağlatmak ister.”
(Sözler, On Üçüncü Söz)

Göründüğü kadarıyla, felsefe, sadece ve sadece intizamdan çıkmış çok özel fertlerle değil gaye ve maksat olarak mahlûkatın tümüyle ilgilenmektedir. Acaba Üstadımız burada neyi kastetmektedir?

Fen bilimcileri elbette bütün mahlûkatla ilgilenirler. Ancak, onları İlahi birer sanat olarak nazara almayanların bu bilgileri çok donuk ve ruhsuz kalır. Onlar, sadece eşyanın özelliklerine önem verirler ve her şeye menfaat açısından bakarlar. O harikaları önemsizmiş gibi geçiştirir, intizamdan çıkan fertleri daha fazla nazara verirler. Üstad'ın verdiği insan misalini esas alırsak, tıp ilmi insan vücudunu bütün incelikleriyle ortaya koyar, her organın, her eklemin görevlerinden detaylı olarak söz eder. Ancak bu bilgiler o kadar ruhsuz olarak verilir ki, bunları okuyan çoğu gencin kalbinde iman ve marifet nurları parlamaz. Olanlara “adiyat” perdesinden bakar, bilgi edinmek, sınıfını geçmek, ihtisas yapmak, dünyevi makamlarda ilerlemek gibi fani ve cüzi hedefler ilim ve marifetin önüne çıkar. “Fakat insanın kemâl-i hilkatinden hurûc etmiş, üç ayaklı yahut iki başlı bir insanı, bir velvele-i istiğrabla nazar-ı ibrete teşhir eder.”

Üstat bu anlayışı kınamaktadır.

Aslında onların bu velvelelerinin altında, kâinattaki mükemmel nizamı tasdik etmek ve o nizama zıt gibi görünen bu ibretli halleri garip karşılamak saklıdır.

Okunma Sayısı : 2806


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Sonuç

Yorum yok !