Üye Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Haber Grubu
Mail adresiniz:
(Haftalık e-bülten aboneliği)

"İlahî kelamların hususiyet ve külliyet cihetinde dereceleri muhteliftir." ifadesini nasıl anlamalıyız? Kur’an-ı Kerim’in "bütün kâinatın Halikı ünvanıyla Allah’ın kelamı olması" ne demektir?

Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.), 10-2-2010

Yeryüzünün küçük bir bölgesinde bir süre yaşayıp sonra tarih sahnesinden silinmiş bir kavme de “suhuf” indirilmiş olabilir. Bu birkaç sayfalık İlâhî ferman “has bir itibar ile, hususi bir rububiyet iledir”. Yani, bu kelam, “o kavmin Rabbi unvanıyla” Allah’ın fermanıdır.

Kur’an dışındaki diğer üç büyük kitap, suhuflara nispet edildiklerinden, bunların muhataplarının daha geniş bir coğrafyaya yayılmış olduğu ve yine daha kalabalık bir kavme yön vermek, onları hidayete davet etmek üzere gönderilmiş oldukları görülür. Bütün semavi fermanlar zaman ve mekan olarak görevlerini sınırlı bir şekilde icra etmişler ve sonunda kıyamete kadar hükmü devam edecek, yeryüzündeki bütün insanları muhatap alan Kur’an-ı Kerim inzal edilmiştir.

Bütün İlâhî fermanlar Kâinat Hâlık’ının fermanıdırlar. Ancak, burada bu sıfatın Kur’an’a tahsis edilmesi, onun diğer kelamlar üzerindeki üstünlüğünü ifade ettiği gibi, kâinatın yaratılış hikmetinin en mükemmel manada onda izah edildiğini ve yine ahiretin tarlası olan bu âlemin en çok ve en mükemmel meyvelerinin Kur’an şeceresinden nebean ettikleri,  feyizlendikleri manasınadır.

“Ben gizli bir hazine idim, bilinmeye muhabbet  ettim (bilinmek istedim) de kâinatı yarattım.”

Hadis-i Kutsisiyle ders verilen hakikat en mükemmel manasıyla Kur’an'da kendini göstermiştir. Yani, daire-i rububiyeti, yani Allah’ı bütün sıfatlarıyla, isimleriyle, şuunatıyla en kâmil manada anlatan semavi ferman Kur’an olduğu gibi, daire-i ubudiyeti, yani Ona karşı kulların neler yapmaları gerektiği konusunda da en tafsilatlı bilgi yine Kur’an'da verilmiştir. Kâinatın yaratılış gayesi Kur’an'da ve Onun şakirtlerinde en ileri derecede sergilendiği için Kur’an-ı Kerim’in “bütün kâinatın Halikı ünvanıyla Allah’ın kelamı” olduğu ifade edilmiştir. Yoksa, başta da arzettiğimiz gibi bütün İlâhî kitaplar Allah’ın fermanıdırlar.

“Bir şey mutlak zikredilince kemaline masruftur,” yani onun en mükemmel şekli hatıra gelir kaidesince, “bütün kâinatın Halikı ünvanıyla Allah’ın kelamı”  denilince de Kur’an-ı Kerim hatıra gelir.

Okunma Sayısı : 2259


Pdf Olarak Kaydet - Word Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Sonuç

Yorum yok !