Üye Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Haber Grubu
Mail adresiniz:
(Haftalık e-bülten aboneliği)

“Namazın mütenevvi ezkâr ve harekâtiyle işaret ettiği vezaif ve makamatı mufassalan gördüler.” ifadesinde çok yüksek manalar nazara verilmektedir. Bu manalar herkes için geçerli midir?

Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.), 17-12-2009

Bir şeyin “mutlak” zikredilmesi “kemaline” delalet eder. Burada da bir kayıt konulmaksızın, yani şu zatların, bu zatların namazı denilmeyerek “namazın” mutlak zikredilmesi, “kâmil namaz” demek olur ki, o da peygamberlerin, evliya ve asfiyanın namazlarıdır.

Bu gibi bahislerde, bizlerin de o yüksek manalara yaklaşmak ve o büyük zatlara benzemek için gayret göstermemize bir tembih vardır.

Bu noktada yapılacak ilk iş önce haramları, sonra şüphelileri tamamen terk etmek, daha sonra salih amelleri artırma yoluna gitmektir. Büyük zatlar, feyiz ve kemalatta ilk ve en önemli şart olarak “helal lokmayı” nazara verirler. Haramlardan uzak kalmakla birlikte, helal dairesinde de israftan sakınmayı öğütlerler.

Abdulkadir Geylani Hazretleri bu noktada şu uyarmayı yapar:

“Haramın azabı varsa, helalin de hesabı vardır.”

Okunma Sayısı : 3482


Pdf Olarak Kaydet - Word Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Sonuç

Yorum yok !