Üye Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Haber Grubu
Mail adresiniz:
(Haftalık e-bülten aboneliği)


"Tercih bila müreccih" konusunun bahis akışıyla olan bağını kavrayamadım. Orada Üstad kime cevap veriyor; Mutezile'ye mi, Cebriye'ye mi cevap veriyor?

Yazar: Sorularla Risale, 10-12-2009

Tercih bila müreccih konusu ilmi kelamın mühim bir esasıdır. Yalnız kelam kitaplarında tam tafsilatlı olarak izah edilmediğinden Bediüzzaman hazretleri ileride sorulabilecek bir soruyu, bu şekilde cevaplamakla halletmektedir.. Yoksa, burda Mutezile veya Maturidiyeye cevap olarak söylememektedir. İstifadeli olur temennisiyle mevzuyu aynı şekilde aşağıya alıyoruz.

Tercih Bilâ Müreccih:

Tercih bilâ müreccih, itibarî emirlerde câiz, sabit emirlerde muhaldir. İtibarî emirler için kullanılan, "Tercih bilâ müreccih câizdir." ifâdesindeki müreccih kelimesi, tercih ettiren sebep, vasıf, özellik, kısaca üstün sıfat mânâsında kullanılmıştır.

Meselâ, altından yapılmış bir kalemin, gümüş kalemden üstün ciheti, râcih sıfatı varsa da altından yapılmış aynı marka ve özellikteki diğer bir kalemden hiçbir üstünlüğü yoktur.

Eğer "tercih bilâ müreccih" muhal olsa, bizim bu iki altın kalemden birini tercih edemememiz gerekir. Hâlbuki aynı değer ve özellikteki bu iki kalemden birisini cüz’î irademizle seçebiliyor ve alabiliyoruz. O halde, müreccihsiz tercih câizdir ve daima tatbik edilmektedir.

Sabit emirlerde, yâni yapılmış, meydana gelmiş şeylerde, tercih bilâ müreccih muhaldir. Buradaki müreccih kelimesi, tercih edici sebep veya zât, mânâsındadır. Mevcut bir eser, kendisinin var olmasını yoklukta kalmasına tercih eden bir müreccihi gösterir. O müreccih olmaksızın eserin meydana gelmesi muhaldir.

İşte ilm-i kelâmdaki: "Tercih bilâ müreccih muhaldir.", ifâdesi bu kısım içindir. Bu hâl, "Tereccüh bilâ müreccih muhaldir.", şeklinde de ifâde edilmektedir.

Bir şeyin veya şıkkın diğerine tercih edilmesi hâlinde, tercih edilen şeyin veya şıkkın tereccüh ettiğinden, meydana geldiğinden söz edilir. İşte bu tereccüh, müreccihsiz, yâni tercih edici bir sebep veya zât olmaksızın olamaz.

Herhangi bir şey yapıp yapmama hususunda bir karara varmamızdan önce, söz konusu şeyin yapılması ile yapılmaması müsavidir. Yapmayı tercih ettiğimizde, işin yapılması tereccüh etmiş olur.

Meselâ, bir cümleyi yazdığımız takdirde cümlenin yazılması yazılmamasına tereccüh etmiştir. İşte bu tereccüh, bir müreccihe yâni tercih yapan bir kâtibe delâlet eder ve onsuz olamaz.

Aynen öyle de, bu kâinatın varlığı gösteriyor ki, onun yaratılması, yoklukta kalmasına tereccüh etmiştir. Bu tereccühün müreccihsiz olması muhaldir. Kâinatın yaratılmasını tercih eden müreccih ise ancak ve ancak Kadîr-i Mürîd olan Allahü Azîmüşşân’dır.

(Mehmed Kırkıncı “Kader Nedir?” kitabından derlenmiştir.)

Okunma Sayısı : 4292


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Sonuç

Yorum yok !