Vahdet Arkasında Ehadiyeti Mülahaza Etmek, Ne Demektir?

Yazar: Sorularla Risale, 27-8-2009

Bu meseleyi bir temsil ile akla yaklaştıralım:

Büyük bir okyanus üstüne, okyanusu ihata edecek kadar büyük harflerle kelime-i tevhit yazıldığını düşünelim. Bu tevhit yazısını okuyabilmek için, ya dünya büyüklüğünde gözler olması lazım, ya da yıldızlara kadar yükselip oradan kuş bakışı ihata etmek lazımdır. Bu iki seçenek de çok zor ve müşkülatlıdır. Bu yüzden, bu yazıyı huzuru nazara almak herkese müessir değildir. Bazılarını bir harf boğar, bazılarını bir kelime boğar, bazılarını bir cümle boğar, bazılarını da yazının bütünü boğar. Çok az kişi, yazıyı bütünü ile okuyup tümünü nazarına alabilir.

İkinci seçenek ise, okyanusun her bir damlasına, aynı yazıyı küçük ve okunaklı bir şekilde yazmaktır. Her bir damla üstünde cüziyet sırrı ile aynı mana yazılıdır. O zaman bütün nazarlar o yazıyı rahatlıkla okuyup, okyanus üstündeki o büyük ve külli yazıya intikal edebilirler. Yani okyanusun bütünü üstünde dağılan nazarlar, damla üstünde temerküz edip huzuru bulabilirler.

İşte bu misaldeki okyanus, kesret ve kainatı temsil ediyor. Okyanusun üstündeki büyük ve azametli tevhit yazısı ise, Allah’ın isim ve sıfatlarının kesret ve kainat üstündeki azametli ve umumiyetli tecellilerini temsil ediyor. Nazarların büyük yazıyı ihata edememesi ise, insanların ekserisinin basit ve avam nazarlı olmasından, kainatın umumunda Allah’ın isim ve sıfatlarının tecellilerini okuyup görememesine işarettir. Damladaki tevhit yazısı ise, insan ve insan gibi cüzi varlıklar üstündeki Allah’ın isim ve sıfatlarının tecellilerine işarettir. Yani Allah, kainatın umumunda ne yazmış ise, aynı yazıyı insanın cephesine ve fıtratına da yazmıştır. Bu yüzden basit ve avam nazarlı insanlar bile bu yazıyı rahatlıkla okuyabilirler.

İşte okyanus ve kainat üzerindeki azametli ve büyük tecelli, vahidiyeti temsil eder. Damla ve insan üzerindeki  mütevazı tecelli ise ehadiyeti temsil eder. Vahidiyette nazarlar ve fikirler dağılır, ehadiyette ise merceğin ışığı toplaması gibi, nazar ve fikirler temerküz ile toplanır.

Vahidiyetin hüküm sürdüğü kesret ve kainat arkasında Allah’ın Zat-ı Akdesini mülahaza etmek, yani fikir ile görmek çok zordur. Bu yüzden Allah’ı mülahaza etmek için ehadiyete ihtiyaç vardır.

Okunma Sayısı : 2856


Pdf Olarak Kaydet

Paylaş |

Yorumlar / Yeni Yorum Ekle

Soru ve cevap hakkında yorumlarınızı, cevaba katkılarınızı ve önerilerinizi bize bu alandan gönderebilirsiniz.
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız veya eğer üye iseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Gelen Yorumlar

k.toprak 27-Ağustos-2009

Allah razı olsun ağabeyler vahidiyete ve ehadiyete negüzel misal verilmiş. birde bu yazınızı okurken bir misal geldi aklıma ,hani Yunus a.s kıssası varya Bediüzzaman hazretleri vahidiyette ehadiyet göründü buyuruyor, Allah vahidiyetiyle koca denizle ilgilenirken aynı anda ehadiyetiyle Yunus peygamberlede ilgilenmiş onun niyazını duymuş istirhamını kabul buyurmuş .ağabeylerim kusura bakmayın bu sizin güzel açıklamalarınızı tamamlamak için değil sadece aklıma gelen bu kıssayı sizlerle paylaşmak istedim.

eczacı 27-Ağustos-2009

Allah ebeden razı olsun bu kadar güzel bi temsili aklımıza erdiren rabbıme hamd-ü senalar olsun....zaten kaınatta hersey vahıdıyet ıcınde bır ehadıyet cılvesı....o cılveye mashar olanlardan eylesın rabbım...DUAM O KI:bu sahifeyi tüm ımana susamıs gencler okusun....