Külliyat'ta Arama
Aranacak

Detaylı Arama

Lügatler :

adem : hiçlik, yokluk
âdi : basit, değersiz
âhiret : öteki dünya, öldükten sonraki sonsuz hayat
akarib : akrabalar, yakınlar
alâkadar : alâkalı, ilgili
bâki : kalıcı, devamlı
bekà : kalıcılık, süreklilik
beyan : açıklama
câmi’ : kapsamlı, içine alan
cihet : taraf, yön
dar-ı ebedî : sonsuzluk yurdu
ebed : sonsuzluk
ebedî : sonu olmayan, sonsuz
ebediyet : sonsuzluk
fıtraten : yaratılış gereği
fıtrî : doğal, yaratılıştan gelen
gayet : son derece
Hâlık : her şeyi yaratan Allah
hayat-ı içtimaiye : sosyal hayat
hayat-ı şahsiye : kişisel hayat
hayvanat : hayvanlar
hizmetkâr : hizmetçi
hülâsa : öz, özet, esas
insaniyet : insanlık
izah : açıklama
izahat : açıklamalar
Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan : açıklamalarıyla ve anlatımıyla benzerini yapmakta akılları âciz bırakan, mu’cize olan Kur’ân
kuvve-i hayaliye : hayal gücü
mahiyet-i insaniye : insanın mahiyeti, iç yüzü
makamat : makamlar
matlap : istek
meşakkatli : sıkıntılı
misillü : gibi
muhalif olmak : zıt, aykırı olmak
muvakkat : geçici
münasebettar : ilgili, bağlantılı
nev-i beşer : insanlar, insanlık
saadet : mutluluk
saadet-i dünyeviye : dünya hayatındaki mutluluk
saadet-i uhreviye : âhiret hayatındaki mutluluk
sair : diğer, başka
tatmin etmek : ikna etmek
tedarik etmek : elde etmek
vücud : varlık, var oluş
yakîn : şüphesiz ve kesin olarak bilme
Ana Sayfa | Risale-i Nur Külliyatı | Şualar | On Birinci Şuâ | Sekizinci Mes'elenin bir Hülâsası
Sekizinci Meselenin Bir Hülâsa

Yedincide haşri çok makamattan soracaktık. Fakat Hâlıkımızın isimleriyle verdiği cevap o derece kuvvetli yakîn ve kanaat verdi ki, daha başka sorgulara ihtiyaç bırakmadığından, orada kısa kestik. Şimdi bu meselede, âhiret imanının, hem âhiretin saadetine, hem dünya saadetine dair temin ettiği faideler ve neticelerinden yüzden biri hülâsa edilecek. Saadet-i uhreviyeye ait kısmı, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın izahatı daha hiç bir beyana ihtiyaç bırakmamış. Onu ona havale ederek ve saadet-i dünyeviyeye ait kısmı izah cihetini Risale-i Nur’a bırakıp, yalnız kısa bir hülâsa ile insanın hayat-ı şahsiye ve hayat-ı içtimaiyesine ait yüzer neticelerinden üç-dört tanesini beyan ederiz.
• • •

Birincisi: İnsan, sair hayvanata muhalif olarak, hanesiyle alâkadar olduğu misillü, dünya ile alâkadardır. Ve akaribiyle münasebettar olduğu gibi, nev-i beşer ile de ciddî ve fıtrî münasebettardır. Ve dünyada muvakkat bekàsını arzuladığı gibi, bir dar-ı ebedîde bekàsını, aşk derecesinde arzuluyor. Ve midesinin gıda ihtiyacını temin etmeye çalıştığı gibi, dünya kadar geniş, belki ebede kadar uzanan sofraları ve gıdaları, akıl ve kalb ve ruh ve insaniyet mideleri için tedarik etmeye fıtraten mecburdur, çabalıyor. Ve öyle arzuları ve matlapları var ki, ebedî saadetten başka hiçbir şey onları tatmin etmiyor. Hattâ, Onuncu Sözde işaret edildiği gibi, bir zaman, küçüklüğümde, hayalimden sordum: “Sana bir milyon sene ömür ve dünya saltanatı verilmesini, fakat sonra ademe ve hiçliğe düşmesini mi istersin? Yoksa, bâki fakat âdi ve meşakkatli bir vücudu mu istersin?” dedim. Baktım, ikincisini arzulayıp birincisinden “Ah!” çekti. “Cehennem de olsa bekà isterim” dedi.
aaaaaaaaa
| Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Yedinci Mes'ele / Sonraki Risale: Dokuzuncu Mesele