Konu Kategorileri
Site İstatistikleri
| Kayıtlı üye sayısı: | 20992 |
| Toplam soru sayısı: | 24189 |
| Bugün üye olanlar: | 0 |
| Bugün gelen sorular: | 3 |
Sualler ve cevaplar
İçerikler
- İnsan hürriyetini sınırlandırmak, insana bir sıkıntı ve zulüm değil midir?
- Üstadımız münazarat adlı eserinde vanda kurmayı tasarladığı medresetüz-zehrada arapçanın vacip, kürtçenin caiz, türkçenin lazım olması gerektiğini söylüyor. Bu ne demektir?
- Risalelerde zimmî olan kâfirlerle, sulh halinde bulunduğunuz kâfirlerin hayatlarının İslamiyetçe mahfuz olduğu, koruma altına alındığı ifade ediliyor. Zimmî ne demektir? Bilgi verirseniz memnun kalırım.
- Risalelerde zimmî olan kâfirlerle, sulh halinde bulunduğunuz kâfirlerin hayatlarının İslamiyetçe mahfuz olduğu, koruma altına alındığı ifade ediliyor. Zimmî ne demektir? Bilgi verirseniz memnun kalırım.
- "Cerbezenin tavr-ı acibi; zaman ve mekânda müteferrik şeyleri toplar, bir yapar. O siyah perde ile her şeyi temaşa eder." cümlesini izah eder misiniz?
- Fünun-u cedideyi, ulûm-u medaris ile mezc ve derc; ve lisân-ı Arabî vâcip, Kürdî câiz, Türkî lâzım kılmak.. Bu ne demektir?
- "Evet, bir millet cehâletle hukukunu bilmezse, ehl-i hamiyeti dahi müstebit eder." cümlesini nasıl anlamalıyız?
- "Bir aşiretin herbir ferdi, bir günde attığı balgamı, cerbeze ile vehmen tayy-ı mekân ederek birden bir şahısta o muhassalı temsil edip başka efradı ona kıyas ederek, o nazar ile baksa." açıklar mısınız?
- Kürt Meselesinin Çözümünde Dinin Yeri Nedir?
- "Fikr-i milliyetle, milletin cevfinde havz-ı kevser gibi bir havz-ı mârifet ve muhabbet yapınız. Altındaki suyunu çeken delikleri maarif ile kapatınız..." Nedir o çeşme? Zekât hakkındaki bu yeri izah eder misiniz; bu sadaka için de geçerli mi?
- "Size bunu katiyen söylüyorum ki, şu milletin saadeti ve selâmeti Ermenilerle ittifak ve dost olmaya vâbestedir." cümlesi ile "Eğer düşmanlık etmek istersen, kâfirler, zındıklar çoktur; onlara adâvet et." cümlesini nasıl anlamalıyız?
- "Hürriyet-i umumî, efrâdın zerrât-ı hürriyâtının muhassalıdır. Hürriyetin şe’ni odur ki, ne nefsine, ne gayrıya zararı dokunmasın." cümlesini açıklayıp, hürriyetin tarifini söyler misiniz?
- "Yahudileri ve Hristiyanları Dost Edinmeyin!" ayetini nasıl anlamalıyız, Üstadımız bu konuda bir şey söylemiş midir?
- Ehl-i kitapla münasebetimizde; Birincisi; Onlardan medeniyet ve terakki noktasında istifade etmemiz, İkincisi, onlarla iyi geçinerek asayiş muhafaza etmemiz gerektiği hususunu nasıl anlamalıyız?
- Demokrasi küfür sistemidir, bunu bütün Müslümanlar iyi bilir. Mesela; demokraside inanç özgürlügü vardır, isteyen her müslüman din değiştirebilir ve buna kimse karşı çıkamaz,.. Demokrasi ve İslam dini ilişkisi hakkında bilgi verir misiniz?
- Dinler Arası Diyalogun, Kur'an'da Hükmü Nedir?
- İstediğim emir ve arzu ettiğim şey ve teşehhi ettiğim hal; hikmet-i ezeliyenin düsturuyla tanzim olunan âlemin mahiyeti müstaid değil... Burayı devamıyla beraber izah eder misiniz?
- "Milliyetimizin rûhu İslâmiyettir; hakiki ve nisbî ve izâfîden mürekkeptir. Başka millete benzemiyor..." cümlesini biraz açabilir misiniz?
- "Zira, her bir millet için, o milletin cesaret-i milliyesini teşkil eden ve namus-u milliyesini muhafaza eden ve kuvveti onda toplanacak bir mânevî havuz vardır..." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?
- "Bence memuriyete veya imarete giren, yalnız hamiyet ve hizmet için girmelidir. Yoksa, yalnız maişet ve menfaat için girse, bir nevi çingenelik eder..." cümlesinin izahı nasıldır?
- Zîra, meşrûtiyet, hakimiyet-i millettir; hükûmet hizmetkardır. Meşrûtiyet doğru olursa, kaymakam ve vali reis değiller, belki ücretli hizmetkarlardır. Gayr-i müslim, reis olamaz, fakat hizmetkar olur...
- "Delil kat'iyyü'l-metîn olduğu gibi, kat'iyyü'd-delâlet olmak gerektir. Halbuki tevil ve ihtimalin mecâli vardır. Zira, nehy-i Kur'ânî âmm değildir, mutlaktır. Mutlak ise, takyid olunabilir." Nasıl anlamalıyız?
- İstediğim emir ve arzu ettiğim şey ve teşehhî ettiğim hâl ise, hikmet-i ezeliyenin düsturu ile tanzim olunan âlemin mahiyeti müstaid ve inayet-i ezeliyenin pergârıyla nakşolunan.. Cümlesini açar mısınız?
- İstibdât-ı İlmi Ne Demektir?
- Şu sahrâda bir nar görünür. Ben derim nurdur; nar olsa da, eski nardan kalma zayıf, yukarı tabakasıdır. Geliniz, etrafına halka tutup temâşâ edelim. Cümlesini devamıyla açar mısınız?
- Hüsn-ü mücerredden, cemâl-i mücellâdan tecellî eden mukaddes ziynet;birbiriyle imtizaç edip, ondan çıkan levn-i nuranî ancak o şark ve garbın kab-ı kavseyni olan kâbe-i saadetinin tâk-ı muallâsının kavs-ı kuzahının elvan-ı seb'ası...
- İnsanlar hayvanlıktan çıkıp geldiği vakit, sözünden kasıt nedir? Müslüman olarak evrim teorisini kabul etmediğimize göre, burada anlatılmak istenen nedir?
- Rus hükûmetinin istibdadı, bir kayıttır. Rus milletinin tahakkümü de diğer bir kayıttır. Âdât-ı küfriye ve zâlimânelerinin tagallübü de üçüncü bir kayıttır... Devam eden yeri açıklar mısınız?
- Başkasına itimat etmeyen nefsiyle teşebbüs eder. ... Acaba Mâmehuran hırsızlarını tevbekâr ve sofî eden şu sır değil midir? Evet, ruhları ağlamak istedi, biri bahane oldu, ağladılar. Burayı izah eder misiniz?
- Neden onların bir fedaisini yandırıp parça parça ederlerdi, esrarını ve arkadaşını izhar etmezdi. Hâlbuki sizin bir yiğitinize bir bıçak vurulsa, bütün esrarını kanıyla beraber fışkırtarak döker. Bu ifadeleri izah eder misiniz?
- Fakat, sünnet-i seniyeye muhalif olan bu sünnet-i seyyie, yine istibdadın seyyiatındandır. Cümlesini açıklar mısınız?
- İhtilâfâtı beyne’l-İslâm îkâ edip, Mûtezile, Cebriye, Mürcie gibi dalâlet fırkalarını tevlid eden, istibdattır... Paragrafını açıklar mısınız? Ayrıca, ilmi istibdat, nasıl istibdad-ı siyasînin veledidir?
- "Çünkü istibdad, ittihada mâni idi. Ben de kor üstünde duruyor ve sükût ediyordum." Bu cümle hakkında bilgi verir misiniz?
- Şu hayat-ı dünyeviyeyi ednâ bir Ermeni, milleti için feda ettiği halde; ben ki, şu hayat ile alâkam pek zayıf; bâhusus yedi defadır şu hayat elimden uçacaktı, emaneten elimde bırakılmış... Burayı açıklar mısınız?
- "Ademin kabahatine vücut vermek kadar ahmaklıktır... Bir zâtta ilim, adem-i hilim ile iktiranı cihetiyle, adem-i hilimden neş’et eden kabahati ile ilmi mahkûm etmek ne derece eblehliktir..." cümlesini yorumlar mısınız?
- Herkese dünya terakkî dünyası olsun; yalnız bizim için mi tedennî dünyasıdır? Öyle mi? İşte, ben de sizinle konuşmayacağım... Bu konuda bilgi verir misiniz?
- Üstad'ın "Şu milletin saadeti ve selâmeti Ermenilerle ittifak ve dost olmaya vâbestedir." ifadesini nasıl anlamalıyız?
- Sual: Şu pis istibdat ne vakitten beri başlamış, geliyor? Cevap: İnsanlar hayvanlıktan çıkıp geldiği vakit, nasılsa bunu da beraber getirmiştir. Cümlesini açıklar mısınız?
- Eğer siz tembel kalıp da onun yolunu yapmazsanız, tembellik etseniz, yüz sene sonra tamamen cemâlini göreceksiniz. Cümlesini yorumlar mısınız, mevcut demokratik açılımla bağlantısı nedir?
- "İşte, size söylediğim sözler hayalin elinde kalsın, mihenge vurunuz. Eğer altın çıktıysa kalbde saklayınız. Bakır çıktıysa, çok gıybeti üstüne ve bedduayı arkasına takınız,..'' Bu sözlerde anlatılmak istenen nedir? Nasıl bir ölçü çıkarmalıyız?
- "Bazı cezâ-yı sezâsını hazmetmeyen, bir kısım da başkasının etini yemekten dişi çıkarılan ve bazı bir meşhur bektâşi gibi mânâ verenler, yol üzerine çıkıp, gasp ve garet ediyorlar..." ifadelerini izah eder misiniz?
- "Onlar diyorlar ki: "Ateş sûzandır." Eğer, nur olursa kalb ve gözlerini kör eder. Eğer nar dedikleri nur-u saadet dünyanın hangi tarafına çıkmışsa, milyonlarla insanın tulum gibi kan suyu üzerine boşaltılmış ise söndürülmemiş..." izah eder misiniz?
- "Küfrün mahiyeti yalandır. İmanın mahiyeti sıdktır. Şu burhan kâfi değil midir ki, hayatımızın bekası iman ve sıdkın ve tesanüdün devamıyladır? En evvel rüesamız ıslah olunmalı..." izah eder misiniz?
- "Sual: Dine zarar olmasın, ne olursa olsun?" bu sualden maksat nedir, bilgi verir misiniz?
- Üstadın desteklemiş olduğu Cumhuriyet sistemi içerisinde şer'i kanunlar olmalı mıydı, Şer'i kanunların uygulanması şartıyla mı Cumhuriyete taraftarlık gösterilmiştir? İslamî kanunlar olmasa da böyle bir Cumhuriyete Bediüzzaman taraftar mıdır?
- Çok iyiler var ki, iyilik zannı ile fenalık yapıyorlar. Bu cümleden ne anlamalıyız?
- Münazârat: "Şimdi salahat ve mehareti, tabir-i âherle fazileti ve hamiyeti, nur-u kalb ve nur-u fikri cem'edenler vezaife kifayet etmezler. Öyle ise, ya meharettir veya salahattır. San'atta meharet ise müreccahtır." Bu cümleleri açıklar mısınız?
- "Eğer onların dedikleri gibi nar olsa, karıştırmadık ki bizi yaksın.. Eğer,nur olursa kalb ve gözlerini kör eder.." cümlesini açıklar mısınız, Nar ve Nurun Meşrutiyet ile İlişkisi Hakkında Bilgi verir misiniz?
- "Kim dese, “Zaman bütün berbât oldu,” eskisine temayül gösterse, bilmediği halde İslâmiyetin muhalefetinden neş’et eden eski seyyiatı, bazı ecnebîlerin zannı gibi İslâmiyete isnat etmektir." izah eder misiniz?
- "Soru: Nasıl anlayacağız? Biz câhiliz, sizin gibi ehl-i ilmi taklit ederiz. Cevap: Çendan câhilsiniz, fakat âkılsınız. Hanginizle zebib, yani üzümü paylaşsam, zekâvetiyle bana hile edebilir. Demek cehliniz özür değil..." cümlelerini nasıl anlamalıyız?
- "En ebleh, en sefih bile, sedd-i rasîn-i istinadımız olan İslâmiyete bütün mevcudiyetiyle taraftardır—lâsiyyema siyasetten haberdar olanlar..." nasıl anlamalıyız?
- "Sual: Neden makine-i ahvâl güzelce işlemiyor? Cevap: Zira tecrübe, hamiyet, nûr-u kalb ve nûr-u fikri cem’ edenler, vezâife kifayet etmezler. Bazı ehl-i gayret ve hamiyette de meyl-i tahrip meleke olmuş; tâmire pek alışık değildir..." izahı?
- "İstersen dikkat et, o zaman, Ermeni mebusu Vartakis ve Hakkari mebusu Seyyid Molla Tahir’ e işaret eder." konu hakkında bilgi verir misiniz?
- "Ey üç yüz seneden sonraki yüksek asrın arkasında gizlenmiş,.." Dünyanın Ömrü Üç Yüz Yıldan Fazla mıdır, nasıl anlamalıyız?
- "Vicdanın ziyası, ulûm-u diniyedir. Aklın nuru, fünun-u medeniyedir..." Ruhun ve Kalbin Gıdası Nedir?
- Hürriyetin tanımını yapan; Murat ve Hüseyin Cahid'in haklı-haksız olduklarını Üstad'ımız neye göre söylüyor?
- "Büyük işlerde yalnız kusurları gören, cerbezelik ile aldanır veya aldatır." Burada neden "büyük" kelimesi kullanmış, sadece cerbeze deyip geçemez miydi?
- "On üçüncü asrın minaresinin başında durmuşum,.." ifadesini açıklar mısınız?
- "Re´y-i cumhurdan maada olan akval eğer hakikat ve mağzdan hali ve boş olmazsa istidadatın reylerine bırakılır." ifadesini açıklar mısınız?
- Üstadımızın devlet memurluğu hakkında bir açıklaması var mıdır?
- Çok âlim ve şairler, zamanlarında büyük hâkimleri ifratla senâ etmişler. Hâlbuki o hâkimlerin çoğuna müstebid nazarıyla bakıyorsun. Cümlesindeki alim ve şairlere örnek verir misiniz?
- Bir mahreç bulmak ve müdavimlerin tefeyyüzünü temin etmek; hem de mekâtib-i âliye-i resmiyeye müsavi tutmak ve imtihanları, onların imtihanları gibi müntiç kılmak, akîm bırakmamaktır. Buradaki, mahrec bulmak, ne anlamda kullanılmıştır?
- Münazaratta geçen; "Mesalih-i mürsele" kavramını açıklar mısınız?
- "Zira kemalin cemali dindir. Hem din saadetin ziyasıdır, hissin ulviyetidir, vicdanın selametidir." ifadesinden sonra haşiye var. Haşiyede şöyle diyor: "Acele etme, yani şifre gibi işaratı var" . Bu şifre nedir?
- "Senin üzerine haktır ki, her söylediğin hak olsun. Fakat her hakkı söylemeye senin hakkın yoktur." cümlesi ile "Evet, hakkı tanıyan, hakkın hatırını hiç bir hatıra feda etmez." cümlesi nasıl telif edilebilir?
- Münazarat'ta geçen, İttihad-ı İslam'ın nakşını anlatan altı maddeyi izah eder misiniz?
- "Çok fena şeyleri işitiyoruz. Bahusus gayrı müslimler de güya bir İslam kızını almışlar, filan yerde böyle olmuş, diğer yerde şöyle olmuş..." Burayı açıklar mısınız?
- "Acaba şu sıdk ve kizb mabeyninde mütereddit olan inkâr meselesi, nasıl oldu şu iki esas-ı lâzım ve metine nâsih olabildi..." cümlesini devamı ile birlikte açıklar mısınız?
- Üstad, bizi memurluk mahvetti, şeklinde veya buna benzer bir ifade kullanmış mıdır? Kullanmış ise ne demek istemektedir?
- Münazarat'ta geçen: "Bağdat tarrarları gibi olmayınız." cümlesini açıklar mısınız?
- "Ey üçyüz seneden sonraki yüksek asrın arkasında gizlenmiş ve sâkitane Nurun sözünü dinliyen..." Üstad hazretleri üç yüz sene sonra diyerek hangi zamanı kastetmiştir? Bu söz ne zaman söylenmiştir; hicri takvime göre mi, yoksa miladi takvime göre mi?
- Yahudi ve Hristyanlarla münasebetimiz nasıl olmalıdır?
- Meşrutiyet-i Meşrua Ne Demektir?
- Cerbezeden Nasıl Kurtulabiliriz?
- Münazarat'ta; "Kemiklerimizi misafir eden ve Horhor toprağının kapıcısı olan kalenin başına takınız..." deniyor. Halbuki Üstad'ın mezarı Van'da değildir?
- "Said Nursi'ye göre Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler arasındaki ilişkilerde kimin yönetip, kimin yönetildiğinin önemi yoktur. Beraber yaşama şekillerinin belirlenmesi gerekir." şeklindeki düşüncelere nasıl cevap verebiliriz?
- "Fünun-u cedideyi, ulûm-u medaris ile mezc ve derc; ve lisân-ı Arabî vâcip, Kürdî câiz, Türkî lâzım kılmak,.." ifadelerini gelinen noktayı ve yaşanan olayları da dikkate alarak açıklar mısınız?
- "Evet, zarurat ve incizab ve temayül ve tecarüb ve tecavüb ve tevatür, o katarat ve lemeatı musafaha ettirerek, ortalarındaki mesafeyi tayyedip bir havz-ı âb-ı hayatı ve dünyayı ışıklandıracak bir elektrik-i nevvareyi teşkil edecektir." Açıklar mısınız?
- "Eğer Mehdî acele edip gelse, baş-göz üstüne, hemen gelmeli. Zira güzel bir zemin müheyya ve mümehhed oldu. Zannettiğiniz gibi çirkin değildir. Güzel çiçekler, baharda vücudpezir olur." izah eder misiniz?
- "İnkılâptan on altı sene evvel, Mardin cihetlerinde, beni hakka irşad eden bir zâta rast geldim. Siyasetteki muktesit mesleği bana gösterdi. Hem, ta o vakitte, meşhur Kemâl’in “Rüyâ”sıyla uyandım." Rüyada ne anlatılıyor?
- "Hakikaten, bence, bir Müslüman neslinden gelen bir adamın akıl ve fikri İslâmiyetten tecerrüt etse bile, fıtratı ve vicdanı hiçbir vakit İslâmiyetten vazgeçemez." Bunun hikmeti nedir acaba? İslamiyet genlere mi işliyor adeta?
- "Türkler bizim aklımız, biz de onların kuvvetiyiz." ifadesini nasıl anlamalıyız?
- “Arabî vacip, Kürdî caiz, Türkî lâzım,..” Üstad´ın bu sözü Risale-i Nur Külliyatı'nda var mı, varsa neresinde geçiyor?
- "Bence taklidin temelini atıp, ihtilâfâtı çıkarmakla, Mûtezile, Cebriye, Mürcie, Mücessime gibi dalâlet fırkalarını İslâmiyetten intâc eden mesâil-i diniyedeki istibdad-ı ilmîdir ve nefsü’l-emirde mukayyed olan şeyde ıtlaktır." izah?
- "Biri mezmum ve biri memduh olan tahsil ve kisbde olan kanaatiyle, mahsul ve ücretteki kanaatı temyiz etmeyen,.." Tahsil ve kizb arasında ne gibi farklar vardır ki biri mezmum diğeri memduhtur? Aynı şekilde mahsül ve ücret arasında ne gibi farklar var?
- "Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen güzel rüya görür. Güzel rüya gören hayatından lezzet alır." Bu cümlede güzel rüye görmekle hayattan lezzet almayı beraber zikretmek nasıl anlaşılmalıdır?
- "Diğerinde dau-l husumet ile ihtilal sıtması var. Ben de fikr-i milliyeti uyandırarak, ışıklandırarak, tiryak misal adalet ve muhabbeti o nur ile mecz ettirerek, sulfato misal bir ilaç veriyorum." Burada "fikri milliyet" ne anlamda kullanılmıştır?
- "Evet, zarurat ve incizab ve temayül ve tecarüb ve tecavüb ve tevatür, o katarat ve lemeatı musafaha ettirerek, ortalarındaki mesafeyi tayyedip bir havz-ı âb-ı hayatı ve dünyayı ışıklandıracak bir elektrik-i nevvareyi teşkil edecektir. Zira, kemâlin cemâli dindir. Hem, din saadetin ziyasıdır, hissin ulviyetidir, vicdanın selâmetidir." Açıklar mısnız?
- "Hem de, mağlûb bîçare bir reise, yahut müdahin memurlara, veyahut mantıksız bir kısım zabitlere,.." ifadesi ile, "Halbuki çoban tembel ve muavini kayıtsız, köpekleri değersizdir." cümlesi arasında nasıl bir ilgi vardır. Buradaki kişi ve olayları açabilir misiniz?
- "Kâfirin iki mânâsı vardır: Birisi ve en mütebadiri: Dinsiz ve münkir-i Sâni demektir. Şu mânâ ile ehl-i kitaba ıtlak etmeye hakkımız yoktur.İkincisi: Peygamberimizi ve İslâmiyeti münkir demektir. Şu mânâ ile onlara ıtlak etmek hakkımızdır." Burayı nasıl anlamalıyız, teslis inancındakiler kafirdir, demek doğru olur mu?
- "Ey hürriyeti şer'i, öyle müthiş ve fakat güzel bir seda ile çağırıyorsun ki,.." Hürriyet ile şeriatı nasıl bağdaştırabiliriz?






