Konu Kategorileri
Site İstatistikleri
| Kayıtlı üye sayısı: | 20992 |
| Toplam soru sayısı: | 24189 |
| Bugün üye olanlar: | 0 |
| Bugün gelen sorular: | 3 |
Arabî Hutbe-i Şamiye eserinin tercümesi
İçerikler
- "Kimin kalbinde îmandan ve Dîn-i Haktan gelen nokta-i istinadı olmazsa, bilbedahe temsildeki Rüstem ve Herkül'ün cesaretleri ve kahramanlıkları kırıldığı gibi..." şeklinde devam eden cümleyi açıklar mısınız
- "Bu altı dehşetli hastalığın ilâcını da, bir tıp fakültesi hükmünde, hayat-ı içtimaiyemize, eczahane-i Kurâniyeden ders aldığım altı kelime..." Altı Hastalık ve İlacı Olan Altı Kelimeyi Nasıl Eşleştireceğiz?
- "Evet sıdk ve doğruluk İslâmiyetin hayat-ı içtimaiyesinde ukde-i hayatiyesidir. Riyakârlık, fiilî bir nevi yalancılıktır. Dalkavukluk ve tasannu, alçakça bir yalancılıktır." Cümlesini nasıl anlamalıyız?
- Allah bazı şeylere yasak koyarak neden bir eylemi yapmamızı sınırlasın ki? İnsana zarar vermedikten sonra (sakal örneği verilebilir) ne diye haram olsun? Risalelerde bu konu nasıl izah edilmiştir?
- Ta beşer de sair kainattaki kardeşlerine müsavi olabilsin ve sırrı hikmeti ezeliye nev i beşerde dahi takarrur etti denilebilsin, ifadelerini izah eder misiniz?
- "Küre–i Arz’ın şimdiki en büyük devleti Amerika’nın bütün kuvvetiyle din hakikatlerine taraftar çıkması ve İslamiyetle Asya ve Afrika’nın saadet ve sükünet ve müsalaha bulacağına,.." ifadesini yorumlar mısınız?
- "Aynen öyle de, maslahat dahi yalan söylemeye illet olamaz. Çünkü muayyen bir haddi yok; sû-i istimâle müsait bir bataklıktır. Hükm-ü fetvâ ona bina edilmez." cümlesini nasıl anlamalıyız?
- "Husumet ve adavetin vakti bitti..." cümlesi ile "Eğer düşmanlık etmek istersen, kafirler zındıkları çokturlar, onlara adavet et." cümlesi arasında zahiren çelişki var gibi duruyor?
- Üstad hazretleri, bilim ve gelişmişlik açısından neden geri kaldığımızı risalelerde nasıl açıklıyor?
- Üstad 1370 yılına dikkat çekiyor, fakat kapıyı açmıyor. İşaret ettiği tarihte Üstad hayatta olduğuna göre, hayattayken bu tarihe ilişkin açıklamaları olmuş mu; ya da nasıl bir inkişaf olmuştur?
- "O mümanaat edenler çekilmeye başlıyorlar. Kırk beş sene evvel o fecrin emâreleri göründü. Yetmiş birde fecr-i sâdıkı başladı veya başlayacak. Eğer bu fecr-i kâzip de olsa, otuz-kırk sene sonra fecr-i sâdık çıkacak." izahı?
- "Bu kadar zulmî küfriyatlarıyla zemin yüzünü mülevves ve perişan ettikleri halde, cezasını görmeden ve kâinattaki maksud-u hakikîye mazhar olmadan dünyayı bırakıp ademe kaçamayacak, belki Cehennem hapsine girecek." izahı, maksud-u hakiki nedir?
- "Çeşit çeşit sarî hastalıklar gibi intişar eden istibdat." İstibdat Hastalığı Hakkında Bilgi Verir misiniz?
- Hutbe-i Şamiye'de Üstad, neden birinci ve ikinci kelimeyi birbirinden ayırıyor; ikisi de aynı hastalığa cevap vermiyor mu?
- Yalancılık ise Sani-i Zülcelal´in kudretine iftira etmektir. Bu cümleyi izah eder misiniz?
- "...alem-i İslamiyenin saadet-i dünyeviyesi ... ve bilhassa terakkisi ONLARIN intibahıyla olan Arabın saadetinin fecr-i sadıkının emareleri inkişafa başlıyor." ifadesinde geçen "onların" ifadesi kim için kullanılmıştır?
- "Altı dehşetli hastalığın ilâcını da, bir tıp fakültesi hükmünde, hayat-ı içtimaiyemize, eczahane-i Kur'âniye'den ders aldığım,.." ifadesini nasıl anlamalı?
- "...Bazı enbiyalar gibi şark ve garpta en uzak sesleri işit, sûretleri gör." diye bahsettiği enbiyaların isimleri ve mucizeleri hakkında bilgi verir misiniz?
- Medeniyetin günahları iyiliklerine galebe edip seyyiatı hasenatına racih gelmekle, beşer iki harb-i umumi ile iki dehşetli tokat yiyip o günahkar medeniyeti zir-u zeber edip öyle bir kustu ki yeryüzünü kanla bulaştırdı. Açıklar mısınız?
- "Hem nev-i beşer, hususen medeniyet fenlerinin ikazatıyla uyanmış..." ve "Beşer bu asırda harblerin ve fenlerin ve dehşetli hadiselerin ikazatıyla uyanmış..." cümlelerini açıklar mısınız?
- Üstad Hutbei Şamiye'de: Hicri 1371 senesinden sonra yaşanacak gelişmelere dikkat çekerek, Mehdi´nin göreve başlamasının bu tarihten otuz -kırk yıl sonra olacağını bildirmiştir. Bu tarihler miladi 1980-1990 yılları arasıdır. Mehdi bu sürecin neresindedir?
- "Sıdk, İslâmiyetin üss-ül esasıdır ve ulvî seciyelerinin rabıtasıdır ve hissiyat-ı ulviyesinin mizacıdır." cümlesini açıklar mısınız?
- Hutbe-i Şamiye'de geçen: "Alem-i İslam'ın şahsı manevisinin kalbinde gayet kuvvetli ve kırılmaz beş kuvvet içtima ve imtizac edip yerleşmiş." ifadelerini ve bu beş kuvvetin ayrı ayrı izah eder misiniz?
- Prens Bismark iman etmiş mi? Üstad Bediüzaman'ın bu konuda risalede geçen bir sözü var mı?
- Hutbe-i Şamiye'de yer alan müjdelerden bahseder misiniz?
- "... Çünkü biriniz hırsızlığa niyet ettiği vakit, millet, vatan maslahatı ve menfaatı hesabına çarpılmak vehmi gelir. Yahut insanlar eğer bilseler, ona fena nazarla bakarlar." cümlelerini izah eder misiniz?
- Üstadımız bir yerde: "İman kafada, kalbte daimi bir yasakçı bıraktığından, fena meyelanlar histen nefisten çıktıkça yasaktır der tard eder kaçırır," diyor. Bu "Günahların işlenmesi iman zayıflığından değildir" hükmü ile bir tezad oluşturmuyor mu?
- Risale-i Nur okumayan mütedeyyin kardeşlerimizin hepsinde değil, ama ciddi bir kısmanda ümitsizlik müşahede ediyoruz; güzel gelişmeleri göremiyorlar. Her şey kötüye gidiyor, deyip kapkara manzaralar çiziyorlar. Üstad ümitsizliğe nasıl bakmıştır?
- "Nasıl ki bir aşiretin bir ferdi bir cinayet işlese, o aşiretin bütün efradı, o aşiretin düşmanı olan başka aşiretin nazarında müttehem olur. Güya herbir fert o cinayeti işlemiş gibi, o düşman aşiret onlara düşman olur..." Açıklar mısınız?
- "Elbette beşerin zulüm ve hatasıyla başına çabuk bir kıyamet kopmazsa, istikbalde hak ve hakikat, alem-i İslam'da nevi beşerin eski hatiatına kefaret olacak bir saadeti dünyeviyyeyi de gösterecek inşallah." cümlesinde geçen, "alem-i İslam'ın eski hatiatından" kasıt nedir?
- "Hem o yeistir ki, kuvve-i mâneviyemizi kırmış. Az bir kuvvetle, imandan gelen kuvve-i mâneviye ile şarktan garba kadar istilâ ettiği halde, o kuvve-i mâneviye-i harika meyusiyetle kırıldığı için, zâlim ecnebîler dört yüz seneden beri üç yüz milyon Müslümanı kendilerine esir etmiş." Açıklar mısınız?






