Konu Kategorileri
Site İstatistikleri
| Kayıtlı üye sayısı: | 20992 |
| Toplam soru sayısı: | 24189 |
| Bugün üye olanlar: | 0 |
| Bugün gelen sorular: | 3 |
On Birinci Söz
İçerikler
- Gaibane muamele-i ubudiyet ve hazırane ubudiyet ne demektir? Farkları nedir?
- Allah’ın kendi cemal ve kemalini görmek istemesi nasıl oluyor? Allah’ın -haşa- böyle bir şeye ihtiyacı var mıdır?
- "Her cemâl ve kemâl sahibi kendi cemâl ve kemâlini görmek ve göstermek istemesi sırrınca,.." Neden Allah'ın zatını değil de, esmasının cemal ve kemalini göstermek ister?
- Her cemal ve kemal sahibi, kendi cemal ve kemalini görmek ve göstermek istemesi sırrının; Cenâb-ı Hak ve insanlar açısından değerlendirmesini yapar mısınız? Bu, bir ihtiyaçtan mı geliyor veya iradî bir tasarruf mudur?
- İnsanın Allah'ı tanımak için akla ihtiyacı olduğuna göre, Allah aklı zaten insana vermeliydi. Akıl için Allah'a neden şükretmeliyim? Eğer akıl olmasaydı, Allah'ı zaten bulamazdım, bu yüzden yaratılmamızın bir anlamı olmazdı. Ne dersiniz?
- Yaratılmadan önce, yoklukta iken; acı, elem ve sonunda da cehennemde kalma ihtimali olan bir varlık ister misin, diye sorulsa idi, şimdiki bildiklerimle hayır derdim. Bize evet cevabını verdirecek, varolma güzellikleri neler olabilir?
- "Senin hayatının gayelerinin icmâli dokuz emirdir." Bu dokuz emir nelerdir, açar mısınız?
- Allah ihtiyacımız olan bir şeyi vücuda getirmeseydi, biz onun yokluğunu hissedebilir miydik? Yani; bir şeyin adem-i vücudu, o şeyin adem-i ilmine delalet eder mi?
- Hadisi kudside; "Semavat ve yere sığmadım, mümin kulumun kalbine sığdım." deniyor. Ancak Arş, kalpten daha güzel ve geniş bir tecelligah değil midir? Oraya neden sığmıyor da müminin kalbine sığdım deniyor?
- Allah beni neden yarattı, belki ben yaratılmak istemiyordum; seçim hakkım yok ama sonucunda ceza var!.. Bu mevzuyu değerlendirir misiniz?
- Hayatımızın gayesi nedir? Bazen oluyor bulunduğumuz her ortamdan, haletten sıkılıyoruz; hiçbir şey bizi tatmin etmiyor. Ruhumuzun bu boşluğunu nasıl doldurabiliriz?
- Bir insan niye Allah'a inanır; bu hayatı anlamlandıramadığı için mi?
- Lisan-ı Hal Kavramını Allah İçin de Kullanabilir miyiz?
- "Allah'ın eserlerine bakıp, gaibane muamele suretinde, saltanat-ı Rububiyetin mehâsinine temâşâger makamında kendilerini gördüklerinden, tekbir ve tesbih vazifesini eda edip Allahu ekber dediler." cümlesini izah eder misiniz?
- "Rumûzât-ı hayatiye denilen, Sânilerine tesbihatları; ve semerat ve gayât-ı hayatiye denilen, Vâhibü’l-Hayata arz-ı ubûdiyetlerini bilerek müşahede etmek, tefekkürle görüp şehadetle göstermektir." cümlesinin izahı nasıldır?
- "Asker, pâdişahından aldığı türlü türlü nişanları, resmî vakitlerde takıp padişahın nazarında görünmekle onun iltifâtât-ı âsârını gösterdiği gibi,.. Sen dahi esmâ-i İlahiyenin cilvelerinin sana verdikleri letâif-i insâniye murassaâtıyla süslen..." İzahı?
- "Mevcudata serpilen ve evkata takılan kemalatının bir ahsen-i takvimidir." cümlesinin izahını yapar mısınız?
- "...Zîşuur olarak Ona şevk göstermektir. Onun muhabbetiyle kendinden geçmektir. Kalbin gözbebeğinde aks-i nurunu yerleştirmektir." Bu paragrafdaki son cümleyi açıklayabilir misiniz?
- "Şu teşhirgâh-ı dünyada, mahlûkat nazarında, esmâ-i İlâhiyenin sana taktıkları garip san'atlarını ve latîf cilvelerini bilerek, hayatınla teşhir ve izhâr etmektir." Bu cümleyi açıklar mısınız?
- "Şimdi kendi hayatının mahiyetine bak ki, o mahiyetinin icmâli şudur: Esmâ-i İlâhiyeye ait garâibin fihristesi, hem şuûn ve sıfât-ı İlâhiyenin bir mikyası, hem kâinattaki âlemlerin bir mizanı..." İnsanın mahiyet-i hayatı ve kainat ilişkisi hakkında?..
- Bu Söz’ün başında zikredilen sûre ile konunun ilgisi hususunda bilgi verebilir misiniz? Yani “hikmet-i âlemin tılsımı, insanın hilkatinin muamması ve namaz hakikatinin remizleri” sûrede nazara veriliyor mu?
- Cenâb-ı Hak ezelde, Kudsî Zâtını ulûhiyetinin şanına uygun bir surette hamd, tenzih ve takdis ediyordu. Allah niye kendi zatı uluhiyyetine hamd ediyor? Kendisini tenzih ve takdis etmesi ne demektir?
- Temsildeki gizli hazinelerden maksat nedir? Bunların gizli kalmasının hikmeti ne olabilir?
- "Sanayi-i garibedeki mahareti, fünun-u acibedeki marifeti ve ulûmu bediaya ilim ve ıttılaı" nasıl anlamalıyız. Birer örnekle farklarını izah edebilir misiniz?
- "Cemal ve kemal-i manevîsini iki vecihle müşahede etme; yani biri bizzat nazar-ı dekaik aşinasıyla, diğeri ise gayrın nazarıyla bakma" hususunu nasıl anlamalıyız? Buradaki cemal ve kemal-i manevî ifadesi ne anlama geliyor?
- "Âyâ, zannediyor musunuz ki, vazife-i hayatınız yalnız terbiye-i medeniye ile güzelce muhafaza-i nefis etmek, ayıp olmasın, batın ve fercin hizmetine mi münhasırdır?" cümlesinin geçtiği yeri izah eder misiniz?
- "Her bir taifeye layık bir sofra" tayin edilmesini nasıl anlamalıyız?
- "... O saraya girenlere tarif etsin; ve girmenin âdâbını ve seyrin merasimini bildirip, o görünmeyen sultana karşı marziyâtı dairesinde teşrifat merasimini tarif etsin." cümlesini nasıl anlamalıyız?
- Her cemal ve kemal sahibi, kendi cemal ve kemalini görmek ve göstermek istemesiyle ilgili ayet ve hadis var mıdır?
- Her bir sofranın yüz sanayi-i latifenin eserleriyle “vücud bulması” ifadesini açar mısınız?
- “Aktar-ı memleketindeki ahali ve raiyetini seyre, tenezzühe ve ziyafete davet etti.” ifadesinde; aktar-ı memleketin ahali ve raiyetinden maksat nedir?
- Sonra bir yaver-i ekremini tarif edici olarak göndermesinde bir şahıs nazara veriliyor. Diğer peygamberler ve mürşitler burada zahiren ifade edilmiyor. Bu meselenin hikmeti nedir?
- Saray ve müştemilatının derunundaki manzum murassalar ve mevzun nukuş nazara veriliyor. Acaba derunundaki vaziyet ile zahirdeki muamelat farklı mı cereyan ediyor? “Manzum murassa ve mevzun nukuş” hakkında bilgi verir misiniz?
- "Kasrın ustası olan Cenâb-ı Hakk’ın bu sarayı yapmasıyla,- kendini ahaliye tanıtması, - tezyinatla kendini ahaliye sevdirmesi, - ihsanat ile ahaliye muhabbetini izhar etmesi, - in'am ve ikramlarla şefkat ve merhametini göstermesi,.." İzah?
- İki güruha ayrılan ahalinin, birinci güruhunun mümeyyiz vasfı olarak, “kendini tanımaları” nazara veriliyor. Bunun önemi ne olabilir? Zira bu özellik öne çıkarılıyor.
- "Kalbin gözbebeğinde aks-i nurunu yerleştirmek..." ifadesini nasıl anlamalıyız?
- Sanatların inceliklerini ve derunundaki manaları düşünürken Yaver-i Ekremin sesini işitmesi mevzuunda; acaba Yaver-i Ekrem işitilmese ve bilinmese dahi, insanların bu incelikleri düşünmeleri ve muhakeme etmeleri yaratılışlarının bir gereği değil midir?
- Her iki güruh için de akıl ve kalp ön plana çıkarılıyor. Önce aklın, daha sonra kalbin nazara verilmesinin hikmeti nedir?
- Sarayın ve müştemilatının yaratılmasının ve bekasının iki önemli temel gayesi olarak; "Yaver-i Ekremin varlığı ile ahalinin onu dinleyip itaat etmesi" gösteriliyor. Bu âlemin Allah’a bakan veçhesi, en önemli maksat ve gayesi değil midir?
- "Temsilde seyir ve ziyafete davet edilen misafirler ise; şu dünya misafirhanesinde cin ve ins ve insanın hizmetkârları olan hayvanlara işarettir." Seyir ve ziyafete davet edilenler içerisinde meleklerin olmamasını ve hayvanatın dâhil edilmesi?
- Zülcenaheyn olan Üstad kimdir ve bu vasıf ne anlama geliyor? Diğer üstadlarda bu vasıf bulunuyor mu?
- “Bahtiyar olan cemaat enva-ı ibadatın fihristesi olan namaz ile kendilerini vazifeli gördüler.” cümlesinde nazara verilen, “namazın diğer ibadetlerin fihristesi olmasını” biraz açar mısınız?
- “Namazın mütenevvi ezkâr ve harekâtiyle işaret ettiği vezaif ve makamatı mufassalan gördüler.” ifadesinde çok yüksek manalar nazara verilmektedir. Bu manalar herkes için geçerli midir?
- "Evvela; asara bakıp gaibane muamele sûretinde saltanat-ı rububiyetin mehasinine temaşager makamında" kendimizi görmemizin, namaz ve hakikatiyle nasıl bir münasebeti var? Bu hal, ibadet yoğunluğunu ve keyfiyetini etkiler mi?
- "Subhanallah ve elhamdülillah" diyerek "takdis ve tahmid" vazifesini eda etmek, sanat-ı İlahiye hususunda hayrete düşen dellallık makamındaki zevata tahsis ediliyor. Bunu nasıl anlamalıyız? Bu makam, özel şahıslara ait bir makam mıdır?
- "Rahmet-i İlâhiyenin hazinelerinde iddihar edilen nimetleri, zahir ve batın duygularla tadıp anlamak,.." cümlesi ne anlama geliyor? Burada zahir ve batın duygulardan ve sofralarından maksat nedir?
- Esma-i İlâhiyenin definelerindeki cevherlerden maksat nedir? Hangi manevî cihazat ve mizanlar ile tartıp bilinebilir? Bu makamda olanların “tenzih ve medih vazifelerini” yapmaları o makamın icabı mıdır?
- Bütün mahlukat ve mevcudatın vücudu, Cenab-ı Hakk'ın vücuduna nispeten zayıf bir gölge olduğuna ve Cenab-ı Hakk'ın hiçbir cihetle kâinata ve mevcudata ihtiyacı olmadığına göre, mahlukat ve âlem niçin yaratılmıştır?
- “Mistar-ı kader üzerinde kudret kalemiyle yazılan mektubat-ı Rabbaniye"ye bir iki örnek vererek, “tefekkür ve istihsan” vazifelerinin nasıl ifa edildiğini biraz açar mısınız?
- "Eşyanın yaratılışında ve masnuatın sanatındaki latif incelik ve nazenin güzelliklerden" ne anlamalıyız? Bunları temaşa etmek hususi bir ikram-ı ilahi midir? Bu makamda olanların Allah’a muhabbet ve iştiyak vazifesi nasıl oluyor?
- “Gaibane muamele-i ubudiyetle tefekkür vazifesini ifa ederek, Sâni-i Hakîmin muamelesine ve ef’aline bakmak derecesine çıkmak,..” cümlesini nasıl anlamalıyız? Bunun hazırane bir muamele suretine intikali nasıl oluyor?
- Mün’im-i Hakiki’nin tatlı nimetleriyle terahhum ve şefkatini göstermesine karşı, şükür ve hamd ile mukabele etmek, mertebelerini nasıl anlamalıyız?
- "Cemal ve kemal ve kibriyasının izharına karşı, Allahu ekber deyip tazim içinde bir acz ile rükua gitmek, mahviyet içinde bir muhabbet ve hayretle secde edip mukabele etmek,.." Vazifeler tefekkürî mi, yoksa namazın rükünlerinin hakikati mi?
- "Vahdâniyetin delillerine karşı küfür ile mukabele edip ve bütün nimetlere karşı küfrân ile mukabele ederek ve... az bir vakitte nihayetsiz cinâyet işlediler; nihayetsiz bir azaba müstehak oldular." İzahını yapar mısınız?
- "Hayatınızın makinasında dercedilen şu nazik letaif ve manevîyat, ve şu hassas aza ve alât, ve şu muntazam cevarih ve cihazat ve şu mütecessis havas ve hissiyat,.." Letaif, maneviyat, cevarih, cihazat, aza ve alât için birer örnek verir misiniz?
- "Cenâb-ı Hakk’ın kendi sanatının harikalarını ve antikalarını sergilemesine karşı, Maşallah diyerek takdir etmek, ne güzel yapılmış deyip istihsan ederek, Barekallah diyerek müşahade etmek, sonra amenna deyip şehadet etmek,.." İzahı?
- "Sonra Rabbulâleminin uluhiyetinin izharına karşı; zaaf içinde aczlerini, ihtiyaç içinde fakırlarını ilandan ibaret olan ubudiyet ile ve ubudiyetin hulasası olan namaz ile mukabele ettiler." cümlesini izah eder misiniz?
- "Daha bunlar gibi gûna-gûn ubudiyet vazifeleri ile şu dâr-ı dünya denilen mescid-i kebirinde, farîza-i ömürlerini ve vazife-i hayatlarını edâ edip ahsen-i takvim sûretini aldılar." İzahı nasıldır, gûna-gûn ubudiyetten maksat nedir?
- “Bu vazifeleri hakkıyla eda edenlerin darüsselâma davet edilip, ikramat-ı İlâhiyeye mazhar olacakları” ifade edilmektedir. Cennet ile darüsselam arasında bir fark var mıdır?
- “Füccar ve eşrar olan diğer güruh ise; haddi buluğ ile şu âlem sarayına girdikleri vakit,..” cümlesinde hadd-i büluğun nazara verilmesinin sebebi nedir?
- Ehl-i küfrün, az bir zamanda nihayetsiz cinayet işlemeleri ve nihayetsiz bir azaba müstahak olmaları; vahdaniyet delillerine karşı küfür ile mukabele, nimetlere karşı küfran ile mukabele, mevcudatı kıymetsizlikle kâfirane ittiham ve tahkir,..
- "Hayatınızın makinasında dercedilen şu nazik letaif ve manevîyat, ve şu hassas aza ve alât, ve şu muntazam cevarih ve cihazat..." Letaif, maneviyat, cevarih, cihazat, aza ve alât için birer örnek verir misiniz?
- "Biri, Cenâb-ı Hakk’ın bütün nimetlerinin her bir çeşitlerini ihsas ettirip şükrettirmek. İkincisi, Esma-i Kudsiye-i İlâhiye’nin bütün tecelliyatının aksamını birer birer o cihazat vasıtasıyla bildirip tanıttırmak." Bu iki gaye arasındaki fark?
- "İnsanın sermayece en âlâ hayvandan elli derece yüksek olduğu halde, en ednasından elli derece aşağı düşmesi..." Burada mukayese edilen en âlâ hayvan ile, en ednadan maksat nedir? Ayrıca; elli derecelik nispet neye göre zikredilmiş olabilir?
- Hayatın gayesindeki dokuz emirde geçen; "Duygular terazileri ile İlahi nimetleri tartmak ve küllî şükretmek" idrak ve marifet ile mi, yoksa duyguların mizan ve zevkleri ile mi ilgilidir? Ayrıca, külli şükrün bununla ilgili olmasının hikmeti nedir?
- "Fıtratta vaz'edilen cihazatın anahtarları ile, Esma-i Kudsiye-i İlâhi'nin gizli definelerini açmak,.." cümlesi ne anlama geliyor?
- "Şu teşhirgâh-ı dünyada mahlukat nazarında Esma-i İlâhiye’nin garip sanatlarını ve latif cilvelerini bilerek hayatımızla teşhir ve izhar etmemiz,.." ne demektir?
- Lisan-ı hal ve kal ile; dergah-ı rububiyete karşı ubudiyet nasıl ilan edilebilir?
- "Esmâ-i İlahiye’nin cilvelerinin verdikleri letaif-i insaniye murassatı ile, bilerek süslenip o Şahid-i Ezelinin nazar-ı şuhud ve işhadına görünmeyi..." açar mısınız?
- Zevilhayat olanların; Halıklarına tahiyyatları "tezahürat-ı hayatiye", Sanilerine tesbihatları "rumuzatı hayatiye", Arz-ı ubudiyetleri de "gayat-ı hayatiye" olarak nazara veriliyor. Bunları misallerle açıklar mısınız?
- "Mevcudatın her birinin kendine ait bir dil ile Allah’ın vahdaniyetine ve rububiyetine dair manevî sözleri fehmetmek,.." ifadesini nasıl anlamalıyız?
- "İnsan hayatının mahiyetinin icmalinde geçen; Esma-ı ilahiyeye ait garaibin fihristesi; Hem şuun ve sıfatı İlâhiyenin mikyası; Kâinattaki âlemlerin mizanı; Âlem-i kebirin listesi; Kâinatın haritası;.." İzahı nasıldır?
- Hayatın sûreti ve tarz-ı vazifesinin "bir kelime-i mektube, kudret kalemi ile yazılmış hikmetnüma bir söz" olması ve görünüp işitilip esma-i hüsnaya delalet etmesi ne demektir?
- Hayatın, "tecelliyat-ı ehadiyete ve cilve-i samediyete ayinelik etmesini" izah eder misiniz?
- "Hayatın saadet içindeki kemali ise; hayatın ayinesinde temessül eden Şems-i Ezelînin envarını hissedip sevmektir. O’nun muhabbeti ile kendinden geçmektir. Kalbin gözbebeğinde aks-i nurunu yerleştirmektir." İzahı?
- Hadisteki; "Ben semavata ve zemine sığmadım, ama bir müminin kalbine sığdım." ifadesini nasıl anlamalıyız?
- Muazzez Üstadımızın On Birinci Söz'ün son paragrafında nazara verdiği ayetlerin kısaca meallerini öğrenebilir miyiz?
- Mahlukatın en mükemmel varlığı Allah'ın ezelî ilmindeki mevcudiyetidir. O halde ilmindeki hakiki ve mükemmel vücutlardan başka, yaratılanları seyir ve onları müşahede edenlerin nazarıyla bakmanın hikmetini anlatır mısınız?
- On Birinci Söz'de temsilden hakikate geçerken; "Ocak ve matbah ise kalbinde ateş taşıyan..." ifadesi kullanılıyor. Ancak temsilde bu ifade geçmiyor, nasıl anlamalıyız?
- "Hayat, bütün kainat fabrikasının çarklarının işlemesinden hasıl olan cami ve hülasa bir sanattır." Hayat konusunu açar mısınız, sırr-ı hayat ne demektir?
- "Seyir ve ziyâfete dâvet edilen misafirler ise, şu dünya misafirhânesinde cin ve ins ve insanın hizmetkârları olan hayvanlara işarettir." cümlesini izah eder misiniz?
- "Her cemal ve kemal sahibi kendi cemal ve kemalini göstermesi sırrınca,.." Kainat yaratılmadan önce bu sır nasıl oluyordu, kime cemal ve kemal gösteriliyordu?
- "Hem öyle bir Melik-i Kadîr ki, semavat ve arzı altı günde yaratarak arş-ı rububiyetinde durup,.." Arş-ı rububiyette durmak ne demektir?
- "Her cemâl ve kemâl sahibi, kendi cemâl ve kemâlini görmek ve göstermek istemesi sırrınca,.." ifadesine, Kur'an ve sünnet-i sahihadan delil var mı?
- İçilmeyen, Fakat Bazı Şeyler İçin İhzâr Edilen İksirler, Nelerdir?
- On Birinci Söz'de geçen, hikmet-i alemin tılsımı ile anlatılmak istenen nedir?
- Allah, Niçin Kendi Kemal ve Cemalini Seyretmek İstemiştir?
- Cenâbı Münim-i Hakikînin bütün nimetlerinin her bir çeşitlerini size ihsas ettirip şükrettirmekten ibarettir. Aleme tecellî eden esmai kudsiyei İlâhiyenin bütün tecelliyâtının aksâmını, birer birer, size o cihazât vâsıtasıyla bildirip, tattırmaktır...
- Cenab-ı Hak kainatı yaratmadan önce "Her cemal ve kemal sahibi kendi cemal ve kemalini görmek istemesi" sırrı nasıl tecelli ediyordu? Ayrıca, ruh katiyyen bakidir, ancak ruhun ezeliyeti hakkında nasıl düşüneceğiz?
- Cemal ve Kemal-i Manevi Ne Demektir?
- "Cenab-ı Hakk'ın bu dünyayı yaratmasındaki hikmet; cemal ve kemalini görmek ve göstermek istemesidir. Her şeyden önce O vardı." Peki o zamanlarda cemalini kemalini nasıl gösteriyordu, ne zamandan itibaren başkalarına da göstermek arzu etti?
- Kainatın yaratılma sebebi olarak Üstad Hazretleri "Her cemal ve kemal sahibi kendi cemal ve kemalini görmek ve göstermek ister." sırrını ifade ediyor. Madem ki Allah hiçbir şeye muhtaç değil, o zaman yaratmaya da muhtaç olmaması gerekiyor. İzah?
- Hikmet-i hilkat-i kainat ile alakalı bahisleri yazar mısınız?
- Peygamberlere neden ihtiyaç var; peygamberler olmadan insanlar ilahi kitapları anlayamaz mıydı?
- Hayatımızın gayelerinin icmali olan dokuz emri, izah eder misiniz?
- "Şimdi senin hayatının sureti ve tarz-ı vazifesi şudur ki,.." İnsanın hayatının sureti ve tarzı vazifesi ne demektir, izah eder misiniz?
- On Birinci Söz'de, insan hayatına konulan gayeler maddeler halinde yer almaktadır. Burayı açıklar mısınız?
- On Birinci Söz'ün sonundaki Farisi hadisin manası açıklar mısınız?
- "Râbian: Esmâ-i İlâhiyenin defînelerindeki cevherleri, mânevî cihazât mîzanlarıyla tartıp bilmek makamında, tenzih ve medih vazifesine başladılar." cümlesine binaen; cevher ve manevi cihazlar hakkında bilgi verir misiniz?
- Allah, her cemal ve kemal sahibi kendi cemal ve kemalini görmek ve göstermek istemesi sırrınca bu kainatı, mahlukatı, bizleri yarattı. Bu da sanki Allah'ın bunlara ihtiyacı varmış manasını akla getiriyor. Ne dersiniz?
- Ben bilinmeyen (gizli) bir hazine idim, bilineyim istedim,.. diye devam eden hadisin kaynakları var mı?
- ’’Ben bir gizli hazine idim, bilinmeye muhabbet ettim, kainatı yarattım’’ mealindeki kudsi hadisi nasıl anlamalıyız? Bu kudsi hadisi Rabbimizin Samed ismi ile de ilişkilendirerek açıklar mısınız?
- "Senin hayatına verilen cüz'î ilim ve kudret ve irade gibi sıfat ve hallerinden küçük nümunelerini vahid-i kıyasî ittihaz ile..." cümlesinde "küçük numuneler"den maksat nedit?
- "Hem o hazinelerde her çeşit cevahir, elmas ve zümrüt bulunuyormuş. Hem gizli pek acaip defineleri varmış." Bu ifadelerde anlatılmak istenen nedir?
- Duyguların teraziliği ne demektir? Bu teraziler ile tartmayı nasıl yaparız ve bunlar bizi külli şükre nasıl vardırır?
- Kainatın yaratılmasındaki en önemli sebep nedir? *Rabbimizin, gizli bir hazineydim bilinmek istedim, ifadesi mi? *Sen olmasaydın Habibim kainatı yaratmazdım, ifadesi mi?
- “Yemin olsun güneşe ve aydınlığına ve onu takip eden aya ve onu açığa çıkarttığında gündüze ve onu örten geceye; ve gökyüzüne ve onu bina edene ve ..." (Şems, 91/1-7) Bu ayetlerin On Birinci Söz'e serlevha yapılmasının hikmeti nedir?
- "O melik ise, ezel-ebed sultanı olan bir Zât-ı Mukaddestir ki, yedi kat semâvât ve arz ve içlerinde olan her şey, kendilerine mahsus lisanlarla o Zâtı takdis edip tesbih ediyorlar." Şerir şeyler nasıl Cenab-ı Allah'ı tesbih ediyor? Üstad her şey diyor?
- "...tazim içinde bir aczle rükûa gidip, mahviyet içinde bir muhabbet ve hayretle secde edip mukabele ettiler." Bu cümledeki acz-tazim, mahviyet-muhabbet ve hayret ilişkilerini açıklar mısınız?
- "İmanlarına mükâfat olarak saadet-i ebediyeye ve İslâmiyetlerine ücret olarak dârüsselâma davet ederek öyle bir ikram etti ve eder ki,.." Sonuçta aynı şey değil mi; buradaki farkı izah eder misiniz?
- “Geliniz, bakınız,” hayran olarak Hayye ale’l-felâh deyip herkesi şahit tutmakla mukabele ettiler." Namaz kılarak felah bulunuz diye anlıyorduk bu çağrıyı. Üstad değişik bir buudunu ortaya koyuyor. Hayye ale’l-felâh ile ilgili açıklama yapar mısınız?
- Allah'ın kendi cemal ve kemalini görmesi ve göstermesi için dünyada acı, elem ve fesad; ahirette de ebedi cehennem azabı olabilen bir sistem irade etmesinin rahmet ve hikmetine uygunluğu nedir?
- Tezahürat-i hayatiye ile rumuzat-i hayatiye arasında ne gibi bir fark vardır?
- İstemek bir ihtiyaçtan ileri geliyor. Allah'ın cemal ve kemalini görmek ve göstermek istemesini nasıl anlamalıyız?
- “Senin hak şükrünü nasıl eda edebiliriz? Sen öyle şükre lâyık bir meşkûrsun ki, bütün kâinata serilmiş bütün ihsânâtın açık lisan-ı hâlleri, şükür ve senânızı okuyorlar..." Burayı devamıyla birlikte izah eder misiniz?
- Esma-i İlahiyenin cilveleri ne demektir ve nelerdir? Bunlarla bilerek süslenip o Şahid-i Ezelinin nazar-ı şuhud ve işhadına nasıl görüneceğiz?
- On Birinci Söz'de hayatın gayelerini ifade eden dokuz emirden bahsediyor. Bu emirlerden üçüncüsü ve beşincisi aynı gibi anlaşılıyor. Aralarında ne gibi bir fark vardır?
- On Birinci Söz'de insanın iman edip kendilerini namaz ile birçok makamat-ı aliye içinde çok latif vazifelerle telebbüs etmeleri, sadece namaz içerisinde mi oluyor? Bu risalede namazın manası nasıl ders veriliyor, nasıl anlamalıyız?
- İnsanın Yaratılış Gayesi Nedir?
- "Hem gizli, pek acaip defineleri varmış..." Gizli hazine ve gizli el tabirleri ne içindir?
- "Mahiyeti insan ve hakikati insan" ifadeleri Risalelerde geçmektedir. Bununla ne demek isteniyor, açıklar mısınız?
- On Bir ve Yirmi Üçüncü Sözlerde ifade edilen insanın vazifeleri, ayet ve hadislerde var mıdır? Varsa, örnek verir misiniz?
- Allah'ın, kainatı yaratmasının hikmeti; "Ben gizli bir hazine idim bilinmek istedim" kudsi hadisi ile ifade ediliyor. Fakat kendisinin, görerek değil de, gaybi olarak, akli nakli delillerle tanınmasını istiyor. Tanınmak isteyen neden gizleniyor?
- On Birinci Söz'de ifade edilen hayatın gayelerine dair dokuz emri mükellefiyet açısından nasıl anlamalıyız? Farz mı, vacip mi? Namaz, oruç gibi ibadetler bu vazifeleri yerine getiriyor mu?
- Allah'ın irade etmiş olduğu bu tanınma formatında imtihanın fonksiyonu nedir? Tanıma ile imtihanın ilişkisi nedir? Gizli kalarak, "Beni bulabilecekler mi?" diye imtihana tabi tutmanın hikmeti ne olabilir? Bir oyun gibi görünüyor bu; uluhiyete uygun mu?
- Allah insanı yaratırken sormuyor. Yaradılmış olmaktan dolayı mutsuz isem bu haksızlık değil mi? Risaleler ışığında cevaplar mısınız?
- "Alem çarşısında dizilmiş ve zeminin yüzüne serpilmiş bütün nimetlerin ilânâtıyla hamd ve medhinizi bildiriyorlar." On Birinci Söz'de geçen; "nimetlerin şükür ve hamdetmesi" nasıl oluyor?
- Bediüzzaman, Risalelerde esmaların üzerinde özel bir önemle ve muhtelif tekrarlarla duruyor. Kainatın yaradılış gayesinin Allah'ın mutlak ilmiyle kendini seyretmesi ve kendini tanıttırmayı dilemesi denebilir mi? Esmaların önemini açıklar mısınız?
- Allah sonsuz cemal ve kemalini neden görmeyi ve göstermeyi dilemiş? Burdaki niyeti, iradenin bu şekilde olmasının nedenini bir türlü anlayamadım? Hedefi anladım, ama niyeti anlayamadım, bilgi verir misiniz?
- "Eşyanın yaratılışında ve masnuatın san’atındaki lâtif incelik ve nazenin güzellikleri temâşâ ile tenzih makamında, Fâtır-ı Zülcelâl, Sâni-i Zülcemâllerine muhabbet ve iştiyak vazifesine girdiler." Muhabbet ve iştiyakın vazife olması konusunu açar mısınız? İradeyle olmuyor mu muhabbet; nasıl vazife oluyor?






