Konu Kategorileri
Site İstatistikleri
| Kayıtlı üye sayısı: | 20992 |
| Toplam soru sayısı: | 24189 |
| Bugün üye olanlar: | 0 |
| Bugün gelen sorular: | 3 |
Birinci Makale(Unsur'u-l Hakikat)
Alt Kategoriler
İçerikler
- Akıl ve nakil teâruz ettikleri vakitte, akıl asıl itibar ve nakil tevil olunur. Fakat o akıl, akıl olsa gerektir.. Bu ifadeyi nasıl izah edersiniz?
- Daire-i esbab daire-i akaide karıştırılsa, ya tevekkül namıyla bir betalet veya müraât-ı esbab namıyla bir i’tizali intaç eder.. Cümlesini açar mısınız?
- Muhakemat, Sekizinci Mukaddeme'yi özetlemeniz mümkün mü? Üstad'ın bahsettiği kötü hasletler hala derdimiz (iltizam,taassup,tarafgirlik). Üstad o tarihlerde nasıl bu kadar hüsnüzan etmiş?
- Lübbü bulmayan, kışır ile meşgul olur. Hakikati tanımayan, hayalâta sapar.. Cümlesinin izahını yapar mısınız?
- Mücedditlerin, herhangi bir mezhebe, bir müçtehide bağlı kalmaları haramdır. Üstad bazen Şafii, bazen Hanefi imamlarına uymakta, kısacası azimeti gözetiyor. Hadiste var ki "ahir zamanda gelecek mehdiye uyun" buyuruluyor. Ne şekilde uyacağız?
- Evvelâ: “Ebnâ-yı mazi”den muradım, İslâmların gayrısından onuncu asırdan evvel olan kurûn-u vusta ve ûlâdır.. Cümlesini devamıyla açar mısınız?
- Bir dane-i hakikat, bir harman hayalâta müreccahtır.. Cümlesini açıklar mısınız?
- Hak müstağnidir; hakikat ise, zengindir. Bu cümleyi, hak ve hakikat arasındaki fark ile beraber açıklar mısınız?
- Bir şeyin şerefi neslinde değildir, zâtındadır. Bir şeyin aslını gösteren semeresidir. Bu cümleyi açıklar mısınız?
- İfrat gibi tefrit de muzırdır, belki daha ziyade. Fakat ifrat, tefrite sebeb olduğundan daha kabahatlidir. Bu cümleyi açıklar mısınız?
- Cemiyete dâhil olan, cemiyetin nizamını ihlâl etmemek gerektir. Bu cümleyi açıklar mısınız?
- Mana-yı hakikînin bir sikkesi olmak gerektir. O sikkeyi teşhis eden, makasıd-ı şeriatın müvazenesinden hasıl olan hüsn-ü mücerreddir.. Cümlesini açıklar mısınız?
- "Mehasin-i medeniyet denilen emirler, şeriatın başka şekle çevrilmiş birer meselesidir..." cümlesini açıklar mısınız?
- Ulûm-u medarisin tedennîsine ve mecrâ-yı tabiîden çevrilmesine bir sebeb-i mühim budur... Buranın cevabını açıklar mısınız?
- Muhakemat, Birinci Makale, On Birinci Mukaddime'de geçen üç kaziye hakkında bilgi verir misiniz?
- "Lübbü bulamayan, kışır ile meşgul olur. Hakikatı tanımayan, hayalata sapar. Sıratı mustakimi göremeyen, ifrat ve tefride düşer. Muvazenesiz ve mizansız olan, çok aldanır ve aldatır..." ifadelerini izah eder misiniz?
- "Biz ehl-i haliz, namzed-i istikbaliz." Ehli halin kelime anlamına baktığımızda; "Yaşadığı anın kıymetini bilen, onu değerlendiren, haline ve durumuna razı olan" anlamında olduğunu görüyoruz. Burayı nasıl anlamalıyız?
- "...Bedeviyetin lâzımı olan selâmet-i fıtrat; ve zaruretin semeresi olan hafiflik ve cüret-i teşebbüsle mücehhez olan istidad-ı fıtrîdir." Buradaki hafifliği nasıl anlamalıyız?
- "Peygamberimiz (asv)'in cümle hali veya ekseriyeti, harika olmak itibar etmeleridir. Bu ise, vücut müsaade etmediği için, mütehayyelâtları intizam bulamıyor." cümlesini açıklar mısınız, vücut müsaade etmiyor ne demektir?
- Muhakemat, Birinci Makale Yedinci Mukaddemede izah edilen hadislerde yapılan mübalağaları, Yirmi Dördüncü Söz Üçüncü Dal Onuncu Asılda yapılan açıklamalar ile uygun düşüremedik; yardımcı olur musunuz?
- Üstad, Muhakemat'ta, gıybet katl gibidir, ayakta bevl etmek zina gibidir vb. sözleri dengesiz olarak niteliyor. Ancak Yirmi Dördüncü Söz'de ise, gıybet katl gibidir, hadisinin açıklamasını yapıyor. Nasıl anlamalıyız?
- "Tekemmül-ü mebâdî ve vesaitle mücehhez olan ihtiyac-ı şediddir." Bu cümleyi izah edebilir misiniz?
- "Onların yükleri ağır, bizimki hafif olduğundan, yetişip geçeceğiz -eğer tevfik refik olsa- ..." cümlesini izah eder misiniz, kimin yükleri ağır, bizimki hafif?
- "Zira, teklif, nazarî olan şeyde bir imtihandır." cümlesini izah edebilir misiniz?
- "Millet-i İslâm, üç yüz seneye kadar mümtaz ve serfiraz ve beş yüz seneye kadar filcümle mazhar-ı kemâldir." cümlesinde 1200 -1800'lü yıllar kastediliyor, 1453 İstanbul fethine rağmen Osmanlı niye mazi oluyor?
- "Hüküm mevzu ve mahmulun yalnız vech-i ma' ile tasavvurunu iktiza eder." cümlesini izah eder misiniz?
- "Kaziyey-i vahide müteaddid kazayayı tazammun eder" cümlesini açar mısınız?
- "Bir şeyin aslını gösteren semeresidir. Birinin malına başka mal -velev kıymetli de olsa- karışırsa, malını kıymetsiz ettiği gibi, haczetmesine dahi sebep olur." cümlesini nasıl anlamalıyız?
- "Ve “Daire-i imkânda daha ahsen yoktur” olan sözü İmam-ı Gazalî’ye dediren, hilkatteki kemâl ve hüsne adem-i kanaattir ve istihfaf demektir." cümlesini izah eder misiniz?
- "Mübalâğa ihtilâlcidir. Şöyle ki: Beşerin seciyelerindendir, telezzüz ettiği şeyde meylü’t-tezeyyüd ve vasfettiği şeyde meylü’l-mücazefe ve hikâye ettiği şeyde meylü’l-mübalâğa ile, hayali hakikate karıştırmaktır..." izahı?
- Muhakemat'ta insanın sosyolojik gelişimi ile kainat arasında nasıl bir bağlantı kurulmuş? Sosyolojik ve maddi yönden gelişmemiş insanların terakkisi hususunun Muhakemat'taki insan kainat benzerliği ile alakası var mıdır?
- Muhakkemat'tan Sekizinci Mukaddeme'yi okudum, ama tam anlamadım; özetle nelerden bahsettiğini açıklar mısınız?
- Muhakemat'ta geçen, "Zahirperestleri aldatan bir sebep, kıssanın hisse ile münasebeti ve mukaddimenin maksud ile zihinde mukareneti, vücudu hariçte olan mukarenetle iltibas olmasıdır..." ifadeleri açıklar mısınız?
- Muhakemat'taki On ve On Birinci Mukaddemelerin nelerden bahsettiğini açıklayabilir misiniz?
- "İslam hakikatlerinin güneşi; evham ve hayalat bulutlarından kurtulmuş, her yeri tenvire başlamıştır..." Oysa bilimin Batıdan çıktığı malum. Akıl hissiyattan üstün müdür?
- "Evet, hukuk-u umumiye-i kâinata cinayet eden affolunmaz, râh-ı adem verilmez. Evet, binler sene şerrin galebesi yalnız bu dünyada en ekall bin sene mağlûbiyet-i mutlaka ile netice verecektir." En ekall bin sene önümüzdeki zaman dilimi mi?
- "Fakat şimdi tekemmül-ü vesait-i nakliye ile, âlem bir şehr-i vahid hükmüne geçtiği gibi, matbuat ve telgraf gibi vesait-i muhabere ve müdavele ile, ehl-i dünya, bir meclisin ehli hükmündedir." Üstad nasıl bu kadar net konuşabiliyor, yüz yıl öncesinden
- Muhakematta geçen Tefsir-i Beyzavi hakkında, Üstad'ın ifadesi ile, Muhyiddin-i Arabi'nin; ''Çörek otu ölüm hariç her derde devadır'' sözünün vech-i tevfiki var mıdır?
- Üstad Mesnevide toprağa epeyce anlam kattıktan sonra, Muhakemat'ta "Telâhuktan neşet eden tenevvür-ü efkârla toprağa benzeyen evham ve hayalâtı,.." cümlesi ile neden evhamı toprağa benzetmiş olabilir?
- "Her soyda füyuz-u hüveyda-nüma ile..." Buradaki ifade soy mu, sûy mu?
- Üstad, Ehl-i Sünnet haricindeki fırkaların meydana çıkmasının sebeplerinden, ilim üzerine uygulanan baskıları dikkatimize arz ediyor. Örnekle açıklar mısınız?
- "Mazide nazarî olan bir şey, müstakbelde bedihî olabilir. Şöyle tahakkuk etmiştir: Âlemde meylü´l-istikmal vardır. Onunla hilkat-i âlem, kanun-u tekâmüle tâbidir. İnsan ise, âlemin semerat ve eczasından olduğundan..." devamıyla açıklar mısınız?
- "Daire-i İmkânda Daha Ahsen Yoktur." Üstad Muhakemat'ta İmam-ı Gazali'nin sözü için, kainattaki hüsne adem-i kanaat diyor. Fakat Şualar'da ve bazı yerlerde bu cümleyi kullanıyor? Bunu nasıl anlamalıyız?
- Üstad'ın Muhakemat'ta ifade ettiği, muvazenesiz söz, yani uydurulmuş hadis örnekleri verebilir misiniz?
- İnsan hayatındaki gelişmelerin hikmeti nedir? Neden biz uçaktan, arabadan istifade ederken bizden önceki insanlar istifade edemediler. Hem bugün insanoğlunda mevcut olan ilim, daha önceki kavimlerde de olsaydı onların da tefekkürü artmaz mıydı?
- "Sâni-i Zülcelal'in hilkat-i âlemde cari ve taksim-ül a'mal kaidesinden akan kanun-u tekemmül ve terakkide mündemiç olan rıza ve işaretinin imtisali farz iken, itaat tamam edilmemiştir..." cümlesini izah eder misiniz?
- Eğer denilse: Şimdiye kadar Avrupa´yı galib ettiren sebep, bundan sonra neden etmesin? Bu soruya Üstad Hazretlerinin vermiş olduğu cevabı biraz açabilir misiniz?
- "Cehl-i mürekkebin hemşiresi ve nazar-ı sathînin annesi olan ülfet,.." Bu cümleyi açıklar mısınız?






